Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1931 E. 2026/4697 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1931
- Karar No
- 2026/4697
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/30 E., 2023/93 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar ..., ... ve ... vekili, ... vekili, ..., ... ve ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, 17 59... , 13, 21... parsel sayılı taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 17 59... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki krokide (A) harfi ile gösterilen binanın ...'ın, (B) harfi ile gösterilen binanın ... ve ...'ın müştereken fiili kullanımında olduğu, taşınmazın 3.992,45 metrekaresinin dere mutlak koruma alanında kaldığı, Orman İdaresinin yazısına istinaden 24,05 metrekaresinin eylemli orman vasfında olduğu; 17 59... parsel sayılı taşınmazın bahçe olarak 20 yıldan beri ...'ın kullanımında bulunduğu, taşınmazın 1.477,44 metrekaresinin dere mutlak koruma alanında kaldığı; 17 59... parsel sayılı taşınmazın bahçe olarak 12 yıldan beri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in müşterek kullanımında ve İdarenin yazısına istinaden tamamının eylemli orman vasfında olduğu; 17 59... parsel sayılı taşınmazın bahçe olarak 20 yıldan beri ... 'ın kullanımında olduğu, taşınmazın 7,93 metrekaresinin dere mutlak koruma alanında kaldığı şerhleri yazılmak suretiyle, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ..., ... ve ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 17 59... ve 13 parsel sayılı taşınmazlar hakkında dava açmışlardır. 3. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 17 59... , 13, 21... parsel sayılı taşınmazlar hakkında dava açmıştır. 4. Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 17 59... parsel sayılı taşınmazın eylemli orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek, dava açmıştır. 5. Birleşen davada davacılar ..., ... ve ...'ın miras yoluyla gelen hakka dayanarak, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 21... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak dava açmışlar ve bu dava eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir. 6. Yargılama sırasında müdahil ..., tutanaklarda isminin sehven ... olarak yazıldığını ileri sürerek, davaya katılmıştır. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ... ve arkadaşları cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2010/1405 Esas, 2014/253 Karar sayılı kararı ile, davacı ... İdaresinin davasının 21 parsel yönünden kabulüne, davacı ...'ın 09.12.2011 tarihli teknik bilirkişi raporunda 22, 12... parseller yönünden turuncuya taralı kısımlar yönünden davasının kabulüne, müdahil ...'ın talebinin kabulüne, davacılar ..., ... ve ...'ın davalarının 12.12.2012 tarihli teknik bilirkişi raporunda 12, 13 parseller yönünden miras hisselerine göre kabülüne, çekişmeli 17 59... parselin tespit gibi 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın niteliği kısmındaki "bahçe" sözcüğünün çıkartılarak yerine "ağaçlık" sözcüğünün yazılmasına, tutanağın beyanlar hanesinin silinerek tutanağın beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 25.05.2010 tarihli 4801 sayılı yazısına istinaden tamamı eylemli orman vasfındadır." ibarelerinin dercine, 17 59... parsel sayılı taşınmazın 09.12.2011 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ve turuncu renk ile gösterilen 540,00 metrekare yüzölçümündeki bölümün 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz bahçe olarak 20 yılı aşkın zamandır ... kızı ...'ın kullanımındadır. İşbu taşınmazın 540,00 metrekaresi dere mutlak koruma alanında kalmaktadır." ibaresinin dercine, 17 59... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısım dışında kalan ve turuncu renk ile gösterilen 373,47 metrekare yüzölçümündeki bölümün 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz bahçe olarak 20 yılı aşkın zamandır ... Kızı ...'ın kullanımındadır. İş bu taşınmazın 342,25 metrekaresi dere mutlak koruma alanında kalmaktadır." ibaresinin dercine, 17 59... parsel sayılı taşınmazın 09.12.2011 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfli turuncu renk ile 540,00 metrekare ve bu kısım dışında kalan turuncu renkteki 373,47 metrekare yüzölçümündeki bölümleri ifraz edildiğinden 17 59... nolu parselin yüzölçümünün 3.110,25 metrekare olarak 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesinin silinerek beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz ve üzerindeki binalar 20 yılı aşkın zamandan beri ... oğlu ... 