Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/367 E. 2025/5191 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/367
- Karar No
- 2025/5191
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/29 Esas, 2023/107 Karar KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, kararın davacılar vekili, davalı Hazine, Orman İdaresi ve KGM vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sonucunda, Siirt ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve davacılar adına tescil edilen 116 ada 17, 23, 120 ada 22, 166 ada 2, 13, 15, 16, 167 ada 4 ve 193 ada 2 parsel sayılı taşınmazların sınırlarında yer alan taşınmazların paftasında yol olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılar adına kadastro çalışmaları sırasında belli parsellerin tescil edildiğini bu parseller dışında kalan ve davacılara ait olan kısımların kadastro tespiti öncesinde yol geçirilmesi sebebiyle davacılar adına tescil edilemediğini, bu kısımların da davacılar adına tescil edilen taşınmazlar gibi davacıların zilyetliğinde olduğunu, davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu ifade ederek taşınmazların davacılar adına tescilini istemiş, devamında davacı vekili 21.03.2012 tarihli dilekçesi ile, davanın istem ve sonuç kısmını oluşturan “Kazandırıcı zamanaşımı nedeni ile taşınmazların mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tescili” kısmını “Mülkiyetin tespiti” şeklinde ıslah ettiklerini bildirmiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, mülkiyetin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların kadastrosu yapılırken ya da tutanakları düzenlenirken yola giden bu kısımların kadastroya tabi olması yolunda herhangi bir iddia ileri sürülmediğinden bu bağlamda tutanaklar itirazsız olarak düzenlendiği ve kesinleştiği, davacıların zilyetliğine ilişkin tespit dışı bırakma tarihinden itibaren dava tarihine kadar kanuni sürenin dolmadığı ve halen fiilen yol olarak kullanılan yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, kadastro öncesi nedenlere dayanarak hakkında tutanak düzenlenmeyen yerlerle ilgili açılan davalara ilişkin kanunlarda süre sınırı bulunmadığı, ayni hakların, kanuni kısıtlama yok ise nitelikleri gereği her zaman ve herkese karşı ileri sürülebileceği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun)'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık sınırlama hakkında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlara ilişkin olduğu, hal böyle olunca, Mahkemece davanın süresinde açıldığı kabul edilerek, işin esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu yapılan kısımların davacıların mülkiyetinde olan taşınmazların devamı niteliğinde olduğu, taşınmazların bu kısımlarının da tapulanan kısımlar gibi, davacılar tarafından eskiden beri davasız ve aralıksız olarak kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Siirt ili ... ilçesi ... köyü 166 ada 15 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 343.59 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 166 ada 16 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1600.52 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 166 ada 13 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 271.64 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 193 ada 2 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 334.28 metrekarelik kısmı ile (B) harfi ile gösterilen 786.02 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 167 ada 4 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 431.00 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 116 ada 17 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (F) harfi ile gösterilen 640.35 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacılar ... , ... ve ... adlarına taşınmazdaki payları oranında tespitine, 116 ada 23 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen 744.45 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 120 ada 22 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen 121.40 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 166 ada 2 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (I) harfi ile gösterilen 112.49 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine karar verilmiş, kararın davalılar Hazine, Orman İdaresi ve KGM vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, taşınmazın tespit tarihi olan 2008 yılı ve öncesine ait yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafları ve ortofoto getirtilerek dosyaya konulmalı, bundan sonra 3 kişilik ziraat mühendisi ve fen bilirkişisinden oluşacak heyet aracılığıyla yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı, zilyetliğin kimden kime ne zaman geçtiği ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü sorulup saptanmalı, yerel bilirkişi ve tanık ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmazların kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle uydu ve ortofotoya aktarılarak taşınmazın öncesinde yol olup olmadığına bakılmalı, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla dava konusu taşınmazlar halen zeminde yol ise de bitişiğindeki davacı taşınmazlarıyla mukayese edilerek taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı, zilyetliğin kimden kime ne zaman geçtiği ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünün belirtilmesi, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi, kabule göre; 166 ada 15 parsel sayılı taşınmazla sınırı olan ve (A) harfi ile gösterilen kısım için ... mirasçıları tarafından dava açıldığı halde ölü ... adına tespit hükmü kurulması isabetsiz olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince ikinci kez bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ... köyü 166 ada 2 parsel, 193 ada 2 parsel, 167 ada 4 parsel, 116 ada 7 parsel ve 120 ada 22 parsellerle sınırı olan ve yol olarak tescil harici bırakılan taşınmaz kısımlarının, evveliyatında imar ihyasının yapıldığı, taşınmazların mevcut durumda yol olarak kullanıldığı, kültür bitkisi kalıntıları olması göz önüne alındığında yakın zamanda tarımsal faaliyete konu oldukları ve zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi vasfında oldukları, davacılar lehine zilyetlikten edinme koşullarının oluştuğu, 166 ada 15 parsel, 166 ada 16 parsel, 166 ada, 13 parsel, 116 ada 23 parsel ile 193 ada 2 parselin 23.03.2023 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısımlarında zilyetlikten edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, Siirt ili ... ilçesi ... köyü 166 ada 15 parsel, 166 ada 16 parsel, 166 ada,13 parsel, 116 ada 23 parsel ile 193 ada 2 parselin 23.03.2023 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 334,28 metrekarelik kısmı bakımından açılan davanın reddine, Siirt ili ... ilçesi ... köyü 166 ada 2 parsel ile sınırı olan yolun 23.03.2023 havale tarihli fen bilirkişi raporunda ( I ) harfi ile gösterilen 112,49 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 193 ada 2 nolu parsel ile sınırı olan yolun 23.03.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 786,02 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 167 ada 4 nolu parsel ile sınırı olan yolun 23.03.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 431.00 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 116 ada 17 nolu parsel ile sınırı olan yolun 23.03.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (F) harfi ile gösterilen 640.35 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacılar ... , ... ve ... adlarına taşınmazdaki payları oranında tespitine, 120 ada 22 parsel ile sınırı olan yolun 23.03.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen 121.40 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine karar verilmiş, karar davalılar Hazine, Orman İdaresi ve KGM vekilleri tarafında ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine, Orman İdaresi ve KGM vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 12. maddesine göre; davalı ... Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.