Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3665 E. 2025/7865 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3665
- Karar No
- 2025/7865
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/3 E., 2019/66 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Dava konusu taşınmazların bulunduğu .... köyünde 1959 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 172, 1 73... sayılı parsellere uygulanan Temmuz 1927 tarihli ve 84... , Mart 1316 tarihli ve 4, Şubat 1957 tarihli ve 97, T.evvel 1333 tarihli ve 41 ve K.sani 1927 tarihli ve 54 sayılı tapu kayıtları kapsamında kalması nedeniyle tapu malikleri adına tespit edilmiş, Hazine ve gerçek kişilerin açtıkları tespite itiraz davasının yapılan yargılaması sonucunda Kahramanmaraş Tapulama Mahkemesinin 1962/51 Esas ve 1977/15 Karar sayılı kararı ile; kadastro sırasında taşınmazların tespiti iki bilirkişi ile yapıldığından yeniden tespitinin yapılması için tapulama tutanaklarının kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. Kadastro müdürlüğünce yeniden yapılan tespit üzerine taşınmazlar, Hazine adına tespit edilmiş, tapu kayıt maliklerinin yaptıkları itiraz üzerine kadastro komisyonunun 14.12.1981 tarihli kararı ile 1 72... sayılı parsellere yapılan itirazlar reddedilmiş, 01.02.1982 tarihli kararı ile de; 173 sayılı parselin yukarıda belirtilen tapu kaydı ve tedavül kayıtlarının kapsamında kaldığı belirtilerek bu parsele yapılan itirazlar kabul edilerek, tapu kayıt malikleri adına tespit edilmiştir. Komisyon kararına karşı Hazine ve davacı gerçek kişiler kadastro mahkemesinde dava açmışlardır. İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2005 tarihli ve 1983/10 Esas, 2005/441 Karar sayılı kararı ile; "davacıların dayandığı tapu kayıtlarının çok geniş olan .... Çiftliği sınırlarını kapsadığı, davacıların bu yerden yer satın almış olsalar bile tapu kaydının tek başına ispata yetmediği, taşınmazların fiilen başka kişiler tarafından kullanıldığı, davacıların satın alıp kullandıkları başka yerlerin tapusunu davalı yerlere uydurmaya çalıştıkları, taşınmazların zilyetlerinin farklı olduğu ve bu kişilerin de dava açmadıkları gerekçesiyle açılan bütün davaların reddine, dava konusu 172, 1 72... sayılı parsellerin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ..., ...,..... ..., ..., ..., ...,....., ... ve ... tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.04.2013 tarihli ve 2012/13443 Esas, 2013/3880 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu 172 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiş, dava konusu 1 73... sayılı parsellere ilişkin; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve hükmü temyiz eden davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının davalı 174 sayılı parsele uymadığı gibi taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin de bulunmadığı, 173 sayılı parsel yönünden ise tapulama sırasında Hazine adına yazılan payları iktisap ettiklerini ispatlayamadıkları, Hazinenin dayandığı Ocak 1956 tarihli ve 74 sayılı tapu kaydının yapılan keşif, uygulama ve alınan bilirkişi raporlarına göre davalı taşınmazlara uymadığı gibi tapulama sırasında da 50... sayılı parsellere revizyon gördüğü belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, gerçek kişiler ve Hazinenin sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği ancak, yargılama devam ederken 2003 yılında yörede yapılan orman kadastrosu sırasında dava konusu 1 73... sayılı parsellerin Dairenin geri çevirme kararı üzerine alınan fen bilirkişisi ek raporunda (A) işaretli bölümlerin orman tahdidi içine alındığı ve bu parseller yönünden davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza da dönüştüğü halde ... davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra yöntemince orman araştırmasının yapılması gerektiği, kabule göre de 173 sayılı parselin tapulama komisyonu tarafından tapu malikleri adına yazıldığı halde tespit maliklerinin davalı sıfatı ile, Hazinenin ise davacı sıfatıyla karar başlığında gösterilmemesi ve hüküm fıkrasında hatalı olarak komisyon kararı gibi Hazine adına tesciline şeklinde hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğu" gerekçesiyle, davacı gerçek kişilerin 1 73... sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parseller yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda icra edilen keşifte orman araştırması ve mera araştırması yapıldığı, 1 09... parsel sayılı taşınmazın (C) ve (D) ile işaretli alanların orman tahdit hattı içerisinde kaldığı, (B) ile işaretli alanın ise orman vasfını taşımasına rağmen orman tahdit hattı dışında ve 1 09... parsel içerisinde kaldığı, 1 07... parsel içerisinde (B) harfi ile gösterilen alanın da kesinleşmiş orman tahdit hattı içerisinde kaldığı, 1 07... parselde (B) harfi ile gösterilen kısım ile 1 09... parselde (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımların kesinleşmiş orman alanı içerisinde tespit gördüğü ve dolayısıyla 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davacıların ve müdahillerin tesis kadastrosu ve orman kadastro tespitine yönelik davalarının reddine, davacı/karşı davalı Hazinenin tesis kadastrosu ve orman kadastro tespitine yönelik davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine; dava konusu......... köyü eski 173 parsel yeni 1 07... parsel sayılı taşınmazın, kadastro komisyon tespitinin ve 22/2-a uygulama tespitlerinin iptaline, 18.09.2018 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli Ek-4 numaralı krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün 120.421,68 m² yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla Hazine adına tespitine ve aynı ada ve parsel numarası ile tapuya tesciline, dava konusu .... köyü eski 174 parsel yeni 1 09... sayılı taşınmazın, kadastro komisyon tespitinin ve 22/2-a uygulama tespitinin iptaline, 18.09.2018 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli Ek-4 numaralı krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün 25.667,82 m² yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla Hazine adına tespitine ve aynı ada ve parsel numarası ile tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen bölümün 2.472,43 m² yüzölçümlü olarak orman vasfıyla Hazine adına tespitine ve adına aynı ada ve takip eden son parsel numarası verilerek tapuya tesciline" karar verilmiş; hüküm, davacı/karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı/karşı davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; 13.03.2019 tarihli orman bilirkişisi ek raporunda ve bu doğrultuda harita mühendisi tarafından hazırlanan 18.09.2018 tarihli ek krokide 1 07... parsel sayılı taşınmazın (B) ve 1 09... parsel sayılı taşınmazın (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımların da orman olduğu belirtilmesine rağmen gerekçeli kararda bu alanlarla ile ilgili herhangi bir tescile ilişkin hüküm kurulmadığı, bu kısımların eksik bırakıldığı, bu durumun da kararın hüküm kısmını hem orman bilirkişisi raporuyla çelişkili ve hem de bozma ilamına aykırı kıldığını, hüküm kısmında eksik bırakılan dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazın (B) ve 1 09... parsel sayılı taşınmazın (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımları açısından da Hazine lehine orman vasfıyla tescil kararı verilerek, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde de bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, kadastro mahkemesi doğru sicil oluşturmaya elverişli ve infazı kabil hüküm kurmak zorunda olduğu halde İlk Derece Mahkemesince, 18.09.2018 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli Ek-4 numaralı krokide 1 07... parselde (B) harfi ile ve 1 09... parselde (C) ve (D) harfleri ile belirtilen kısımlara ilişkin sicil oluşturulması gerekirken, bu kısımlara ilişkin hiç hüküm kurulmaması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmekte ise de bu hataların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin 7. fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı/karşı davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının “A” bendinin “1” alt bendinden sonra gelmek üzere “2” numaralı bent olarak “2- B harfi ile gösterilen bölümün 2.437,18 m² yüzölçümle orman vasfıyla Hazine adına aynı adanın son parsel numarası ile tapuya tesciline,” ibaresinin, hüküm fıkrasının “B” bendinin “2” alt bendinden sonra gelmek üzere “3” numaralı bent olarak “3- (C) harfi ile gösterilen bölümün 10.614,97 m² yüzölçümle orman vasfıyla Hazine adına aynı adanın son parsel numarası ile tapuya tesciline,” ibaresinin, “4” numaralı bent olarak “4- (D) harfi ile gösterilen bölümün 9.644,78 m² yüzölçümle orman vasfıyla Hazine adına aynı adanın son parsel numarası ile tapuya tesciline,” ibaresinin eklenmesine ve bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, hükmün, 1086 sayılı Kanun'un 438/7. maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.