Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1593 E. 2026/3966 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1593
- Karar No
- 2026/3966
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1344 E., 2025/65 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manyas Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/145 E., 2022/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Balıkesir ili ... ilçesi ... köyünde 1975 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmasında, 325 parsel sayılı 231.200,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla orta malı olarak tespit ve tescil edilmiş, 2013 yılında kamulaştırma sebebi ile 383, 384, 385, 386, 3 87... parsellere ifraz edilmiş, dava konusu 387 parsel sayılı taşınmaz 2019 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, 1 18... parsel numarasıyla ve 212.473 m² yüzölçümlü olarak mera vasfıyla tespit ve tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 31.10.2001 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili 17.12.2021 tarihli dava dilekçesinde; dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün 1999 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman olarak sınırlandırıldığını ileri sürerek, taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan kısmının mera olarak sınırlandırılması işleminin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve özel sicildeki kaydının silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fiilen mera vasfında olduğunu ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını ve müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca davanın kabulüne, 1 18... parsel sayılı taşınmazın, 02.06.2022 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokide (B) harfiyle gösterilen 44.452.24 m²lik kısmının mera olarak yapılan sınırlandırılmasının iptali ile özel sicilindeki mera kaydının silinmesine ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 44.452,24 m²lik kısmının yörede yapılan ve 31.10.2001 tarihinde kesinleşen orman kadastrosuna göre kesinlemiş orman sınırları içinde kaldığının yöntemince belirlenmiş olmakla davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesi ile davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fiilen mera vasfında olduğunu ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını ve müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kalıp kalmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.