Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/366 E. 2025/3371 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/366
Karar No
2025/3371
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/413 E., 2023/727 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili, Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... köyü sınırları içerisinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarının tamamlanıp 09.06.2010 tarihinde askı suretiyle ilan edildiğini, ...köyünde ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Kanun'a göre 1946 yılında yapılıp ilan edilerek kesinleştiğini, 6831 sayılı Kanun'a göre Orman Kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve aplikasyon işlemlerinin 7 nolu Orman Kadastro Komisyon'una bağlı 3 nolu ekip tarafından yapıldığını, tüm bu çalışmalar sırasında ... köyünde bulunan eski 977 yeni 27865 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, kadastro ekiplerince yapılan bu çalışmalarda bu parselin davalı yan adına tespit edildiğini, tespitin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, taşınmaza ilişkin tespitin iptali ile kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Orman Kanun'unun 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılıp Hazine tarafından davalı yana satıldığı, taşınmazın orman sınırları dışında olduğu, Orman İdaresi tarafından taşınmazların orman olarak Hazine adına tescilinin istenilmesinin haksız olduğu; çekişmeli taşınmazda yapılan 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosunun ilk kadastroya ek bir işlem olduğu, ikinci bir kadastro niteliğinde olmadığı, yenileme kadastrosunun teknik çalışmalarla sınırlı olduğu, mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı ..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi tarafından esastan, davalılar ... ve ... tarafından vekalet ücreti yönüyle temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.11.2011 tarihli ve 2011/10433 Esas, 2011/13645 Karar sayılı ilamıyla; "... davanın, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan, kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine itiraza ilişkin olduğu, yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi işleminin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı savıyla açılan davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu, taşınmazın mülkiyetine ve niteliğine ilişkin davalarda genel mahkemenin görevli olduğu, somut olayda, dava dilekçesinin aynı zamanda mülkiyete ilişkin bir istem içerdiği, mülkiyete ve tasarrufa ilişkin bu davada genel mahkeme görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi, ancak, dava aynı zamanda 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre yapılan teknik çalışmaya itiraz niteliği taşıdığından, çalışmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığının yöntemince araştırılması ve bu yönde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş olup, Kadastro Mahkemesince bu kararda direnilmesi üzerine Hukuk Genel Kurul'unun 12.12.2012 tarihli ve 2012/20-1016 Esas, 2012/1109 Karar sayılı ilamıyla; "... dava dilekçesi içeriğinden istemin hangi konuya ilişkin olduğu açıkça anlaşılamadığı, İlk Derece Mahkemesince öncelikle davacı ... İdaresi vekilinden, davasının sadece 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca tespite itiraz mı, yoksa sadece mülkiyete ilişkin mi olduğu veya her iki istemi de birlikte içerip içermediği hususunun açıklattırılması gerektiği, davanın, sadece 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme işlemine itiraza ilişkin olması halinde, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesiyle, 26.11.2006 gün ve 26361 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı saptanması, yalnızca mülkiyet iddiasına dayalı olması halinde dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine ve İlk Derece Mahkemesi kararında olduğu gibi tutanakların da tapu kütüğüne aynen aktarılmasına karar verilmesi, davanın hem mülkiyet iddiasına, hem de 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olması halinde ise; yenileme işlemine itiraz istemi yönünden, bozma ilamında ve yukarıda değinilen araştırmaların yapılarak, anılan bentte belirtilen şekilde karar verilmesi, mülkiyet iddiası yönünden ise görevsizlik kararı verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesince, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde; "... 3402 sayılı Kanun'un 22/A uygulamasının bilirkişi incelemesi sonucu doğru olduğu, kanuna ve teknik ölçülere uygun olduğu ..." gerekçesiyle bu talep yönünden davanın reddine, taşınmazın tapu kütüğüne aynen aktarılmasına mülkiyet iddiası yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve bu karar, taraflarca temyiz edilmemesi nedeniyle 12.08.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Kadastro Mahkemesince mülkiyete ilişkin dava yönünden verilen görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi gereğince Orman İdaresi tarafından çalışma yapıldığı, ardından Kadastro Kanun'u 4. maddesi kapsamında orman sınır noktalarında teknik hataların düzeltilmesine yönelik çalışma yapıldığı, çalışma sonucunun 08.09.2022- 07.10.2022 tarihleri arasında ilan edildiği, itiraz edilmeksizin kesinleştiği, alınan bilirkişi ek raporunda dava konusu edilen alanın oman sınırları içerisinde kalmadığı, orman sınırları dışında kaldığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ... İdaresi temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman olduğu, sınırında da orman bulunduğu, 1946 yılında yapılan orman tahdidinde, 2. madde uygulaması ve aplikasyon çalışmalarında dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı, önceki raporlarda taşınmazın kısmen orman tahdit sınırları içinde bulunduğu belirtilmiş olmasına rağmen, fen bilirkişi ek raporunda taşınmazın tamamının tahdit dışında kaldığının belirtildiği ve çelişki oluştuğu, davası devam eden yerlerde kadastro komisyonunun çalışma yapma yetkisinin olmadığı, idarenin harçtan muaf olduğu iddiasıyla, hükmün bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/366, K. 2025/3371, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-366-e-2025-3371-k-7fe89d63b749