Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2634 E. 2025/6832 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2634
Karar No
2025/6832
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1660 E., 2024/1 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dosya davacısı ... ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Asıl dosyada davacı ... Tüzel Kişiliği vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... , 1 10... , 1 11... ve 1 12... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sırasında orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiğini, 1 09... , 1 10... ve 1 11... parsel sayılı taşınmazların keşifte gösterecekleri belirli bir bölümünün, 1 12... parsel sayılı taşınmazın ise tamamının kadimden beri ... köyü tarafından mera olarak kullanıldığını ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile mera vasfı ile sınırlandırılmasının yapılarak özel siciline kaydına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı ... dava dilekçesinde; orman niteliği ile tespit edilen 1 09... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman olmadığını beyan ederek, orman olmayan kısmın kök muris ... mirasçıları adına ve miras hisseleri oranında tapuya tescilini talep etmiştir.. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; asıl dosyada davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (G) harfi ile gösterilen 230.273,13 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (I) harfi ile gösterilen 6.657,17 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 10... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 80.581,32 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 10... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen 207.353,32 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 11... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (E) harfi ile gösterilen 2.789.291,08 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 12... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına; birleşen 2015/22 Esas sayılı dosyada davanın kısmen kabulüne; dava konusu, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (H1) harfi ile gösterilen 2.000,00 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve arkadaşları adına tesciline; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (G), (H1) ve (I) harfleriyle sembolize edilmiş kısımları hariç kalan kısmının, 1 10... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (B) ve (C) harfleriyle sembolize edilmiş kısımları hariç kalan kısmının, 1 11... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (E) harfiyle sembolize edilmiş kısımları hariç kalan kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalılar Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli ve 2019/1716 Esas, 2020/171 Karar sayılı kararıyla; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmiş olmasına, aynı şekilde 27.04.2018 tarihli fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen raporda (I), (G), (B), (C) ve (E) harfleri ile gösterilen ve 1 12... parsel sayılı dava konusu taşınmaz bölümlerinin mera vasfında olduğunun, alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından ve ziraat bilirkişi raporundan anlaşılmasına göre davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği hakkında kurulan hüküm itibarı ile davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği; ancak, İlk Derece Mahkemesince davacı ...'in dayandığı tapu kaydının güney yönününde kendi hanesi okuduğu taşınmaza ilişkin olarak pafta ve teknik bilirkişi raporu incelendiğinde davacı ya da davacının murisi olan ... adına kayıtlı taşınmaz olmadığı gibi, muris ... mirasçıları adına kayıtlı olduğu belirtilen 1 21... parsel ile dava konusu taşınmaz bölümü arasında (I) harfi ile belirtilen mera vasfı ile olan taşınmaz ile dava dışı ... adına kayıtlı 1 21... parsel bulunmakla, dava konusu konusu taşınmazın güney yönünde okunan kendi hanesi doğrulanamadığı gibi tapu kaydında kendi hanesi olduğu belirtilmesine rağmen 1 21... parsel üzerinde ev vasfında muhdesat olmadığı ve niteliğinin dahi bahçe vasfında olduğu, diğer yönlerin ise yol kenarında herhangi bir yere uyabilecek mahiyette olduğu, bu hali ile davacı dayanağı tapu kaydının fen bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen tapu kaydı kapsamında kaldığının ispatlanamadığı gibi, teknik bilirkişi raporunda 20-25 yıldır davacı ve davacı murislerinin dava konusu taşınmaz üzerinde bir an olsun daha önceden zilyetliği olsa dahi 20-25 yıldır dava konusu alanın kullanılmadığı belirtilmekle, zilyetliğin iradi olarak terk edildiği ve böylece davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince davacı ...'in açtığı davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine temsilcisinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle birleşen 2015/22 Esas sayılı dosyada davacı ...'in açtığı davanın reddine; davacı ... Tüzel Kişiliğinin davasının kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (G) harfi ile gösterilen 230.273,13 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (I) harfi ile gösterilen 6.657,17 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 10... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 80.581,32 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 10... