Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4765 E. 2026/3441 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4765
Karar No
2026/3441
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/13 E., 2024/11 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar-karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 41... parsel sayılı 463,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve zilyetlik nedeniyle 4/5 payla ... ve 1/5 payla .... adlarına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde, miras yoluyla gelen hakka dayanarak, 2 41... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile miras hisseleri oranında adlarına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP ve KARŞI DAVA Davalı ... ve ... vekili cevap ve karşı dava dilekçelerinde; tapu kaydına dayanarak 2 41... parsel sayılı taşınmazda davacılar murisi ....'ın hissesinin bulunmadığını belirterek, davacıların davasının reddini, dava konusu taşınmazdaki 1/5 .... hissesinin iptali ile tamamının kendi murisleri ... (...) ... adına tescilini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2015 tarihli ve 2011/242 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile davacıların davasının reddine, karşı davacıların davasının kabulüne, 2 41... parsel sayılı taşınmazın miras payları oranında ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve 2016/11567 Esas, 2020/2135 Karar sayılı kararıyla "...mahkemece karşı davacı ... ve ...'..., paylı tapu kaydına dayandıkları halde hangi hukuki sebebe (tapu kayıt malikleri arasında taksim, pay satın alma, bağış vb) dayanarak taşınmazın müstakilen murisleri ... adına tescilini istediklerinin sorulup açıklattırılması; taşınmazın tespitine dayanak Mayıs 1947 tarih ve 267 sıra numaralı ve Nisan 1292 tarih ve 99 sıra numaralı tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tutanak örnekleri ve varsa oluşumlarından başlanarak dayanakları olan kayıtları ve kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının getirtilmesi; tespit tapu kayıtları üzerinde kök kayıttan itibaren inceleme yapılarak tapuların birbiri ile bağlantı durumunun tespit edilmesi; bundan sonra yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişinin katılımı ile yapılacak keşifte tespite dayanak tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması; tesis sınırları ile tedavül kayıtlarındaki değişen sınırların yerel bilirkişilere zeminde tek tek sorulmak suretiyle gösterilmesinin istenilmesi; bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanı sağlanması; tapu kayıtlarının taşınmaza uyup uymadığının komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla da denetlenmesi; fen bilirkişisine tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerini, düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi; öte yandan, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime hangi hukuki sebeple kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, davacılar ... ve ...’ın dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıyor ise tapu kayıt malikleri arasında herhangi bir taksim, pay devri, bağış ya da satış işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kimler arasında, hangi tarihte ve ne şekilde yapıldığı hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek tapu kayıtlarının kapsamı ve hukuki değerleri kesin olarak belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu yerde yapılan keşif ve keşif sonrası düzenlenen hüküm vermeye elverişli fen bilirkişisi raporuna göre, Nisan 1292 tarih ve 99 numaralı tapu kaydının gittileri ile birlikte uygulandığında dava konusu 2 41... parselin tamamını kapsadığı, davacıların murisi ... oğlu ...'nın kızı ...'e ait olduğu gösterilen 1/5 hissenin Aralık 1948 tarih ve 2 numaralı tapu kaydı ile ... oğlu ... (...) ...'a satıldığı ve böylece tapu kaydındaki tüm hisselerin dolayısıyla da dava konusu taşınmazın tamamının davalı-karşı davacıların murisi ... oğlu ... (...) ...'a ait olduğu..." gerekçesiyle davacılar-karşı davalıların davasının reddine, davalılar-karşı davacıların açmış olduğu davanın kabulüne, 2 41... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın payları oranında ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar-karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası yapılan inceleme ve araştırmanın yetersiz olduğunu ve bozma gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tespite esas davalılar-karşı davacılar dayanağı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı ve dayanak tapu kaydı tedavüllerinde davacılar-karşı davalılar murisi ....'ın payının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar-karşı davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar-karşı davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4765, K. 2026/3441, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4765-e-2026-3441-k-8dd76d2d1354