Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2803 E. 2025/7071 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2803
Karar No
2025/7071
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2024/5 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Kadastro sırasında, Burdur ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 90... , 1 51... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Yusufça beldesi Muslukaltı mevkinde bulunan 15.000 m² yüzölçümlü taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, zilyetliğin tapu ve vergi kaydıyla kazanılamayacağını, ancak ... adına tescilinin yapılabileceğini, mülkiyet şartlarının oluşmadığını iddia ederek, davanın reddini ve ... adına tescilini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.07.2017 tarihli ve 2015/6 Esas, 2017/314 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, Burdur ili ... ilçesi .... beldesinde bulunan bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) harfiyle gösterilen 6.827,73 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 08.06.2022 tarihli ve 2021/17774 Esas, 2022/5501 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesince, davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Burdur Kadastro Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2022/15 sayılı yazısı ve ekinde yer alan Burdur Kadastro Müdürlüğünün 27.08.2021 tarihli ve 2264781 sayılı yazısına göre hüküm tarihinden sonra dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmalarına başlandığı ve taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmakta olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesinin “Kadastro Mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar.” hükmü uyarınca davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkeme Burdur Kadastro Mahkemesi olduğundan, görevsizlik kararı verilmesi amacıyla hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2. Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak verilen görevsizlik kararına istinaden dava dosyası kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; fen bilirkişi raporunda (A1) harfiyle gösterilen yere ilişkin mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporlarından imar ihya ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının davacı ve asli müdahillerin lehine gerçekleştiğinden davanın kabulüne, (A3) harfiyle gösterilen yere ilişkin olarak, yapılan keşif ve akabinde düzenlenen teknik bilirkişi raporlarından davacı tarafın zilyetlik hak ve iddiası bulunmadığından davanın reddine, (A2) harfiyle gösterilen yere ilişkin olarak ise davacı ve asli müdahil tarafın ya da kök murisleri tarafından geçmişten bugüne imar ihya faaliyetlerine başlamamış oldukları ve dolayısıyla da malik sıfatıyla zilyetlik durumunun bulunmadığı, teknik bilirkişi raporlarında bu durumun teyit edildiğinden bu kısma yönelik davanın reddine, Burdur ili .... İlçesi ... Mahallesi .... mevki fen bilirkişisi raporunda (B) harfiyle gösterilen 2 katlı bina, (C) harfiyle gösterilen ahır ve (E) harfiyle gösterilen ahşap ev ve tarla vasfında, 3 90... parsel olmak üzere; davacı mirasçılar ve asli müdahil mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline, (A2) harfiyle gösterilen 3 90... parsel ve (A3) harfiyle gösterilen taşınmazların ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadasto çalışmalarının 1965 yılında tamamlanarak kesinleştiğini, tutanakların kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan bu davayı kabul etmediklerini, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarının birbiriyle çelişen ifadeler içerdiğini, bilirkişi raporlarının imar ihya olgularını içermediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulundurulması gereken zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan taşınmazlardan olduğu gözardı edilerek hüküm kurulduğunu, kanunun aradığı zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı tam olarak araştırılmadan, dava ispatlanmadan dava dilekçesinde 20 yıllık zilyetlikten bahsedilmesine keşif ve yargılama aşamasında durumun böyle olmadığı anlaşılmasına rağmen belirtilen şekilde karar verilmesinin usul ve kanunlara aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2803, K. 2025/7071, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-2803-e-2025-7071-k-1dcc3325a8c5