Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5020 E. 2025/7431 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5020
Karar No
2025/7431
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/946 E., 2024/879 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/111 E., 2024/132 K.

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nin Malatya'da kurulu ...... ..... bin ....Vakfı'nın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu 15.01.2024 tarihli raporda, davacı ...'in, Malatya'da 1845 yılında kurulu bulunan davalı vakfın, vakfiye şartlarını taşıdığı, dolayısı ile mülhak .... Vakfı'nın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğuna karar verilmesi gerektiği yönünde kanaat bildirildiği, alınan bilirkişi raporunun oluş ve kabule uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının mülhak "..... Vakfı'nın" tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.06.1996 tarihli ve 1996/77 Esas, 452 Karar sayılı kararıyla dava dışı ...'nin, davaya konu vakfın mütevelliliğine ehil olduğunun tespitine karar verildiği (önceki mütevelli ....), ...'nin 25.05.2016 tarihinde vefat ettiği, nüfus kayıtlarına ve Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1981/313 Esas ve 288 Karar sayılı veraset ilamına göre davacı ile önceki vakıf mütevellisi ...'nin, ....'nin çocukları, yani kardeş oldukları, ..... ....'nin babasının ....... oğlu) olduğu, ....'nin nüfus kaydının incelenmesinde ise kız çocuklarının yanında ..., ..... ve .... adında erkek çocuklarının bulunduğu, bu çocukların hiç birinin hayatta olmadıkları gibi bunlardan ...'in erkek evlat bırakmadan, ....'nin ise bekar olarak öldükleri, ....'nın erkek evladı olmakla birlikte hiçbirinin hayatta olmadıkları, vakıf mütevellisi ....'nin ve davacının ....'nin; daha önceki vakıf mütevellisi....'ın ise ......'nın sulbünden dünyaya geldikleri, dolayısı ile önceki mütevelli ..... ile davacının ve ...'nin amca çocukları oldukları, .....'nin baba adının .... ..., anne adının ise .... olduğu, Dairemiz kaldırma kararı sonrasında nüfus kayıtları üzerinde inceleme yapan bilirkişinin 15.01.2024 tarihli raporuna göre, kök muris .... ...'in 1842 doğumlu olduğu, altsoyu olan.....'nin ise 1857 yılında dünyaya geldiği, ... ile davacı arasında soybağının tespit edildiği, davacı ile aynı batında ya da üst batında hayatta olan başkaca bir erkek evlat bulunmadığı, bu itibarla davacının, ... Vakfı'nın tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun sübut bulduğu, bu kapsamda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek vakfiyenin yeterince incelenmediğini, davacının davasını ispatlayabilmesi için vakfı kuranın soyundan geldiğini nüfus kayıtları, veraset ilamları, mahkeme kararları ve hukuken geçerli resmi belgelerle kopukluğa mahal vermeden ispatlaması gerektiğini, vakfın evlatlarının batın tertibine göre bir soy ağacının çıkartılması gerektiğini, anılan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Dava, mülhak vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5020, K. 2025/7431, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5020-e-2025-7431-k-229bf519951a