Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9368 E. 2024/12107 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9368
Karar No
2024/12107
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/890 E., 2024/577 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/49 E., 2023/183 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 01.08.1999-29.01.2000 tarihleri arasında davalı adi ortaklığa ait iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini, ayrıca söz konusu işçinin iddia ettiği tarihlerde çalışması bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. 3.Feri Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet döküm cetveline göre 29.01.2000-01.03.2000 tarihleri arasında davalılara ait iş yerinden sigortalılık bildirimi olduğu, iş bu tarih öncesine ilişkin Kuruma yansıyan her hangi bir kayıt, belge ve denetim olmadığı görülmekle, hizmet akdinin geçtiği yıl sonunun 31.12.2000, davanın 2023 içinde açılmış olması ve 29.01.2000 öncesi ilgili Yönetmelik uyarınca verilmesi gereken her hangi bir belgenin bulunmadığının kabulü ile güncel Yargıtay kararları esas alınarak hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili özetle, somut olayda hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.08.1999-29.01.2000 tarihleri arasında davalılara ait iş yerinde çalıştığının tespitini talep ettiği, davacının hizmet cetveline göre 29.01.2000-01.03.2000 tarihleri arasında davalı iş yerinden hizmet bildirimi olduğu, son hizmet bildiriminin yapıldığı ayın bulunduğu yıl sonu itibari ile 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirtilerek Mahkemece verilen red kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, davacının 01.08.1999 tarihinde çalışmaya başladığını ve işveren tarafından 29.01.2000 tarihinde sigorta girişi yapıldığını, işten ayrıldığı döneme kadar da blok olarak çalıştığını, dolayısıyla burada hak düşürücü sürenin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.08.1999-29.01.2000 tarihleri arasında davalılara ait iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; davacı ve davalı tanıkları ile kamu tanıklarının beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9368, K. 2024/12107, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9368-e-2024-12107-k-fa445f79dfd5