Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1411 E. 2025/3210 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1411
Karar No
2025/3210
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1012 E., 2024/1896 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/293 E., 2023/49 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2400 ada 7 parsel sayılı 2.545,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanımsız olduğu" şerhi verilmek suretiyle arsa niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 2400 ada 7 parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacı tarafından kullanıldığını öne sürerek, davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, 31.12.2011 tarihinden önce taşınmazda herhangi bir kullanım bulunmadığını,dava konusu yere ilişkin farklı kişiler tarafından açılan benzer davaların reddedildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... dava konusu taşınmazın 2010 yılında kullanım kadastrosunun yapıldığı, dava dilekçesindeki anlatım ve davacı tarafın delil listelerinde bildirdiği 16.07.2018 tarihli sözleşmeye göre davacı tarafın davasını, ..mirasçıları ... ve ..'dan devraldığı zilyetlik olgusuna dayandırdığı, anılan kişilerin murisi .. tarafından ise mahkemenin 2012/614 esas sayılı dosyasında 2010 tarihli kullanım kadastrosuna karşı bu taşınmaz için açılan davanın esastan reddine karar verilerek kararın 30.06.2014 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazda 2010 yılı kullanım kadastrosundan sonra herhangi bir güncelleme çalışması yapılmadığı, bu haliyle davacının kullanımını devraldığını iddia ettiği kişilerin 2010 yılı kadastrosuna karşı kullanıcı iddiası ile açtıkları davanın reddedilerek kesinleşmiş olması karşısında, bu kişilerden devralınan zilyetlik iddiasının 2010 yılı kullanım kadastrosu yönünden dinlenme imkanının bulunmadığı, davacının da kendi kullanımının 2018 yılında başladığı (sözleşme ve yapı kayıt belgesi tarihleri itibariyle) iddiası yönünden de, 2010 yılı sonrasında taşınmaza ilişkin güncelleme çalışması bulunmadığı, 6831 sayılı Orman Kanunu' nun 2/B maddesi kapsamındaki alanlarda kullanım kadastrosu ve güncelleme çalışması yapılması işlemlerinin idari birer tasarruf olup, kullanım kadastrosu veya güncelleme çalışması yapılmayan taşınmazlarda beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin talebin dinlenme olanağının bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde a) Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, b) Delillerinin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, yeteri kadar açıklama yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, c) Dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin taşınmazda nizasız ve fasılasız olarak zilyet sıfatıyla bulunduğunu, ana taşınmaz üzerinde bir katlı mesken nitelikli yapı bulunduğunu, bu yapıya ilişkin olarak da yapı kayıt belgesi alındığını, emlak vergilerinin müvekkili tarafından ödendiğini, mesken için alınan elektrik, su gibi aboneliklerin müvekkili adına olduğunu, d) Taşınmazın 2/B arazisi statüsünde olup müvekkilinin 2/B arazilerine tatbik edilen uygulamadan faydalanabilmesi için tapunun beyanlar hanesine taşınmazda kullanıcı olduğu yönünde bir şerh verilmesi gerektiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerih virelmise istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1411, K. 2025/3210, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1411-e-2025-3210-k-81e087b67c22