Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1774 E. 2026/3692 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1774
- Karar No
- 2026/3692
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/298 E., 2025/14 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/134 E., 2023/17 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda, 1 17... parsel sayılı 4.939,78 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 17... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisabının mümkün olmadığını, imar planı içinde kaldığını ve davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın uzun süredir müvekkili ve ailesinin zilyetliğinde bulunduğunu, müvekkiline miras yoluyla intikal ettiğini, taşınmazın orman sınırları içinde yer almadığı gibi orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına kaydedilmiş bir taşınmaz da olmadığını ve müvekkili lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, hava fotoğrafları, memleket haritaları, uydu görüntüleri ile zemin durumu ve keşif sırasında dinlenen tanık ve yerel bilirkişi beyanlarına göre davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "incelenen dosya kapsamı, kararın dayandığı gerekçeye, yapılan keşif, alınan fen ve ziraat bilirkişi raporları ve özellikle dava konusu taşınmaza ilişkin olarak jeodezi bilirkişisi tarafından çeşitli yıllara ait hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemeye göre, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığı, hava fotoğraflarında taşınmaz üzerindeki kullanımın net olarak göründüğü, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaz hakkında imar-ihyanın tamamlandığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığının belirlendiği, adına tescil kararı verilen yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu ve kendisini vekille temsil ettirmiş davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını, imar planı kapsamında bulunduğunu, davalı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının da oluşmadığını ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.