Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/730 E. 2025/6029 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/730
- Karar No
- 2025/6029
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2122 E., 2023/1372 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/812 E., 2023/167 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz/kadastro tespitine itiraz ve elatmanın önlenmesine ilişkin asıl, birleşen ve karşı davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın davalı karşı davacı birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı karşı davacı birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle duruşma talebinin değerden reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili, ... ilçesi ... çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 1202 parsel sayılı ve 3.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ...... parsel numarasıyla ve 3.263,62 metrekare yüzölçümlü olarak; ... ve ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1203 parsel sayılı ve 13.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ...... parsel numarasıyla ve 14.031,75 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1204 parsel sayılı ve 23.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ...... parsel numarasıyla ve 21.775,59 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı karşı davalı birleşen dosya davalısı ... dava dilekçesinde; maliki olduğu ...... parselde kayıtlı taşınmazın 2013 yılında yapılan 22/a uygulaması sonrasında kuzey-güney yönünde kayma olduğunu, bu çalışma sonucu kuzeydeki sınır komşusu olan ...... parsele 9-10 metre civarında yaklaşık 530 metrekare kadar girmiş gözüktüğünü, güneydeki sınır komşusu olan ...... parselinde de 6-7 metre civarında yaklaşık 870 metrekare maliki olduğu ...... parsele girmiş durumda olduğu gerekçeleri ile babalarından kendilerine intikal eden taşınmazlara yönelik yapılan hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. 3. Davalı karşı davacı birleşen dosya davalısı ... cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacı karşı davalının ...... parsel numaralı taşınmazın maliki olduğu, davalı karşı davacının ...... parsel numaralı taşınmazın maliki olduğu, karşı davalı ...'nin davalı karşı davacı ...'nin ...... parsel numaralı taşınmazının yaklaşık 1000 dekarlık bölümüne elattığını, ecrimisil isteme hakları saklı kalmak kaydıyla elatmanın önlenmesini aleyhlerine açılan davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı karşı davacı birleşen dosya davalısı ... birleşen dava dilekçesinde; ... ilçesi ...'de bulunan ...... , 2 ve 3 parsel numaralı taşınmazların öncesinde tek parsel olarak 704 parsel numarası ile 39.400 metrekare olarak tapuda kayıtlı iken müşterek malik olan mirasçılar arasında yapılan rızai taksim ve ayırma işlemi sonucu 1202, 12 03... parsel numaralarını aldığını, ayırma işlemi sonucu 1200 parselin 3.400 metrekare, 1.203 parselin 13.000 metrekare, 1204 parselin 23.000 metrekare olarak tespit edildiğini, 1204 parselin davacı adına, 1202 parselin ...'ın babası ... ... adına tescil edildiğini, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan çalışmada taşınmazlarla ilgili 19.01.1966 tarihli ve 146 yevmiye nolu işlemde belirtilen miktarların yeni parsel sınırlarının belirlenmesinde göz ardı edilerek davacının mağdur edildiğini, 12 03... ada 2 parsel numarasında kayıtlı taşınmaz maliklerinin ortak sınırının davacı aleyhine davacının haberi olmadan değiştiğini, davacının durumu öğrenmesi üzerine elatmanın önlenmesi davası açtığını ileri sürerek dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/656 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi ve 22/a maddesi kapsamında yapılan çalışmanın iptali ile taşınmazının 22.807 metrekare olarak kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini belirterek davacı ile kendisine ait parsel sınırının şu an zemindeki kullanım sınırına getirilmesini istemiştir. 