Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4451 E. 2025/4540 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4451
Karar No
2025/4540
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/730 E., 2024/479 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/271 E., 2021/307 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili ... ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu uygulamalarına esas olmak üzere 134 no.lu orman kadastro komisyonu tarafından 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları 27.01.1997 tarihinde ilan edilerek 28.02.1997 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu köyde sonuçlandırma dosyası hazırlanması aşamasında orman sınırları ile kadastro müdürlüğünce ilan edilen ve tescil edilen orman sınırlarının aynı olmadığının tespit edildiğini, söz konusu parselin kısmen 6831 sayılı Kanuna göre orman sınırları içerisinde kalması dolayısıyla 3. kişilerin mağdur olmaması için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1010. maddesi gereği söz konusu parselin tapu kaydına şerh konulması için ilgili Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığını, 27.12.2013 tarih ve 28864 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren orman kadastrosu ve 2/B uygulama yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmeliğin 5. maddesinde Hazine dışında tapu malikleri ile ayni ve şahsi hak sahiplerine çalışmanın kesinleşmesini müteakip durumu anlatır tebligat yapılarak tamamen veya kısmen orman sınırları içinde kalan yerlerin rızaen terk işlemlerinin 30 gün içinde yapılması, yapılmaması halinde tapu iptal davaları açılacağı ilgili işletme müdürlüğünce bildirilir. Süresi içinde rızaen terkin yapılmaması halinde tapu iptali ve orman olarak tescili için dava açılır denilmektedir. Söz konusu yönetmelik gereği ilgili kişilere tebligat yapılmış ancak sonuç alınamamış olduğunu, bu nedenle söz konusu 126 ada 45 parsel sayılı taşınmazın ifraz beyannamelerine göre ormanda kalan yaklaşık belirtilen yaklaşık 433,05 m²lik kısmının koordinata dayalı olarak alan bazında davalı adına olan kayıt ve tescilinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline yönelik açmış oldukları tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle; açılmış olan davanın tamamen haksız ve yersiz olduğunu, söz konusu Düzce ili ... ilçesi ... köyü hudutları dahilindeki 126/45 parsel sayılı gayrimenkulün çok uzun süredir ailesine ait olduğunu, tapu kayıtlarında babaları ... adına kayıtlı olup tamamının 2.477,65 m² miktarında olup fındık bahçesi vasfı taşımakta olduğunu, üzerinde yetişmiş fındık ağaçları bulunduğunu ve fındık ürünü alınmakta olduğunu, burada daha önce orman kadastro çalışmaları yapıldığını ve 2/B uygulamaları sonucunda 27.01.1997 tarihinde ilan edilerek 28.02.1997 tarihinde de kesinleşmiş olduğunu, burasının tamamen fındık bahçesi niteliğinde olup hiçbir şekilde orman vasfını taşıyan kısmı bulunmadığını, tamamen fındık bahçesi olduğunu ve bu nedenlerden dolayı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Düzce ili ... ilçesi ... köyünde ilk defa orman kadastro çalışmaları, 3402 sayılı Kanun uygulamalarına esas olmak üzere 134 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve bu kanunun 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulaması kapsamında yapılmış, kanunu gereği askıya çıkmayan bu çalışmanın üzerine yapılan 3402 sayılı arazi kadastro çalışması da 27.01.1997 tarihinde askıya çıkartılarak süresi sonunda 27.02.1997 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu alanı da içine alan 126 ada 45 parsel olarak kadastro tutanağında fındık bahçesi niteliği ile 19.12.1997 yılında maliki adına tapuya tescil edilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce mevzuat ve yargı içtihatlarına uygun ve denetime elverişli bulunan 17.06.2021 tarihli raporlarında; dava konusu 126 ada 45 parselin 1944,1955, 1966 ve 1980 hava fotoğrafında ve yine 1959 ile 1982 memleket haritalarında da ziraat yapılan yerlerden olarak görülmesi nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirtmiştirler. Hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın reddine, davalı Botaş yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "çekişmeli taşınmazın (A) Harfi ile gösterilen kısmının 1944, 1955, 1966 ve 1980 tarihli hava fotoğraflarının stereoskop aleti ile üç boyutlu incelendiği, 1944 tarihli hava fotoğrafında ve 1959 tarihli memleket haritasında (A) Harfi ile gösterilen dava konusu alanın onman sayılmayan alan içinde kaldığı, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli parselin (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu, alınan bilirkişi raporlarında yanlış hesaplama olmadığı göz önünde bulundurularak yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4451, K. 2025/4540, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4451-e-2025-4540-k-6c00dc922a57