Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/971 E. 2025/2878 K. – Kadastro Tespitin

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/971
Karar No
2025/2878
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1125 E., 2023/1357 K. DAVA TARİHİ : 02.09.2021 KARAR : İstinaf başvurularının kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/15 E., 2023/18 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2021 yılında 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında dava konusu taşınmaz, 765 ada 1 parsel numarasıyla senetsizden, orman vasfıyla 13.190.235,93 m2 olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı 02.09.2021 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak, 765 ada 1 parselin bir kısmı üzerinde ev yerinin bulunduğunu, yine fındık ve meyve bahçesi olarak kullanılan taşınmazının orman parseli içinde bırakıldığını ileri sürerek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmaz bölümlerinin adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Mahallinde yapılan tapu uygulamasına göre, davacının dayandığı tapu kaydında yön olarak görünen ... oğlu tarlası ve ... tarlasının mahalli bilirkişi ve tanıklarca gösterilemediği, mahalli bilirkişilerce çıhlakoğlu... tarlası olarak gösterilen 924 ada 8 parsel ile 925 ada 2 parselin ise senetsizden ... oğlu ... adına tespit gördüğü, bu nedenle mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının resmi senetlerle doğrulanmadığı, tapu kaydındaki diğer yönler olan kaş ve ırmak ise bölgenin coğrafi yapısı göz önünde bulundurulduğunda bölgede birçok yerde bulunduğundan davacının tapu kaydının dava konusu alana uyduğunun söylenemediği, teknik hususlarda dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ise; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide A1 rumuzu ile gösterilen kısmının evveliyatından beri üzerinde orman ağaçlarının yer aldığı, orman vasfında olduğu, civarındaki ormanlarla bütünlük arz ettiği, orman vasfında olan bir yerin sonrasında üzerindeki orman örtüsü kaldırılsa bile zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa bile, salt orman toprağı orman sayılan yer olarak kabul edileceğinden, süresi ne olursa olsun zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle A1 rumuzu ile gösterilen kısımların halen yürürlükteki 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi kapsamında orman sayılan alanlardan olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre; dava konusu edilen taşınmazın bilirkişi raporunda A2 rumuzu ile gösterilen kısmının evveliyatından beri açıklık alan vasfında olduğu, üzerinde tarımsal faaliyetlerin gerçekleştirildiği, orman vasfi taşımadığı ve ormanla bütünlük oluşturmadığı dolayısıyla orman sayılmayan yerlerden olduğu, yapılan zilyetlik araştırmasında da dava konusu edilen bu kısmın öncesinde davacının babası tarafından 20 yılı aşkın zaman kesintisiz olarak tarla ve fındık bahçesi olarak kullanılmakta iken onun ölümü ile mirasçıların taksimi neticesinde davacıya kaldığı ve davacı tarafından kullanılmaya devam edildiği" gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 765 ada 1 nolu parselin bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu 07.03.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda A2 rumuzu ile gösterilen kısmının, bilirkişi raporunda gösterilen yüzölçümü ile aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle ifrazı ile davacı adına tespit ve tapuya tesciline, 765 ada 1 nolu parselin bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu 07.03.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda A1 rumuzu ile gösterilen kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş; iş bu karar, davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, istinaf edenin sıfatına ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ne var ki, askı ilan süresi içerisinde kadastro mahkemesine dava açılmakla, dava konusu 765 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamı yönünden kadastro tespitinin kesinleşmediği ve kadastro tutanağının davalı hale geldiği, kadastro hakiminin, açık, net, infazda tereddüt oluşturmayacak, açıkta hisse ve boşluk kalmayacak şekilde dava konusu taşınmazın tamamı hakkında tescil hükmü kurmak zorunda olduğu, hal böyle olmasına rağmen yerel mahkemece, dava konusu 765 ada 1 parsel sayılı taşınmazın sadece krokide A1 ve A2 rumuzu ile gösterilen kısımları hakkında tescil kararı verildiği, taşınmazın geriye kalan kısımlarıyla ilgili herhangi bir tescil hükmü kurulmadığı, bu durum, askı ilan süresi içerisinde dava açılması nedeniyle davalı hale gelen parselin krokide A1 ve A2 rumuzu ile gösterilen kısımlarının dışında kalan bölümü yönünden sicil oluşmamasına ve tapu sicilinin açık kalmasına neden olduğu, ayrıca, davacı adına tescil kararı verilen kısmın vasfının hüküm fıkrasında belirtilmemiş olmasının, yine davacı tarafça ... Asliye Hukuk Mahkemesi veznesine 06.10.2022 tarihinde yatırılan ve oradan da aynı gün asıl dosyasına aktarılan 5.400,00 TL gider avansının ayrı ayrı yapılan masraflar gibi yargılama giderlerinin hesabına dahil edilmesinin, davalı kurumlar harçtan muaf olmalarına rağmen yargılama giderlerinin içerisine başvurma ve keşif harçlarının eklenmesinin ve böylelikle davalı taraf aleyhine fazla yargılama giderlerine hükmedilmesinin de isabetsiz olduğu, öte yandan, red sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsiz ise de davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığından bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 765 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile iş bu taşınmazın orman yüksek mühendisi .... Dr. ..., Dr. Öğr. Üyesi ... ..., Dr. ... ve fen bilirkişisi ... tarafından müşterek hazırlanan 10.03.2023 havale tarihli ek bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (A2) rumuzu ile gösterilen 2.206,90 m2 yüzölçümündeki kısmının aynı ada içerisinde yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle fındık bahçesi vasfıyla davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının aynı krokide (A1) rumuzu ile gösterilen kısma yönelik davasının reddine, 765 ada 1 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (A2) rumuzu ile gösterilen kısım ayrıldıktan sonra geriye kalan kısmının aynı parsel numarasıyla tespit gibi orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde Orman Kadastrosu 3402 sayılı Kanun'un 4.maddesi uyarınca yapılmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/971, K. 2025/2878, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-971-e-2025-2878-k-690060a467b9