Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/373 E. 2026/2144 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/373
Karar No
2026/2144
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/904 E., 2023/1521 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/39 E., 2022/30 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ....... ili ...... ilçesi ....... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 24... ve 1 31... parsel sayılı sırasıyla 164.5 00... .100 m² yüzölçümlü taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu belirterek ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş; 1 31... parsel sayılı 46.000 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayalı olarak ... adına tespit edilmiş bilahare aktarılan davanın kapsamında kaldığından davalı hale getirilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ........ hasımsız olarak 11.04.1951 tarihli tescil ilamı ile tapu maliki olduğunu ancak dava konusu yerlerin gerçekte mera vasfında bulunduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile davalıların taşınmazlara müdahalesinin men’ini talep etmiş, Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, davaya konu olan parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Taşınmazların kadastro tutanakları ve aktarılan dava dosyasının birleştirilmesinde sonra İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif, fen, jeolog ve ziraat bilirkişisi raporları, hava fotoğrafları ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazların mera vasıfında olmadığı, 1 31... ve 4 parseller yönünden zilyetlik koşullarının oluştuğu, 1 24... parselin (A) harfli bölümünün göl yatağından kazanılan yer olup zilyetlikle edinilemeyeceği, (B) harfli bölümünde ise zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle (A) harfli bölümünün Hazine adına, (B) harfli bölümünün davalılar adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, keşif ve bilirkişi incelemelerine göre 1951 tarihli tapu kayıtlarının 1 24... ile 1 31... ve 4 parselleri kapsadığı, taşınmazların mera vasfında olmadığı, 1 24... parselin (A) harfli bölümünün göl yatağından kazanılan ve zilyetlikle edinilemeyecek yer olduğu, diğer bölümlerde ise zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu ancak 1 24... parsel yönünden miktar sınırlaması dikkate alınarak (B1) harfiyle gösterilen kısmında Hazine adına tescil edilmesi gerektiği, ayrıca davacının elatmanın önlenmesine ilişkin talebi de olduğundan davanın kabul edilen kısımları yönünden elatmanın önlenmesine de karar verilmesi icap ettiği gözetilerek davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayandığını, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yeterli mera araştırması yapılmadan ve hava fotoğrafları incelenmeden karar verildiğini, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak vasıfta olmasına rağmen davacı lehine değerlendirme yapıldığını, keşif ve bilirkişi incelemeleri arasındaki çelişkilerin giderilmediğini ve delillerin usulüne uygun değerlendirilmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; taşınmaza vergi kaydının uyduğunu, taşınmazın göl vasfında bulunmadığını ve 1970 yılından beri de göl vasfını taşımadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamu malı vasfında bulunup bulunmadığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu kabul edilen kısımlar yönünden hükmün usul ve kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'ın tüm ve davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı mümkün ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde dava konusu taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır. Ne var ki, Bölge Adliye Mahkemesince bu yükümlülük gözardı edilerek hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; dava konusu 1 31... parsel sayılı taşınmaz yönünden şeklen tapu oluştuğu halde, bu tapunun iptaline karar verilmemesi mükerrer sicil oluşmasına yol açabilecek vasfındadır. Bu nedenle, hükmün bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ...'ın tüm ve davacı Hazine vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine; 1 24... parsel ile 1 31... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (4) numaralı alt bendinde yer alan "1 31... parsel sayılı" ifadesinden sonra gelmek üzere "taşınmazın tapu kaydının iptaline ve mezkur taşınmazın" kelimelerinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/373, K. 2026/2144, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-373-e-2026-2144-k-575472a3265f