'ın mirasçıları olan ... kızı ..., ... çocuğu ..., ... çocuğu ..., ... çocuğu ..., ... çocuğu ..., ... çocuğu ..., ... çocuğu ..., ... çocuğu ...'in iştiraken kullanımındadır. İşbu taşınmazın 3.110,25 metrekaresi dere mutlak koruma alanında kalmaktadır. Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 25.05.2010 tarihli ve 4801 sayılı yazısına istinaden 24,05 metrekaresi eylemli orman vasfındadır." ibaresinin dercine, 17 59... parsel sayılı taşınmazın 09.12.2011 tarihli teknik bilirkişi raporunda turuncu renk ile gösterilen 733,40 metrekare yüzölçümündeki bölümünün 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz bahçe olarak 20 yılı aşkın zamandır ... kızı ...'ın kullanımındadır." ibaresinin dercine, 17 59... parsel sayılı taşınmazın ifraz edilen bölüm sonrasında yüzölçümünün 3.057,60 metrekare olarak 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesinin silinerek beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz 20 yılı aşkın zamandan beri ... oğlu ... ... ...'ın mirasçıları olan ... kızı ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ...'in iştiraken kullanımındadır. İşbu taşınmazın 1.477,44 metrekaresi dere mutlak koruma alanında kalmaktadır." ibaresinin dercine, 17 59... parsel sayılı taşınmazın 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesinin silinerek beyanlar hanesine "İşbu taşınmaz bahçe olarak 20 yılı aşkın zamandır ... kızı ...'ın kullanımındadır. 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır." ibaresinin dercine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 25.12.2014 tarihli ve 2010/1405 Esas, 2014/253 Karar sayılı kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... ... ve arkadaşları vekili ile ... ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.10.2017 tarihli ve 2016/13107 Esas, 2017/6885 Karar sayılı ilamıyla, "sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, dava konusu 17 59... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak, ... tarafından taşınmazın ortak muris ...'dan kaldığı iddiasıyla açılan davada ... lehine hüküm kurulduğu, ancak, Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/692 Esas sayılı dosyasıyla, ... ve arkadaşları tarafından aynı taşınmaza ilişkin olarak dava açıldığı, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin eldeki dava sebebiyle kesinleşmemiş olduğu ve aynı taşınmaza ilişkin olarak hem Kadastro Mahkemesi hem de Asliye Hukuk Mahkemesinde ayrı ayrı dava görüldüğü anlaşılmakta olup kadastro tespiti kesinleşmemiş olan aynı taşınmaz hakkındaki iddia ve savunmaların Kadastro Mahkemesinde birlikte değerlendirilmesi gerekeceği, genel mahkemede derdest olan davanın kadastro mahkemesine aktarılmasının sağlanması ve eldeki dava dosyası ile birleştirilmesi, bundan sonra işbu dosya davacısı ... ile Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın davacıları ..., ... ve ...'in iddia ve savunmaları bir arada değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği; 17 59... ve 13 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yönünden ise, sözkonusu parsellerin teknik bilirkişi ...'in 09.12.2011 tarihli krokili raporunda turuncuya taralı olarak gösterilen kısımlarının ortak muris ...'tan kaldığı ve paylaşım sonucunda davacı ...'ye düştüğü kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme ve alınan beyanların davaya konu bu bölümlerin davacı ...'ye düştüğünün kabülüne ilişkin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin yöntemince giderilmediği, 17 59... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında, taşınmazın 24.05 metrekarelik bölümüne ilişkin olarak eylemli orman şerhi bulunduğu, bu nedenle Orman İdaresine de husumetin yöneltilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu 21 parsel sayılı taşınmazın eylemli orman olduğuna dair bilirkişi raporu kapsamında verilen 2010/1405 Esas ve 2014/253 Karar sayılı ilk kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2017 tarihli 2016/13107 Esas, 2017/6885 Karar sayılı ilamı ile onandığı, ancak bozma sonrası eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilen, Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/692 Esas, 2018/922 Karar sayılı dava dosyasında da dava konusu olması nedeniyle 21 parsel yönünden yeniden hüküm kurularak davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği, davacı ..., 22 parsel sayılı taşınmazın babası ...'tan intikal ettiğini, davacılar ..., ... ve ... ise babaları ...'tan intikal ettiğini iddia etmiş ise de, 1982 yılı ortofotosunda 22 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu, ... ve sonrasında ... tarafından ekip dikilen alan olarak iddia edilen yerin, keşifte dinlenilen muris ...'