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen 207.353,32 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 11... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (E) harfi ile gösterilen 2.789.291,08 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 12... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (G) ve (I) harfleriyle sembolize edilmiş kısımları hariç kalan kısmının, 1 10... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (B) ve (C) harfleriyle sembolize edilmiş kısımları hariç kalan kısmının, 1 11... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (E) harfiyle sembolize edilmiş kısımları hariç kalan kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dosya davacısı ... ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.10.2023 tarihli ve 2021/10912 Esas, 2023/4851 Karar sayılı kararıyla; ".... 1) Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde: tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2) Birleşen dosya davacısı ...'in temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde: Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ...'in dayandığı tapu kaydının güney yönününde kendi hanesi okuduğunu, taşınmaza ilişkin olarak pafta ve teknik bilirkişi raporunun incelenmesi neticesinde, davacı ya da davacının murisi olan Şakir adına kayıtlı taşınmaz olmadığını, muris Şakir mirasçıları adına kayıtlı olduğu belirtilen 1 21... parsel ile dava konusu taşınmaz bölümü arasında (I) harfi ile belirtilen mera vasfı olan taşınmaz ile dava dışı Selahattin Kartal adına kayıtlı 1 21... parselin bulunduğunu, dava konusu taşınmazın güney yönünde okunan kendi hanesi doğrulanamadığı gibi tapu kaydında kendi hanesi olduğu belirtilmesine rağmen 1 21... parsel üzerinde ev vasfında muhdesat olmadığı ve niteliğinin dahi bahçe vasfında olduğunu, diğer yönlerin ise yol kenarında herhangi bir yere uyabilecek mahiyette olduğunu, bu hali ile davacı dayanağı tapu kaydının fen bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen tapu kaydı kapsamında kaldığının ispatlanamadığını, teknik bilirkişi raporunda ise 20-25 yıldır dava konusu alanın kullanılmadığı belirtilmekle zilyetliğin iradi olarak terk edildiği ve böylece davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı, İlk Derece Mahkemesince davacı ...'in açmış olduğu davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle ...'in açmış olduğu davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içerisinde mevcut, gerek keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları gerekse fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda, birleşen dosya davacının dayanağı olan 329 tarih cilt 25... numaralı tapu kaydının mahalli bilirkişi beyanı ile zemine uygulanması sonucunda, tapu kaydının mevkisinin uyduğu, sınırlarının doğuda su yolu, kuzeyde koru, batıda yayla yolu, güneyde kendi hanesi okuduğu, tapu kaydında 2 dönüm yazmasına karşın davacının kullandığı alanın 3.662,05 m² olduğu, miktar fazlası kısım kesildiğinde davacının 2 dönüme (2.000 m²) tekabül eden yerin krokide (H1) harfi ile gösterildiği belirtilmiştir. Anılan tapu tapu kaydının ihtiva ettiği sınırlar değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardan olup 3402 sayılı Kanun'un 20/C maddesine göre, tapu kaydındaki sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, sınırlara değil, kayıtta yazılan miktara göre kapsam tayin edilmesi gerekir. Somut olayda temyize konu 1 09... parselin (H1) ile gösterilen kısmın davacı ...'in dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı anlaşılmakla tapu kaydı karşısında kullanımın olup olmadığının önemi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, temyize konu 1 09... parselin (H1) ile gösterilen kısmın, değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlar içeren, bu nedenle miktarı itibarıyla geçerli olan dayanak tapu kaydının miktarı itibarıyla kapsadığı alan içerisinde kaldığı ve 3402 sayılı Kanun'un 20/C maddesine göre, tapu kaydındaki sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, sınırlara değil, kayıtta yazılan miktara göre kapsam tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan, birleşen dosya davacısı ...'in temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; birleşen 2015/22 Esas sayılı dosyada davacı ...'in açtığı davanın kısmen kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (H1) harfi ile gösterilen 2.000 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfı ile davacı ... adına tapu kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine; ... Köyü Tüzel Kişiliğinin davasının kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (G) harfi ile gösterilen 230.273,13 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (I) harfi ile gösterilen 6.657,17 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile sınırlandırılıp özel siciline kaydına, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 10... , 1 11... ve 1 12... parsel sayılı taşınmazlar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (G), (H1) ve (I) harfleriyle sembolize edilmiş kısımları hariç kalan kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş ve işbu karar, davalılar Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine temsilcisinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2634, K. 2025/6832, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-2634-e-2025-6832-k-85e71e024789