Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4545 E. 2025/6058 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4545
- Karar No
- 2025/6058
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1962/1461 E., 1966/98 K.
Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 5602 sayılı Tapulama Kanunu'na (5602 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro sırasında, dava konusu 1339 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle ve tapudaki miktar ile sınırlı olarak ... oğlu ... adına; miktar fazlasının Hazine adına 04.11.1961 tarihinde tespit edildiği, tespitin 14.12.1961-13.01.1962 tarihleri arasında ilan edildiği, Orman İdaresinin askı ilan süresi içinde orman olduğu iddiasıyla kadastro tespitine itiraz ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; kadastro tespitinin tapuya dayalı, tapu miktarı kadar davalı ... adına ve tapu fazlasının diğer davalı Hazine adına yapıldığı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesine göre, davacı ... İdaresinin itirazlarının tahkik ve tespiti için Tarım Bakanlığına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda dava konusu parselin tamamının orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği, bu yoldaki belirtmenin mahkemece münakaşa konusu olmayacağı, tapunun değerlendirilmesinin de Mahkemenin görevi dışında bulunduğu belirtilerek, davacı ... İdaresinin itirazının kabulüne, dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakılmasına karar verilmiştir. Davalı ... mirasçıları; ... ve arkadaşları temyiz dilekçesinde; keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, taşınmazın üzerinde dedelerine ait ev ve müştemilat olup, tarla olarak yıllarca kullanıldığını, bir kısmında fındık ağacı bulunduğunu, taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kaldığını, 1 05... parsel numarasını aldığını, ormanla ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, dava konusu parselin tespit dışı bırakılmasına karar verilmiş ise de, davacı ... İdaresinin orman iddiası yönünden taşınmaz üzerinde keşif yapılmak suretiyle uzman bilirkişilerden rapor alınmamış ve Tarım Bakanlığı'nın yazı cevabı ile yetinilerek, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, karar tarihinden sonra vefat eden davalı ... mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede varsa orman tahdidi ile 1744, 2896, 33 02... sayılı Kanunlara göre yapılan aplikasyon, orman kadastrosu, 2. madde ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösteren orman tahdit harita örneğinin, aplikasyon ve 2. madde ve 2/B madde uygulama harita örneklerinin orijinallerinden çekilmiş onaylı, renkli fotokopi örneklerinin, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanaklarının, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örneklerinin, tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örneklerinin bulundukları yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla aracılığıyla keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, dosya arasına getirtilen belgeler, dava konusu taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; tüm orman kadastro, aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulama haritalarının ölçekleri, kadastro paftası ölçeğine bilgisayar ortamında (... veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parseller ve değişik açı ve uzaklıkta en az 5-6 OS noktası görülecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazın orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. madde ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle çizilip gösterilecek şekilde bilirkişilere müşterek kroki düzenlettirilmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunması halinde dava konusu taşınmaz yönünden, tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak ve yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, bilimsel veriler dayanan, krokili rapor alınmalı, 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun), 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 sayılı Kanun) sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler, fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal - renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan, yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve bu şekilde, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.