Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4687 E. 2025/3026 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4687
Karar No
2025/3026
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/104 E., 2024/1973 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/373 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Dernek genel kurulunun iptali davası sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.04.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ...geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; işin esası incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.04.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde; davalı birliğin (dernek) 10.12.2021 tarihli genel kurulunda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, mümkün olmaması halinde ise genel kurul ve genel kurulda alınan kararların tamamının iptali istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince, Dernek tüzüğünün toplantının Dernek merkezi dışında yapılmasına imkan verdiği, genel kurula çağrının tüzüğe uygun olduğu, delegelerin usulüne uygun seçildiği, davacının seçilmiş, daimi ya da atanmış delege olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, buna göre davalı birliğin 10.12.2021 tarihli 4. olağan genel kurul toplantısının 70 delegenin 67 sinin katılımı ile yapıldığı, delege olarak tespit edilen kişilere yapılan genel kurul toplantı davetinin delegelere ulaşmış olduğu, toplantı ve karar nisabının Birlik Tüzüğü ve mevzuata uygun olduğu gibi kararın da usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, davalı birliğin (dernek) 10.12.2021 tarihli genel kurulunda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, mümkün olmaması halinde ise genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Dernekle ilgili açılan davalarda yetkili mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) iki ayrı düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Kesin yetki kuralının öngörüldüğü 14/2. maddede, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, mevcut bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, bu özel ve sınırlı hal dışında kesin yetki kuralının mevcut olmadığı yazılıdır. Maddede düzenlenen yetki, kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece yargılamanın her safhasında resen dikkate alınması gerekmektedir. Kesin yetki kuralı dışındaki genel yetkili mahkeme ise, 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 9. maddesini karşılayan 6100 sayılı Kanun'un 6. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre; yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca aynı Kanun'un 19/4. maddesine göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Hakim doğrudan (resen) yetkisizlik kararı veremez. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 51. maddesinde; tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2. maddesinde ise, bu kanunun uygulanmasında, Derneğin yerleşim yerinin, yönetim faaliyetlerinin yürütüldüğü yeri, dernek merkezinin ise derneğin yerleşim yerinin bulunduğu il veya ilçeyi ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davalı Birlik (dernek) tüzüğünde dernek merkezinin İstanbul (İstanbul Adliyesi yargı çevresinde) olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Derneklerle ilgili mevzuatta düzenlenen dernek ile üyeler arasındaki davaların dernek merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede bakılacağına dair yetki kuralı kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan, Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. 6100 sayılı Kanun'un 114. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olup, dava şartlarının 115. madde gereği yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Yine aynı Kanun'un 19. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Bu durumda Mahkemece, Derneğin merkezi olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin üyenin açtığı dernek genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunun tespiti/iptali davasında kesin yetkili olması sebebi ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4687, K. 2025/3026, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4687-e-2025-3026-k-8ae322cf0d99