Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3451 E. 2025/5752 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3451
- Karar No
- 2025/5752
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1357 E., 2022/2159 K. KARAR : Bozma sonrası davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasına dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucu Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacı ...'nin ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir. Cevap dilekçesinde, vakfedenin iki ayrı vakfiyede de kendi soyundan gelen evladına galle fazlası bırakmadığı beyan edilerek davanın reddi savunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, vakfiyede galle fazlasının evlada bırakılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.06.2021 tarihli ve 2020/1756 Esas, 2021/5140 Karar sayılı ilamı ile vakfın galle fazlası ve tevliyetinin evlat dışında ..., sonra batın tertibi üzere ve nesiller boyu ...'in evlatlarına şart kılındığı, davacının dava konusu vakfın galle fazlasından faydalanmaya yönelik olarak eldeki davayı açtığına göre, galle fazlası lehine şart kılınan ... ... ile davacı arasında soybağı olup olmadığı üzerinde durularak davacının nüfus kayıtları esas alınarak gidebildiği kadar üst soyuna ve bunların bütün mirasçılarına ait nüfus kayıtları getirtildikten sonra daha önce verilmiş ve kesinleşmiş galle fazlasına müstehak evlat kararları varsa adı geçen vakıf evlatlarının açık kimlik ve nüfus kayıtlarına göre bir soy ağacı çizelgesi çıkartılarak, davacının bulunduğu kuşağın (batın) tam olarak belirlenmesinden sonra üst batında sağ evlat bulunup bulunmadığının denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edilip, üst batında sağ evlat bulunmadığı takdirde galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda; vakfın son üç mütevellisinin ..., ... ve ... olup davacının kendisini vakıfla irtibatlandırdığı vakfın son üç mütevellisinden olan ...'ın mütevelli, oğlu ...'ın da galle alanlar arasında olduğu, nüfus kayıtlarında davacının üst batnında... isimli 1930 doğumlu 92 yaşında birisinin sağ olarak bulunduğu, bu durumda üst batında sağ evlat bulunduğu anlaşıldığından davacının galle fazlasını müstehikliğine hak kazanmadığı ancak vakıf evladı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile "1- Davacının mazbut vakıf olan "...'nın" vakıf evladı olduğunun tespitine, 2-Vakfıyede galleden istifade şartı olarak öngörülen batın tertibi nazara alınarak, davacının galleye müstehak olmadığına," karar verilmiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı ... vekili verdiği temyiz dilekçesinde; vakfiyede vakfedenin kendi soyundan gelen evladına galle fazlası bırakılmadığını, bu nedenle, davacının dava konusu vakfa evlat olup olmadığı, vakfedenle soybağının bulunup bulunmadığının öneminin kalmadığını, dosya kapsamındaki kayıtlarda her ne kadar galleden yararlanan kişilerin ismi geçiyor ise de, bu galle alanların Vakfedenin soyundan geldiği, başka bir deyişle ...’in soyundan gelmediği anlaşılırsa ve gerçeklik bu ise, bu durumda davacının galleye müstehak vakıf evladı olduğundan bahisle talepte bulunamayacağını, bilirkişinin hazırladığı soy ağacı çizelgesinde, davacının soyunu bila-berat (resmi bir kayda dayanmayan) mütevellilik yapan Vatha'ya dayandırdığını, davacı lehine galle fazlası şart edilen ...'in veya vakfedenin evladı olduğunu ispat edemediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
5737 sayılı ... Kanunu'nun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.