Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5509 E. 2025/5577 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5509
- Karar No
- 2025/5577
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/608 E., 2024/1105 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/156 E., 2022/168 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 766 sayılı Tapulama Kanunu uyarınca 1977 yılında kesinleşen kadastro neticesinde 142 parsel, 1.950 m² yüzölçümüyle ve tarla vasfıyla senetsizden ...adına kayıtlı olup beyanlar hanesinde 29.06.2015 tarihli "taşınmazın 275,02 m²lik kısmı ormanda kalmaktadır" beyanı yer almaktadır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 142 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidinde 275,02 m²lik kısmının Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescilini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yersiz olduğunu belirterek reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1944 yılında orman tahdidi çalışmalarının yapıldığı, dava konusu kısmın orman sınırları içerisinde bırakıldığı, orman tahdidinin itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 1977 yılında yapılan kadastro çalışmalarında ise taşınmazın tamamının tarla vasfı ile tespitinin yapıldığı, 2014 yılındaki 2/B çalışmalarında da dava konusu taşınmazın 275,02 m²lik kısmının orman sayılan yer olarak belirtilmiş olduğu, 11.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmında meşe ağırlıklı orman ağaçları ile kaplı olduğu, tarımsal amaçlı olarak kullanılmadığı ve 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerlerden olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, 142 parselde kayıtlı taşınmazın 11.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen 275,02 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişi raporuna ekli krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 275,02 m²lik kısmının, yörede, 1944 yılında 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan çalışmalarda İnsankafası II Devlet Ormanı sınırları içinde bırakıldığı, sonradan yapılan uygulamalarda da bu niteliğini yitirmediği anlaşıldığından davanın kabulüne dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir husus bulunmadığı..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, iş bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili'nin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.