Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5289 E. 2025/7344 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5289
Karar No
2025/7344
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/956 E., 2024/988 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E., 2022/6 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... vekili ve ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında; 1 39... parsel sayılı 5.823,84 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfı ile ... (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/53 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan bahisle 28.09.2021 tarihinde davalı olarak tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde özetle; sınırlarını bildirdiği yaklaşık 7 dönümlük taşınmazın sebepsiz ve sehven tescil dışı bırakıldığını, söz konusu tescil dışı bırakılan alanı tarım arazisi olarak kullandığını, kendisinden önce babası ve ondan önce dedesi tarafından kullanıldığını, taşınmazın zilyetliğinin nizasız ve fasılasız 30 yılı aşkın süredir kendisinde olduğunu beyan ederek, taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama devam ederken 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazla ilgili olarak kadastro çalışmaları yapıldığı ve kadastro tespit tutanağı düzenlemiş olduğunu, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinin son bulduğu ve 26. madde uyarınca Kadastro Mahkemesinin görevli hale geldiğinden bahisle ... (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek dosya görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "ziraat bilirkişi raporlarında komşu parseller ile bezer toprak özelliklerinin bulunduğu, yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığı, yine fen bilirkişi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi raporlarında tarımsal kullanım yapıldığının bildirildiği, yapılan keşfe katılan mahalli bilirkişilerin ve tanıkların anlatımlarından dava konusu taşınmazın ... ve çalılık vasfının bulunmadığı ve davacının ve öncesinde halen yaşamakta olduğu anlaşılan babasının uzun süredir devam eden zilyetliğinin olduğu, babasının sağlığında çocukları arasında paylaşım yaptığı ve bu taşınmazın da davacıya düştüğüne dair beyanların bulunduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ...'nin 27.04.2017 tarihli rapor ekindeki krokisinde (A1) ile gösterilen ve yeşil renk ile gösterilen 263,27 m²lik kısmın parselden ifrazı ile aynı vasıf ile aynı köy aynı ada en son parsel numarası verilerek ... adına tesciline, (A2) ve sarı renk ile gösterilen 5.560,57 m²lik kalan kısmının davacı ... adına tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... İdaresi vekili ve ... vekili istinaf talebinde bulunmuşlardır. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosyaya sunulan ziraat bilirkişi heyet raporuna göre fen bilirkişi raporunda (A2) ile gösterilen kısmın komşu parseller ile benzer toprak özelliklerinin bulunduğu, en az 30-35 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığı, ... bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın evveliyatı itibarıyla 1940 yılı hava fotoğraflarında kuzeyindeki Devlet ormanı ile bütünlük arz eden ve (A1) olarak gösterilen 263,27 m² yüzölçümlü kısmın meşe ağaçları ile kaplı olduğu, (A2) olarak gösterilen 5.560,57 m² yüzölçümlü kısmın evveliyatı ve fiili durumu itibarıyla ... sayılmayan yerlerden olduğu, fen bilirkişi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi raporunda (A1) ile gösteilen kısmın ... alanı olduğu, (A2) ile gösterilen kısmın açık alanda kaldığının bildirildiği, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakta ise de fen bilirkişi raporunda (A1) ile gösterilen kısmın ... vasfında olduğu anlaşılmakla ... vasfı ile ... adına tesciline karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davalılar ... İdaresi vekili ile ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ...'nin 27.04.2017 tarihli rapor ekindeki krokisinde (A1) ile yeşil renkle gösterilen 263,27 m²lik kısmın parselden ifrazı ile ... vasfıyla aynı ada en son parsel numarası verilerek ... adına tesciline, (A2) ile sarı renkle gösterilen 5.560,57 m²lik kısmın tarla vasfı ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5289, K. 2025/7344, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5289-e-2025-7344-k-cd368c833d88