Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5522 E. 2025/6043 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5522
- Karar No
- 2025/6043
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/7 E., 2015/7 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda dava konusu 106 sayılı parsele ilişkin verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazine ve davacıların davalarının reddine, davacı ...'nın davasının kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili, davalı-davacı ..., ... ve arkadaşları, davalı-davacı ... vekili, davalı-davacı ... ve arkadaşları, davalı ... ve arkadaşları, davalı ... ve arkadaşları, davalı-müdahil ... ve ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ilçesi, Kırmızıdam köyü çalışma alanında bulunan ... parsel sayılı 39.788 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, irsen intikal ve satın alma nedeniyle payları oranında ... ve müşterekleri adına, aynı çalışma alanında bulunan 106 parsel sayılı 275.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydı nedeniyle eşit paylarla ...ve Abbas Alay adlarına tespit edilmiştir. Dava konusu 106 parsel sayılı taşınmaz yönünden; itirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen ..., tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu 106 sayılı parselin bir bölümüne yönelik dava açmış, itirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen Hazine, davaya müdahil olmuştur. Dava konusu ... parsel yönünden; itirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen ..., tapu kaydına dayanarak dava açmış, yargılama sırasında Hazine, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Yargılama sırasında ... ve arkadaşları, dayanak tapu kaydında hisse satın aldığı iddiasıyla, dava konusu 106 parsel sayılı taşınmaz yönünden müdahil olmuşlardır. ... Kadastro Mahkemesinin 02.12.1994 tarihli ve 1993/170 Esas, 1994/340 Karar sayılı dosyasında 106 ve dava dışı 103 parsel sayılı taşınmaza yönelik yapılan yargılama sonunda Hazinenin davasının reddine, davacı ... ve mirasçılarının davasının vazgeçme nedeniyle reddine dair verilen kararın; davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.11.1995 tarihli ve 1995/6370-6543 Esas, Karar sayılı ilamıyla kararın onanmasına karar verildikten sonra, yine Hazine tarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurulmuş, aynı Dairenin 16.02.1996 tarihli ve 1996/450-1047 Esas, Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiş, işbu karar Mahkemesince kesinleştirilmiş ve Tapu Müdürlüğüne gönderilmiştir. Bilahare, davacı ... mirasçıları tarafından dava konusu 106 parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen hükme ilişkin temyiz inceleme isteminde bulunulması üzerine; Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; "Mahkemece hüküm, temyiz edenlere vekaleten ...’nın 28.9.1994 günlü feragatına dayanılarak hüküm kurulduğu, ne var ki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 31/1 maddesi hükmüne göre davada menfaatleri zıt olmamak şartıyla kadastro işlerinde ancak karı ve kocanın birbirlerini vekil tayin edebileceği, ... ile müvekkilleri arasında karı-koca ilişkişi bulunmadığı, somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun hükümleri uygulanacağına göre davadan feragat eden ...’nin vekalet yetkisi 3402 sayılı Kadastro Kanununun yürürlüğe girmesiyle son bulduğu, bu nedenle kendisini vekil tayin edenleri davada temsil edemeyeceğine göre, ...’nın feragatına dayanılarak hüküm kurulması anılan yasa hükmüne aykırı olduğu, Mahkemece yapılacak iş, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanmış ve toplanacak deliller incelenerek işin esası hakkında bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında dava konusu 106 sayılı parsel ile dava konusu ... parsel sayılı davalara ilişkin dosyalar birleştirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda dava ve temyize konu olan inceleme yönüyle; "Dava konusu ... nolu parsele yönelik; davacı ...'ın dayanak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uymadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine, davacı Hazine'nin dava konusu ... nolu parselle bir ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla davasının reddine, dava konusu ... nolu parselin tespit gibi tesciline ancak tespit maliklerinden bazılarının ölü olması ve tespit maliklerinden bir kısmının payını tapuda satıp devrettiğinden 921600 hisse kabul edilerek tespit gibi tapuya tesciline; dava konusu 106 nolu parsel yönünden davacı ... mirasçılarının dayandığı Temmuz 1938 tarih ve 27 numaralı tapu ve 1 02... tahrir numaralı vergi kaydı kaydı mevkii ve hudutları itibariyle fen bilirkişisi ...'nın 03.06.2013 tarihli rapor ekinde bulunan krokide ... ili ... ilçesi ... köyü 106 parsel sayılı taşınmaz içerisinde (A) harfi ile gösterdiği 52.142.00 metrekare yüzölçümündeki yeri de kapsadığı anlaşılmakla davacı ...'nın davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve fen bilirkişisi ...'nın 03.06.2013 tarihli rapor ekinde bulunan krokide ... ili ... ilçesi ... köyü 106 parsel sayılı taşınmaz içerisinde A harfi ile gösterdiği 52.142.00 m² yüzölçümündeki yeri tapudaki satışlar da dikkate alınarak hüküm kurulmasına, 106 parsel sayılı taşınmaz içerisinde A harfi ile gösterilen yer çıktıktan sonra geriye kalan 223.358.00 m² lik taşınmaz tarla vasfıyla tespit gibi ancak satışlar da dikkate alınarak 2508800 hisse kabul edilerek tapuya kayıt ve tesciline kararı verilmesi gerektiği" gerekçesiyle dava konusu ... nolu parsel yönünden davacılar Hazine ve davacıların davalarının reddine, dava konusu 106 nolu parsel yönünden davacı ...'nın davasının kabulüne, fen bilirkişisi ...'nın 03.06.2013 tarihli rapor ekinde bulunan krokide ... ili ... ilçesi ... köyü 106 parsel sayılı taşınmaz içerisinde (A) harfi ile gösterdiği 52.142.00 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümüne ... köyünün en son numarası verilerek; ayrıca dava konusu ... ili ... ilçesi Kırmızıdam Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri; dava konusu 106 parsel sayılı taşınmaz içerisinde (A) harfi ile gösterilen yer çıktıktan sonra geriye kalan 223.358.00 m²lik taşınmaz tarla vasfıyla tespit gibi ancak satışlar da dikkate alınarak 2508800 hisse kabul edilerek ... ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, davalı-davacı ..., ... ve arkadaşları, davalı-davacı ... vekili, davalı-davacı ... ve arkadaşları, davalı ... ve arkadaşları, davalı ... ve arkadaşları, davalı-müdahil ... ve ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava konusu 106 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen haricinde kalan bölüme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı ... vekili, davalı-davacı ... ve arkadaşları, davacı Hazine vekili, davalı-müdahil ... ve ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dava konusu ... parsel ve 106 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 2.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili, davalı-davacı ..., ... ve arkadaşları, davalı-davacı ... vekili, davalı-davacı ... ve arkadaşları, davalı ... ve arkadaşları, davalı ... ve arkadaşları, davalı-müdahil ... ve ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.2. Kadastro hakimi, doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır. İlk Derece Mahkemesince, pay hesabına dair bilirkişi raporu alınmış ve bu rapor esas alınarak hüküm kurulmuş ise de; dava konusu taşınmazlar (921.600) hisse kabul edildiği halde, toplamda (936.000) pay dağıtılmak suretiyle pay-payda eşitliği sağlanmaksızın, 3402 sayılı Kanun’un 1. maddesine aykırı şekilde hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca, dayanak tapu kayıtlarında kayden intikaller de yapılmış olduğuna göre, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 40. maddesine göre bu intikaller de nazara alınarak ve pay payda eşitliği sağlanacak şekilde bilirkişi raporu alınmak suretiyle karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu husus göz ardı edilerek, hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ :Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının reddi ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının dava konusu 106 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım haricinde kalan bölüm yönünden ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.