Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3754 E. 2025/4565 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3754
- Karar No
- 2025/4565
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/778 E., 2024/740 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2008/1018 E., 2021/29 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4. maddesi uyarınca 2007 yılında yapılan kadastro sonucunda; dava konusu 142 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 1.486.005,25 m² yüzölçümüyle senetsizden orman vasfıyla Hazine adına tespit edilip, 08.05.2007 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... köyünde mera, yaylak ve kışlakların tespitlerinin yapıldığını, daha sonra yapılan kadastro çalışmaları sırasında yaylak olarak tespiti yapılması gereken 300 dekarlık kısmın 142 ada 1 parsel içerisinde orman olarak tescil edildiğini belirterek tapu kaydının iptali ile dava konusu yerin yaylak olarak tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmında hakim olan orman bitki örtüsünün ardıç ağaçlarından müteşekkil olduğu, yaylakiye olarak talep edilen ve pörnek yaylası olarak adlandırılan 142 ada 1 parsel sayılı taşınmazın doğu sınırından başlayarak batıya doğru ve dağın güney yamacında 300 dekarlık alan içerisinde önce seyrek ve daha sonra yoğunlaşan ardıç ağaçlarının bulunduğu, jeodezi ve orman mühendisi bilirkişileri ortak raporlarına göre; dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmı üzerinde orman ağaç ve ağaççıklarının bulunduğu ve orman alanı içerisinde yer aldığı, çevresindeki orman alanı ile bir bütünlük oluşturduğunun tespit edildiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre "Orman Sayılan" yerlerden olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...142 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde, hükme dayanak bilirkişi raporlarına göre gerek keşif tarihi itibariyle ve gerekse 1985 ve 2011 hava fotoğraflarında üzerinde ardıç ağaçları bulunduğu ve ormanla bütünlük oluşturduğu, eğimi değişiklik göstermekle birlikte %8-15 ila %15-55 kadar yükseldiği, yörede orman kadastrosunun 3402 sayılı Kanun'a göre yapıldığı bu nedenle en eski hava fotoğrafları incelenmemiş ise de taşınmazın eylemli hali ve hava fotoğraflarında üzerinde ardıç ağaçlarının bulunduğu ve orman bütünlüğü içinde kaldığı belirlendiğine göre İlk Derece Mahkemecesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, işbu karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.