Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4244 E. 2025/5044 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4244
- Karar No
- 2025/5044
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2097 E., 2024/563 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/210 E., 2022/192 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan kadastro neticesinde dava konusu 241 ada 3 parsel 8699,93 m² yüzölçümüyle senetsizden susuz tarla vasfıyla ... ve ... adına tespit edilmiş, tespite komisyon nezdinde itiraz edilmiş, komisyonca itirazın reddine karar verilerek karar 31.12.2019 ila 29.01.2020 tarihleri arasında ilan edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 241 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalıların zilyetliğinin bulunmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, dava konusu yerin orman vasfı olma ihtimalininde mevcut olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın Hazine adına taşınmaz hangi vasıfta ise (ham toprak, hali arazi vb.) tapuya tescilini istemiştir. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında 241 ada 3 no.lu parselin 200 yılı aşkın süreden beri müvekkili ve murislerinin vergilerini ödeyerek zilyet olduklarını ileri sürerek taşınmazın müvekkili adına tespit ve tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusu taşınmazın ot biçmek amacıyla kullanıldığı belirtilse de gerek taşınmazın komşularıyla birlikte mera parseliyle benzer vasıf ve lokasyonda olması, gerek mera bitkilerini içermesi, gerekse taşınmazların bir bütün olarak kuzeyindeki zemin ve yükselti farkı oluşturmayan mevsimsel yağışla akar vaziyete gelen kuru nitelikteki dereden sonraki parsellerin hayvan otlatmak amacıyla kullanıldığının ve bu kuru dereden de hayvanların rahatlıkla geçebildiğinin beyan edilmesi karşısında dava konusu yerin komşularıyla birlikte aynı mera bütünlüğü içinde kaldığı, birleşen 2021/138 Esas sayılı davanın ise yukarıdaki aynı gerekçelerin yanı sıra tanıklardan birinin görgüye değil davacının bizzat kendisinden duyduklarına dayalı, diğer tanığın ise yerel bilirkişilerin birbirleriyle uyumlu söylemlerinin tam aksi yönünde verdiği beyanına itibar edilmediğinden davalarının da sübut bulmadığı..." gerekçesiyle asıl dosya yönünden davanın kabulüne, birleşen 2021/138 Esas sayılı dosya yönünden davanın reddine, Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 241 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Mera Özel Siciline yazdırılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...çekişmeli 241 ada 3 parselin aynı adadaki komşu 2, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar ile 144 ada 27 parsel sayılı taşınmazla bütünlük arz ettiği, yargılama aşamasında alınan raporlarda çekişmeli parselin bütünü olarak komşu mera parselleri ile ayırıcı bir sınırının bulunmadığının tespit edildiği, çekişmeli parselin tüm bölümleriyle mera bütünlüğü içerisinde kaldığı ve mera niteliğinde olduğu, dosya kapsamından taşınmazın öncesinin mera vasfında olup meradan açma olduğunun anlaşıldığı, bu durumun toplanan delillere yansıdığı, mera vasıflı taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi neye ulaşırsa ulaşsın değer verilemeyeceği..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, iş bu karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.