ın oğlu ...ın gelini ...'ın bilirkişi raporu ile doğrulanan beyanına göre 22 parselin güneyinde kalan ve ...'a satılan ve bilirkişi raporunda 23... parsel olarak gösterilen yer olduğu, 22 parselin 1980 yılında vefaat eden mirasbırakan ...'tan ve oğlu ...'tan kulanıcı olarak intikal etmediği, tanık ...'ın, kendisinin köye gelin olarak gelmesinden sonra 2000 yıllarında 22 parselin ... tarafından açıldığını beyan ettiği, bu durumda 22 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın reddine karar vermek gerektiği, dava konusu 12... parsel sayılı taşınmazların miras bırakan ...'tan intikal ettiğinin ve bu taşınmazlarda davacı ...'ye muris tarafından yer verildiğinin tüm tarafların anlatımları ile doğrulandığı, bu nedenle davacı ...'nin bu parsellere yönelik davasının kabulüne karar vermek gerektiği, davacılar..., ... ve ...'nin 12... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davası yönünden, davalıların davacıların miras payları oranında hakkı olduğunu kabul etmeleri nedeniyle bilirkişi raporunda gösterilen (A),(C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümler ayrıldıktan sonra kalan, 12... parsel olarak belirlenen bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmek gerektiği, ancak, davacıların 12 parselde bulunan muhdesatlar yönünden talepleri olmadığından muhdesat beyanlarının tutanakta yazılı olduğu şekilde belirlenmesi gerektiği, davacı ...'ın hatalı yazılan isminin düzeltilmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacı ... İdaresinin davasının 21 parsel yönünden kabulüne, birleşen 2010/1177 Esas sayılı dosya davacısı ...'ın davasının 12... parseller yönünden 03.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 02.10.2023 tarihli krokili ek raporda (A), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden kabulüne, 22 parsel yönünden reddine, müdahil ...'ın isim düzeltilmesi talebinin kabulüne, birleşen (2010/698 E.) dosya davacıları ..., ... ve... Karaaslan'ın davasının 12... parseller yönünden miras hisselerine göre kabulüne, birleşen 2019/24 Esas sayılı dosya davacıları ..., ..., ...'in 21... parsele yönelik davasının reddine, ... Mahallesi 17 59... parselin tespit gibi 2/B vasfı ile ... adına tapuya tesciline, tutanağın niteliği kısmındaki "bahçe" sözcüğünün çıkartılarak yerine "ağaçlık" sözcüğünün yazılmasına, tutanağın beyanlar hanesinin silinerek tutanağın beyanlar hanesine "6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 25.05.2010 tarihli 4801 sayılı yazısına istinaden tamamı eylemli orman vasfındadır." ibarelerinin dercine, ... Mahallesi 17 59... parsel sayılı taşınmazın 03.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 02.10.2023 tarihli krokili ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 540,00 m² kısmının ifrazı ile aynı ada, yeni parsel numarası verilerek 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz bahçe olarak 20 yılı aşkın zamandır ... Kızı ...'ın kullanımındadır. İşbu taşınmazın tamamı dere mutlak koruma alanında kalmaktadır." ibaresinin yazılmasına, ... Mahallesi 17 59... parsel sayılı taşınmazın 03.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 02.10.2023 tarihli krokili ek raporunda (C) harfi ile gösterilen 371,07 m² kısmının ifrazı ile aynı ada, yeni parsel numarası verilerek 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz bahçe olarak 20 yılı aşkın zamandır ... Kızı ...'ın kullanımındadır. İşbu taşınmazın 353,91 m² si dere mutlak koruma alanında kalmaktadır." ibaresinin dercine, ... Mahallesi 17 59... parsel sayılı taşınmazın 03.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 02.10.2023 tarihli krokili ek raporunda (A) ve (C) harfi ile gösterilen toplam 913,47 m² gelen kısmının ifrazından sonra kalan bölümün, ... Mahallesi 1759 ada, 12 nolu parsel, 3.110,25 m² yüzölçümü, 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesinin silinerek beyanlar hanesine, "6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz 20 yılı aşkın zamandan beri ... oğlu ... ...'