Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4844 E. 2025/6026 K. – Orman Kadastrosu
Konu: Orman Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4844
- Karar No
- 2025/6026
- Karar Tarihi
- Konu
- Orman Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/517 E., 2024/950 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/251 E., 2023/1287 K.
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin değerden reddine ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz, 2011 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları içerisinde tespit edilmiş, bilahare 12.07.2013 tarihinde 3396 parsel numarasıyla ihdasen Hazine adına orman vasfıyla tapuya tescil edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1. maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma çalışmalarında ise taşınmaz, 136 96... parsel numarasını almıştır. Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bitişiğinde kuzey doğu istikametinde yaklaşık 1.700,00 m²lik kısmının 17.10.2011 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile orman sayılan alan içinde olduğunun tespit edildiğini, yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu beyan ederek, bu kısım yönünden kadastro kararının iptali ile davacının parseline eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu olup krokide (A) harfiyle işaretli olarak gösterilen 1.385,80 metrekare yüzölçümlü taşınmaz bölümünün, 1954 tarihli hava fotoğrafı, 1957 tarihli memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu, yörede yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığı, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yerin 45-50 yıldır kesintisiz olarak müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, müvekkilinin bu taşınmaza malik sıfatıyla zilyet durumunda olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, uzman görüş raporu sunduklarını, bu raporun bilirkişi raporları ile çeliştiğini öne sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davacı tarafça sunulan ön inceleme raporunda işaretli çekişmeli taşınmaz bölümü ile davacının keşif sırasında yer göstermek sureti ile belirlenip teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümlerin farklı taşınmaz bölümleri olduğu, çekişmeli taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.