Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4270 E. 2025/3081 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4270
- Karar No
- 2025/3081
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/572 E., 2024/1218 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/237 E., 2022/360 K.
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 7 inci maddesinden kaynaklı terditli olarak tapu iptali ve tescili olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve 15.04.2025 gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden ... ve müşterekleri vekili Avukat ..., karşı taraftan Hazine vekili Avukat .., ... vekili Avukat ... ve .. geldi. Hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.04.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda ... ili ... ilçesi ... mahallesi çalışma alanında bulunan 180 ada 4 parsel sayılı ve 5.997,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bahçe olarak 2000 yılından beri ...'in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak; 180 ada 9 parsel sayılı ve 80.662,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ise kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bahçe olarak 1990 yılından beri ... ve ..'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasıflarıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş; bilahare 28.09.2017 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satışlar nedeniyle davalı ... adına tescil edilmiş; 180 ada 5 parsel sayılı ve 26.554,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bahçe olarak 2000 yılından beri ... fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş; bilahare 12.05.2020 tarihinde bakiye pay Hazine uhdesinde kalarak 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış nedeniyle 2.354.791/2.655.403 payı davalı ... adına tescil edilmiş; 184 ada 1 parsel sayılı ve 26.166,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bahçe olarak 1990 yılından beri.. ve ..'un fiili kullanımında bulundukları şerhi yazılarak; ifraz yoluyla oluşan 180 ada 13 parsel sayılı ve 80.662,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bahçe olarak 2000 yılından beri İdris .. fiili kullanımında bulundukları şerhi yazılarak bahçe vasıflarıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Davacı vekili dava dilekçesinde, kök taşınmaz olan 712 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tespit ve tescil edildiğini ancak Hazine tarafından açılan ve Orman Genel Müdürlüğü'nün de yargılama sırasında müdahil olduğu Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1973/91 Esas sayılı dava dosyasıyla davacı ... .. ile birlikte diğer davacıların da taşınmazda hak sahibi olduklarının tespit edildiğini ve taşınmazın orman vasfında Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken taşınmazlardan olmadığının belirlendiğini, taşınmazın aynı karar ile 4 kısma ayrıldığını, 86.785,00 metrekarelik bölümün 888 parsel nolu taşınmaz olarak .. ve .. mirasçıları adına tescil edildiğini, 109.000,00 metrekarelik bölümün 889 parsel numaralı taşınmaz olarak Hazine adına tescil edildiğini, 3.515,00 metrekarelik ve 1.200,00 metrekarelik bölümlerin tescil dışı bırakıldığını, bilahare 2/B çalışması nedeniyle davacılar adına tesciline karar verilen alanla ilgili tapu kaydının iptaline, taşınmazın hükmen Hazine adına tesciline dair karar verildiğini, 6292 sayılı Kanun kapsamında Hazine adına tescil edilen taşınmaz ile tescil harici bırakılan alanların davacılar adına tescili için başvuruda bulunulduğunu ancak 04.12.2012 tarihli başvurunun 08.05.2015 tarihinde reddedildiğini, .. Emlak Müdürlüğü'nün 16.10.2015 tarihli red kararına karşı ... 2. İdare Mahkemesi nezdinde açılan davanın derdest olduğunu, dava konusu yerlerin Ümraniye Kadastro Müdürlüğü'nün kadastro çalışması ile 180 ada 4, 5, 9, 13 ve 184 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu belirterek davacıların hak sahibi olduğunun kabulü ile, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ve davacılar adına tesciline, tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmemesi halinde taşınmazın rayiç bedeli karşılığı 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı Hazine'den tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Fer'i müdahil .. müdahale dilekçesinde, 180 ada 9 parselin kullanıcıları tarafından kendisine devredildiğini ve 6292 sayılı Kanun gereği başvurusunun devam ettiğini belirterek davalılar yanında feri müdahil olarak kabulüne ve davacıların taleplerini içeren davanın reddine karar verilmesi savunmasında bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda "davacılardan ... adına tescilli 712 parsel sayılı taşınmazla ilgili Hazine tarafından 29.01.1973 tarihinde Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada yapılan yargılama sonucu taşınmazın ifrazı ile 888 parsel sayılı taşınmazın ... ve .. adına tescil edildiği, 190.000,00 metrekarelik bölümün ise 889 parsel sayılı taşınmaz olarak Hazine adına tescil edildiği ve 1.200,00 metrekarelik alanın tescil dışı bırakıldığı, bilahare Hazine adına tescil edilen taşınmazın yürütülen orman kadastrosu sonucu 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek davacılar tarafından 6292 sayılı Kanun gereği 712 parselle ilgili tapu kaydına dayanılarak iade talebinde bulunulduğu, iade talebinin reddi üzerine ... 2. İdare Mahkemesince açılan davanın red ile sonuçlandığı ve red kararının kesinleştiği, davacılar tarafından idarece iade isteminin red kararının yerinde olmadığını belirtilerek 889 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 180 ada 4, 5, 9, 13 ile 184 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile tescil dışı bırakılan alanların davacılar adına tescili talebi ile tescil talebinin kabul edilmemesi halinde bedel tahsil talebi ile iş bu davanın açıldığı, davacıların temelde dayandığı 712 parsel sayılı taşınmazla ilgili tapu kaydının 889 parsel sayılı taşınmaz ile tescil harici bırakılan alanı kapsamadığı hususunun Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1973/91 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada saptandığı, bilahare orman kadastrosu ile orman sınırları dışına çıkarılan alanların 6292 sayılı Kanun gereği iadeye tabi yerlerden olduğundan bahisle iade isteminin reddine dair karara karşı açılan davanın red ile sonuçlandığı ve red kararının kesinleştiği hususları gözönüne alındığında, davacıların temelde tapuya dayalı hak sahipliği iddialarının kabul edilemeyeceği hususu ile davacıların 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarla ilgili kullanım hakkına dayalı istemde bulunmadıkları hususu nazara alındığında işbu davaya konu taşınmazlarla ilgili olarak 712 parselle ilgili tapu kaydına dayalı istemin kabule şayan olmadığı, netice olarak davanın gerek tescil talebi yönünden gerekse bedel tahsili talebi yönünden reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacıların talebini içeren davanın yerinde görülmemesi nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "davacıların, dava konusu taşınmazların 6292 sayılı Kanun'un 7.maddesine göre kendilerine iade edilmesi için Milli Emlak'a başvurdukları, başvurularının reddedilmesi üzerine, ... 2. İdare Mahkemesi'nin 2015/2200 Esas 2016/224 Karar sayılı dosyasında dava açtığı, mahkemece dava konusu taşınmazların iadeye tabi taşınmazlardan olmadığı, bu nedenle yapılan başvurunun reddine dair işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nin 2017/1967 Esas, 2017/2082 Karar sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusunun kabulü ile 2. İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği ve bu kararında temyiz edilmesi üzerine, Danıştay 8. Dairesinin 2017/6772 Esas, 2018/4022 Karar sayılı ilamı ile tapulama tespitinin yapıldığı 1967 yılında taşınmazın orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarma tarihinden itibaren de zilyetlik koşulları oluşmayan taşınmazla ilgili olarak davacılar murisi adına oluşturulmuş ve kesinleşmiş tapu kaydının varlığından bahsetmeye olanak bulunmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olarak bozulmasına karar verildiği ve bu karar dikkate alındığında dava konusu taşınmazların 6292 sayılı Kanun'un 7. Maddesinde belirlenen taşınmazlar olmadığının İdare Mahkemesi kararınca kesinleştiği, bu nedenle 6292 sayılı Kanun uyarınca tazminat talebinde de bulunulamayacağı, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca oluşan tapu kaydının iptali ve tescili isteğine ilişkin olup davanın niteliği ve verilen kararın usule ilişkin olması nedeniyle davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunana AAÜT'nin 3. kısmına göre hesaplanan 2.427.232,65 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine hükmedilmesi hukuka aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT gereğince hesaplanan 2.427.232,65 TL'lik nispi vekalet ücretinin davacılardan tahsil edilerek davalılara verilmesine," cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine; "6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsil edilerek davalılara verilmesine," cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.