Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/262 E. 2025/11209 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/262
Karar No
2025/11209
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/16 Esas, 2024/470 Karar KARAR : Usulden ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen dava ile Hazine fazlalığının hisseye dönüştürülerek tescili istemine ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Hazine fazlalığının hisseye dönüştürülerek tescili istemine ilişkin davanın ise usulden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı birleştirilen davada davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada 77 ve 118 ada 26 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden ....'ın mirasçıları olduğunu, dava konusu taşınmazların ... Havaalanı yapımı nedeni ile kamulaştırıldığını, murislerine usulüne uygun tebligat yapılmadığını, taşınmazların değerli bir bölgede olduğunu, tespit edilecek tazminatın dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı Hazine vekili birleştirilen davanın dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada 77 parsel sayılı taşınmazın davalılar ve ... adına kayıtlı olduğunu, davalılardan ... mirasçıları tarafından dava konusu taşınmazın Menderes Havaalanı inşaatının yapımı için kamulaştırıldığı ve fiilen el atıldığı iddiasıyla İzmir 6.Asliye Hukuk Mahkemesinde Maliye Bakanlığı ve ... aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açıldığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydında 1690 m²lik bölümde Hazine fazlalığı olduğuna ilişkin şerh bulunduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki Hazine fazlalığının hisseye dönüştürülerek Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davacılar birleştirilen 2014/217 Esas sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 07.07.1970 tarihinde tapuya tesis kadastrosu ile tescil edildiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürede ve aynı Kanun'un geçici 4/3 maddesi uyarınca bir yıllık ek sürede dava açılmadığını, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddi gerektiğini, kamulaştırma tarihine kadar taşınmazın müvekkilleri tarafından kullanıldığını, tapunun beyanlar hanesindeki miktar fazlalığı kaydının davacıya ayni hak bahşetmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.02.2016 tarihli ve 2013/567 Esas, 2016/36 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın 116 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden kısmen kabulüne, 118 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden feragat nedeniyle reddine, birleştirilen 2014/217 Esas sayılı davanın ise hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı idare ve birleştirilen 2014/21 Esas sayılı davada davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, birleştirilen davanın davacısı ... vekilinin temyizine gelince dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın tapu kaydında ilk edinme nedeninin 1951 yılında tapuya tescil edilen kadastroya dayandığı ve 1690 m² Hazine fazlalığına ilişkin şerhin 1955 yılında verildiği anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın kadastro tespitine ilişkin tutanak ve dayanaklarının ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilerek Hazine fazlalığına ilişkin olarak kadastro öncesi nedene dayanılarak dava açılıp açılmadığı kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davada usulü hak gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen 2014/217 Esas sayılı davanın ise hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Birleştirilen davada davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu üzere taşınmaz kaydındaki Hazine fazlalığı kaydının tescili davaları 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde yer alan düzenlemeye tabi olmadığını, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bu hususta kararları olduğunu, tam tersine davalılar tarafından 10 yıl içinde bir dava açılmadığından, artık şerhe dair itiraz haklarının kalmadığını ileri sürerek birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Buna karşın; kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkin açılan asıl ve birleştirilen davaların Yargıtay bozma kararına konu olmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de ilk karar bozma ile ortadan kalktığından yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda; Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan 1, 2 ve 3 üncü paragraflarının çıkartılması, yerine "Davanın ve mahkememizin bu dava dosyası ile birleştirilen İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/328 Esas sayılı davanın KISMEN KABULÜNE. Davacı ... için 16.986,09 TL, davacı ... için 16.986,09 TL, davacı ... için 9.059,25 TL, davacı ... için 13.588,88 TL, davacı ... için 36.237 TL, davacı ... için 13.588,88 TL, davacı ... için 2.264,81 TL tazminatın davacı ... için hükmolunan tazminat yönünden dava tarihi olan 05.07.2010 tarihinden ve 106.446,19 TL tazminatın dava tarihi olan 12.11.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacı ...'in fazlaya ilişkin talebinin reddine, Dava konusu ... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi ... ada 77 parsel sayılı taşınmazda davacıların murisi ait 360/1800 hissenin tapu kaydının İPTALİ ile Hazine adına TAPUYA TESCİLİNE, davacılar tarafından davalı aleyhine dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada 28 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak açılan davanın vaki feragat nedeniyle REDDİNE, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılar tarafından yatırılan peşin harç ve ıslah harcı toplamı olan 1.614,35 TL harcın istek halinde karar kesinleştiğinde davacılar ve birleştirilen dosya davacısına iadesine, Davacılar tarafından yapılan ilk başvuru gideri, davetiye gideri, posta gideri, keşif gideri ve bilirkişi ücretinden ibaret toplam 1.999,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, artan avansın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, Mahkememizin bu dava dosyası ile birleştirilen İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/328 Esas sayılı dava dosyası yönünden yapılan ilk başvuru giderinden ibaret toplam 19,90 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 5,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, artan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davalı tarafından yapılan ilk başvuru gideri, davetiye gideri, posta giderinden ibaret toplam 17,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 13,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiye masrafın davalı üzerinde bırakılmasına, artan avansın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.393,76TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın feragat nedeni ile reddedilen kısmı yönünden 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... Bakanlığına verilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/262, K. 2025/11209, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-262-e-2025-11209-k-445c2d8af6bf