Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6576 E. 2026/2929 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6576
Karar No
2026/2929
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/45 E., 2024/778 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro sırasında, tapuda davalılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 89 parsel sayılı 14.800,00 m² yüzölçümdeki taşınmaz, yeni 64 78... parsel numarasıyla ve 16.704,88 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 87 parsel sayılı 6.900,00 m² yüzölçümdeki taşınmaz, yeni 64 78... parsel numarasıyla ve 13.169,53 m² yüzölçümlü olarak; 64 78... parsel numaralı 15.314,78 m² yüzölçümlü taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 64 78... parsel sayılı davalılara ait taşınmazda 1.904,88 m² yüzölçümü artışının meydana geldiğini, bu alan artışının davalıların taşınmazının batısındaki eski tescil harici alana doğru büyümeden kaynaklandığını, yapılan bu işlemin hatalı olduğunu, yenileme sınırlandırma, güncelleme, yüzölçüm hatalarının giderilmesine ve düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen 2020/108 Esas sayılı dosya davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; davalılara ait 64 78... numaralı parsel sayılı taşınmazda artış meydana geldiğini, tescil harici alana doğru genişletilmek suretiyle taşınmazın yüzölçümünde yaklaşık 6.269,53 m² yüzölçümünde büyüme meydana geldiğini, davalılar adına yapılan hukuka aykırı miktar fazlası tescilin iptali ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' 80... parselin 84 parsel ile olan sınırlarından, tesis tarihine en yakın hava fotoğrafları, tesis tarihine en yakın ve günümüze en yakın ortofoto, tesis kadastrosuna ait kadastro paftaları ve mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda zeminde sabit olduğu ortaya çıkan ve raporda kırmızı renkle gösterilen alanların sabit sınır tipinde alındığı, zeminde sınır belli olmayan raporda mavi renkle gösterilen 81 parsel ile 84 parsel sınırının ise tesis kadastro paftasına uygun şekilde paftasından değişebilir sınır tipinde alındığı, uygulama kadastrosunun yönetmelik hükümlerine uygun olduğu'' gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporda yenileme çalışmaları sonucunda düzenlenen yenileme paftasının ve güncelleme paftalarının ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine çakıştırılması dar ve geniş ölçekli şeklinde düzenlettirilecek krokinin raporlanması konusunda ek rapor alınması itirazlarının yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, sabit ve geçerli sınır olarak alınan yerlere ilişkin yeterli araştırma yapılmadığını, yapılan keşifte alınan bilirkişi kök raporunda dava konusu taşınmazlardan ve azalma meydana geldiği belirtilen 64 78... parselle sınırlarında tump diye tabir edilen yükselti bulunduğu belirtilmişse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, taşınmazları ayıran bir sınır bulunmadığını, 81... parselin bir arada kullanıldığını, kök raporda ada raporu bazında inceleme yapılmadığını, azalma olduğu belirlenen parsellerin teknik nedenlerine yer verilmediğini, sınır değerlendirmelerinin 19 71... tarihli ortofoto haritaları üzerinde yapıldığını, 1986 yılına ait hava fotoğrafı incelemesinde tam olarak dava konusu parsellere ilişkin değerlendirmeler yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetimden uzak olduğunu, sınırlara ilişkin olarak yapılan değerlendirmelerin soyut kaldığını, hava fotoğrafları üzerinde gerekli çakıştırmaların yapılmadığını, tesis kadastrosu sınırları ile 22/2-a güncelleme sınırlarının çakıştırılmasında tesis kadastrosu sınırlarına uyulmadığını, 81 parsel sayılı taşınmaz sınırının 64 78... parsel sayılı taşınmaza doğru genişlediğini, mahallinde yapılan keşifte alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların çevre parsellerle bir bütünlük içinde analiz ve değerlendirmesinin yapılması konusunda ek rapor itirazlarının yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmazların ne kadarlık bir süredir tarımsal faaliyette kullanıldığı konusunun netleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme kararları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi ve fotogrametri mühendisi teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dava konusu taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat mühendisi bilirkişi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar teknik bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, teknik bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Teknik bilirkişiden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için teknik bilirkişiden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Teknik bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmamış, uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmayan, yukarıda açıklanan ilkeler esas alınmadan hazırlanan eksik ve yetersiz teknik bilirkişi kurulu raporuna değer verilerek hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle, belirtilen eksik belgeler ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına alınmalı, bundan sonra harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınmalı, uygulama kadastrosu ile taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıkların çözümlenemeyeceği göz önünde bulundurulmalı ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6576, K. 2026/2929, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6576-e-2026-2929-k-33a33f012bac