2. Davacı karşı davalı birleşen dosya davalısı ... birleşen davaya cevap dilekçesinde; kendisine ait olan ...... parselin zemin kullanım sınırlarının, 1966 ayırma krokisinden daha önce 1959 yıllarında zeminde fiziken oluşturulduğunu ve kardeşler arasında hiçbir husumete sebebiyet vermeden bu zamana kadar kullanıldığını, 2015/656 Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporu ile de bu durumun tespit edildiğini, 1966 yılında yapılan ayırma işleminin zeminde herhangi bir ölçü alınmadan evrak üzerinde yapılan çizgisel bir ayırma işlemi olduğunu, ...... , 2 ve 3 numaralı parseller arasındaki sınırların 1959 yıllarından beri zeminde hiç değişmeden hep aynı yerden kullanılan sınırlar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu somut uyuşmazlıkta, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1959 yılında yapılarak kesinleşen tapulama ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesine göre yapılıp, 31.10.2013 tarihinde kesinleşen uygulama kadastrosu vardır. Çekişmeli taşınmazların geldiği kök, 704 tapulama parselinde, tesis kadastrosundan sonra yapılan ifrazlara ilişkin, harita ve belgelerin getirilerek uygulanmadığı, ifrazlarda hata bulunup bulunmadığının ve ifraz işlemlerine yakın tarihlere ait hava fotoğrafları da uygulanarak, çekişmeli taşınmazlar arasında sabit sınır niteliğinde yapı ağaç vb. unsurlar bulunup bulunmadığının belirlenmediği kanaatiyle Mahkememizce verilen karar kaldırıldığından eksik evrakların celbi yoluna gidilmiştir. Açıklanan ilkelere ve celp edilen müzekkere yanıtlarına göre fen bilirkişilerileri ve harita mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 16.01.2023 tarihli rapor ve ekli krokide gösterilen ve uygulama (yenileme) kadastrosunda davalı ... adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parselde ölçülen (A) harfi ile gösterilen 919,72 m²' lik kısmın, davalı adına kayıtlı parselden çıkartılarak, davacıya ait ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi, davacı ... adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parselde ölçülen (B) harfi ile gösterilen 523,34 m² lik kısmın, davacı adına kayıtlı parselden çıkartılarak, davalı ...'a ait ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiği kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma sonucunda uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurularak ve sadece taşınmazın geometrik şekline ve yüzölçümüne ilişkin karar verilebileceği, kişiler adına tescil hükmü kurulamayacağı hususu dikkate alınarak hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporları hükme esas alınmıştır. Harç ve vekalet ücretine ilişkin olarak ise; ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2017/58 Esas ve 2017/59 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere uygulama kadastrosuna ilişkin tespite itiraz davalarında maktu harç alınması gerektiğinden ziraat mühendisi bilirkişisinin raporunda belirttiği değer üzerinden harç ikmali yoluna gidilmeyip vekalet ücreti de maktu olarak takdir edilmiştir." gerekçeleri ile asıl davanın kabulüne, karşı ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı karşı davacı birleşen dosya davacısı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı karşı davacı birleşen dosya davacısı ... istinaf başvuru dilekçelerinde; kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporlarında yeterli inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını, yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre ve yöntemine uygun olarak yapılan inceleme sonucunda, teknik bilirkişiler tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan rapor ve ek raporlarda; ilk tesis kadastrosu ölçü krokisi, hava fotoğrafları ve ortofotolardan dava konusu parseller arasındaki sınırının zeminde eskiden beri değiştirilmeden kullanıldığının anlaşıldığı, mahalli bilirkişi beyanlarına göre ve dava konusu parseller arasında sınır teşkil eden iki bağ sırası arasında kandak (tonç) mevcut olmasından, parsellerin kuzey güney yönde tren yoluna veya ... yoluna doğru ilerlemesi olmadığının, parseller arasındaki müşterek zemin sınırlarının paftası ile uyumsuz olduğunun anlaşıldığı, bu nedenlerle dava konusu parsellerin ara sınırlarının, yüzölçümde azalma veya çoğalmaya bakılmaksızın geçerli sınır tipinde değil, sabit sınır tipinde değerlendirilmesi gerektiği, (A) harfi ile gösterilen 919,72 m² kısmın, ...... nolu parselden çıkarılarak, ...... nolu parsele ve (B) harfi ile gösterilen 523,34 m² kısmın ise ...... nolu parselden çıkarılarak ...... nolu parsele eklenmesi gerektiğinin tespit edildiği anlaşıldığından, Mahkemece verilen kararda usul ve kanuna bir aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, davalı karşı davacı birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-(b).1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı karşı davacı birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Davalı karşı davacı birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı karşı davacı birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.