Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1060 E. 2026/1264 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1060
Karar No
2026/1264
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/791 E., 2024/1849 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/113 E., 2023/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 2021 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 70... parsel sayılı 3.443,68 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının ...'ya ait olduğu" şerhi verilmek suretiyle, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve dava dışı şahısların itirazları kadastro komisyonunca reddedilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 1 70... parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edildiğini ve tutanağın beyanlar hanesinde taşınmazın ...'nın kullanımında olduğu ve üzerindeki zeytin ağaçlarının ...'ya ait olduğuna dair şerh verildiğini, ancak taşınmazın bir kısmının 50 yıldır kendi kullanımında olduğunu ve bu kısım üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının kendisi tarafından dikildiğini, muhdesatların sadece davalı ...'ya ait olduğuna dair şerhin hatalı olduğunu, mülkiyet iddiasının bulunmadığını beyan ederek, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhin kısmen iptaliyle kendi kullanımında bulunan kısım üzerindeki muhdesatların tarafına ait olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili olan davalı arasında taşınmazın kısmen kullanılması konusunda bir anlaşmazlık olmadığını, tarafların taşınmaz üzerinde kullandığı kısımların belirlenerek, öncelikle iki ayrı parsel olarak tespit ve tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde tarafların kullanım alanları belirlenerek beyanlar hanesindeki şerhin düzeltilmesine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda imar - ihya çalışması yapılmadığı gibi zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığını, ayrıca taşınmazın zilyetlikle edinmeye elverişli yerlerden de olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 3. Davalı .. vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın sınırlarının gayrisabit olduğunu ve genişlemeye elverişli olduğunu, taşınmazda imar-ihya çalışması yapılmadığı gibi zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığını, ayrıca taşınmazın zilyetlikle edinmeye elverişli yerlerden de olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 4. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın yörede yapılan orman kadastro çalışmaları sonucu orman tahdit sınırları dışında kaldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacının mülkiyet iddiasının bulunmadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısım üzerinde yer alan ve muhdesat olarak değerlendirilebilecek ağaçların tespitinin yapıldığı, bilirkişi tespitlerinin mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişisi beyanlarıyla uyumlu olduğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 1 70... parsel sayılı taşınmazın 14.06.2021 tarihli komisyon kararıyla belirlenen kadastro tespitinin iptaline, tarla vasfıyla 3.443,68 m² yüzölçümlü olarak Hazine adına tapuya tesciline, 09.01.2023 havale tarihli bilirkişi raporunun Ek-2'de yer alan krokide (A) harfiyle gösterilen bölümünde yer alan 6 adet zeytin ağacı ve 1 adet armut ağacının ...'a ait olduğu, (B) harfiyle gösterilen bölümde yer alan zeytin ağaçlarının ...'ya ait olduğu ve 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince muhdesat olarak tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, Kadastro Müdürlüğü ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı .. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "bilirkişiler tarafından hazırlanan rapor ve krokide (A) harfiyle gösterilen kısım üzerinde tespit tarihinden önce dikilip yetiştirilen zeytin ve meyve ağaçlarının davacıya ait olduğu, (B) harfiyle gösterilen kısım üzerindeki zeytin ve meyve ağaçlarının davalıya ait olduğu, bu hususta taraflar arasında bir anlaşmazlığın bulunmadığı, davacının mülkiyet iddiasının bulunmadığı ve 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi gereğince verilen hükmün isabetli olduğu" gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ilk tesis kadastrosunda orman sınırlarında kaldığının tespit edildiğini, zilyetlikle iktisap edilecek yerlerden olmadığını, davacının kullanımını destekleyen bilgi ve belgenin bulunmadığını, imar-ihya şartlarının gerçekleşmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ve meyve ağaçlarının kime ait olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1060, K. 2026/1264, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1060-e-2026-1264-k-d1380280872a