Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5192 E. 2026/3861 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5192
Karar No
2026/3861
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/11 E., 2024/12 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Van ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 1, 2, 5 ve 41 parsel sayılı sırasıyla 30.375,00; 31.500,00; 11.250, 00... .500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, mütegayyip eşhastan metruken Hazineye intikal eden yerlerden oldukları belirtilerek, Hazine adına tespit edildikten sonra, dava konusu taşınmazlardan 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların tespitine ... oğlu ..., 5 parsel sayılı taşınmazın tespitine ... kızı ... ve 41 parsel sayılı taşınmazın tespitine ise ... oğlu ... tarafından itiraz edilmesi üzerine kadastro komisyonunun 04.09.2015 tarihli kararı ile muterizlerin itirazlarının reddi ile taşınmazların tespitleri gibi tesciline karar verilmiştir. Öte yandan, yörede 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında 1 parsel sayılı taşınmaz, 1 01... parsel numarasıyla ve 31.392,73 metrekare; 2 parsel sayılı taşınmaz, 1 01... parsel numarasıyla ve 33.289,55 metrekare; 5 parsel sayılı taşınmaz 1 01... parsel numarasıyla ve 11.746,09 metrekare ve 41 parsel sayılı taşınmaz ise 39.442,62 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 1, 2, 5 ve 41 parsel sayılı taşınmazların miras yoluyla intikal eden yer olup, taşınmazların üzerindeki zilyetliğin 150-200 yıldır devam ettiğini ve halihazırda ise taşınmazların kendi zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile adına tescillerini talep etmiştir. 3. Birleşen dava dosyasında davacı ... dava dilekçesinde; 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların miras yoluyla intikal eden yer olup, taşınmazların üzerindeki zilyetliğin 150-200 yıldır devam ettiğini, halihazırda ise taşınmazların kendi zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile adına tescillerini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.01.2021 tarihli ve 2020/14 Esas, 2021/2 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 (yeni 1 01... ) ve 2 ( yeni 1 01... ) parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti ile komisyon kararlarının iptaline, 27.10.2020 havale tarihli fen bilirkişi raporu esas alınarak 1 (1 01... ) parsel sayılı taşınmazın (A) harfli ve 2 (1 01... ) parsel sayılı taşınmazın ise (C) harfi ile gösterilen bölümlerinin hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri; 1 (1 01... ) parsel sayılı taşınmazın (B) harfli ve 2 (1 01... ) parsel sayılı taşınmazın ise (D) harfi ile gösterilen bölümlerinin ise ... adına tapuya tescillerine, 5 (yeni 1 01... ) ve 41 (yeni 1 01... ) parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 26.10.2023 tarihli ve 2021/17450 Esas, 2023/5601 Karar sayılı ilamıyla dava konusu 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün onanmasına; dava konusu 5 ve 41 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davacı ...'ın temyiz itirazlarının kabulüne " dosya kapsamı, icra edilen keşif ve bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli 5 ve 41 parsel sayılı taşınmazların mütegayyip eşhastan Hazineye intikal eden yerlerden olmadıkları gibi mera, yaylak, kışlak gibi Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden de olmadıkları, taşınmazların evveliyatında davacılardan ...'ın babasına, daha evvelinde ise bu kişinin babasına ait iken taksim yoluyla davacıya intikal ettiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, kadastro tutanağının edinme hanesinde 41 parsel sayılı taşınmazın işgalcisi olarak belirtilen ..., davacının miras bırakanı, bir başka ifadeyle dedesidir. 5 parsel sayılı taşınmazın işgalcisi olarak belirtilen ... ile davacının irtibatı kurulamamış olmakla beraber, kadastro tutanağının edinme hanesinde yazılan bu türden bilgilerin bir bağlayıcılığı bulunmadığı gözardı edilmemelidir. Ayrıca taşınmazların tespit tutanağında adı geçen kayıtların kapsamında olduğu da belirlenmediği gibi bir taşınmazın tahrir kaydında başkası adına kayıtlı olması da bağlayıcı nitelikte değildir. Zilyetlik olgusu ve dolayısı ile de belirtilen bilgi ve belgelerin aksi beyanlar ile kanıtlanabilir nitelikte olup, somut olayda bu kayıtların aksinin zilyetliğe ilişkin beyanlar ile kanıtlandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, tespit günü itibari ile davacının murisi lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği ve bilahare yapılan taksim ile de taşınmazların davacıya intikal ettiği belirlendiğine göre davanın kabulü ile taşınmazların ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit günü itibarı ile davacının murisi lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği ve bilahare yapılan taksim ile de taşınmazların davacıya intikal ettiğinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, eski 5 (yeni 1 01... ) ve eski 41 (yeni 1 01... ) parsellerin tespit tutanağı ve komisyon kararlarının malik ve yüzölçümü hanesi yönlerinden iptallerine, eski 5 (yeni 1 01... ) parselin 11.746,09 m² ve eski 41 (yeni 1 01... ) parselin 39.442,62 m² yüzölçümleri ile davacı ... adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, norm sınırı yönü ile yeterli ölçüde araştırma yapılmadığını, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5192, K. 2026/3861, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5192-e-2026-3861-k-95cb4d9896f6