Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6554 E. 2025/3221 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6554
- Karar No
- 2025/3221
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3041 E., 2024/1904 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/118 E., 2022/14 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 273 ada 48 parsel sayılı 431,73 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2006 yılından beri ...'ın kullanımında olduğu" belirtilerek, tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 273 ada 48 parsel sayılı taşınmazın köy tüzel kişiliği kullanımına bırakılan bir alan olduğunu öne sürerek, müvekkili olan davacı ... adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın kendisi tarafından satın alınarak kullanıldığını, belediye tarafından hiçbir zaman kullanılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa reddedilmesi gerektiğini, Hazinenin davada yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... köylünün taşınmazı fiilen tek başına kullandığının davacı ... tarafından ispat edilemediği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde a. Dava konusu taşınmazın köylü tarafından kullanılan ve köy tüzel kişiliğinin hüküm ve tasarrufu olan bir alan olduğunu, boş, çayır-çimen olduğunu, üzerinde hiçbir muhdesat bulunmadığını, köylü tarafından genel maksatlarla kullanıldığını, ezelden beridir maliki köy halkı yani köy tüzel kişiliği olduğunu, b. Köy tüzel kişiliklerinin kapanması sebebiyle taraf ehliyetinin belediyeye geçmesi nedeniyle işbu taşınmaza sahip çıkmak ve kamuya kazandırmak adına işbu davanın ikame edildiğini, c. Dosya kapsamında bulunan keşif zaptında, tanık anlatımlarından görüldüğü üzere dava konusu alanın boşluk alan olduğunun ve köy halkı tarafından müşterek olarak kullanıldığının ispatlandığını, kimseye ait olmadığının kanıtlandığını, bu hususun birden fazla tanıkla ispat edildiğini, davada haklı oldukları açıkça ortaya konduğunu, ancak mahkemenin tüm tanık anlatımlarının zıttı yönünde karar alarak, sanki tanıklar aksi söylemiş gibi hüküm kurduğunu, tanıkların ortak beyanlarında, taşınmazın kimse tarafından kullanılmadığını ve köylü tarafından ortak şekilde kullanıldığını beyan ettiklerini, kaldı ki keşif zaptı ve bilirkişi raporlarının da tanık anlatımlarını desteklediğini, d. Mahkeme kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.