ın mirasçıları olan ... kızı ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ...'in iştiraken kullanımındadır. Kadastro Tutanağı Krokisinde gösterilen A harfli bina ..., (B) harfli bina ..., ...,... ve ... Kızı ...'a aittir. İşbu taşınmazın 3.110,25 m² si dere mutlak koruma alanında kalmaktadır. Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü'nün 25.05.2010 tarihli ve 4801 sayılı yazısına istinaden 24,05 m²si eylemli orman vasfındadır." ibaresinin yazılmasına, ... Mahallesi 17 59... parsel sayılı taşınmazın 03.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 02.10.2023 tarihli krokili ek raporunda (D) harfi ile gösterilen 733,40 m² kısmının ifrazı ile aynı ada yeni parsel numarası verilerek 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesine "6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu taşınmaz bahçe olarak 20 yılı aşkın zamandır ... Kızı ...'ın kullanımındadır." ibaresinin yazılmasına, ... Mahallesi 17 59... parsel sayılı taşınmazın 03.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 02.10.2023 tarihli krokili ek raporunda (D) harfi ile gösterilen ve 733,40 m² kısmı ifraz edildikten sonra kalan bölümün, ... Mahallesi 17 59... sayılı parselin yüzölçümünün 3.057,60 m² olarak 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesinin silinerek beyanlar hanesine "6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu taşınmaz 20 yılı aşkın zamandan beri ... oğlu ... ...'ın mirasçıları olan ... kızı ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ..., ... ... çocuğu ...'in iştiraken kullanımındadır. İş bu taşınmazın 1.478,61 m² si dere mutlak koruma alanında kalmaktadır." ibaresinin dercine, ... Mahallesi 17 59... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesinin aynen bırakılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; 22 parsel sayılı taşınmazın murisleri ...'tan intikal ettiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından beyanı hükme esas alınan tanık ... ile aralarında husumet bulunduğunu, 21 parsel sayılı taşınmazda da hak sahibi olduklarını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 22 parsel sayılı taşınmazda hak sahibi olduğunu, 12... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak ise hüküm altına alınan miktarlara itiraz ettiklerini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; 12... parsel sayılı taşınmazlarda davacı ...'a yer verilmesinin doğru olmadığını, 12 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatlara yönelik de talepleri bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 12... parsel sayılı taşınmazlarda davacı ...'a yer verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. 1. Dava konusu 17 59... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... vekili, ..., ... ve... vekili ve davalı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dava konusu 17 59... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davacılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Dava konusu 17 59... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ile davalı ...'ın tüm, davacılar ..., ... ve... vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. b) Dava konusu 17 59... parsel sayılı taşınmaz kaydında, (A) harfi ile gösterilen binanın ...'a, (B) harfi ile gösterilen binanın ise ..., ..., ... ve ...'a ait olduğu yönünde şerh bulunmakta olup İlk Derece Mahkemesince, davacılar ..., ... ve ...ün bu muhdesatlara yönelik talebi bulunmadığı gerekçesiyle, muhdesat şerhlerinin aynen korunmasına karar verilmiş ise de, birleşen dosyada davacılar, 27.03.2014 tarihli duruşmada muhdesatlara yönelik talepleri bulunduğunu beyan ettikleri gibi, İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli kararıyla, 17 59... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binaların davacılar ...., ... ve...'ün de aralarında bulundukları ... ... mirasçılarının müştereken kullanımında olduğuna karar verilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 2016/13107 Esas, 2017/6885 Karar sayılı ilamında da bu husus bozma nedenleri dışında bırakılmıştır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince, davacılar..., ... ve ... lehine oluşan müktesep hak gözönünde bulundurularak, muhdesatlar yönünden mahkemenin 25.12.2014 tarihli kararına uygun şekilde karar verilmesi gerekirken, müktesep haklar gözardı edilerek hüküm tesis edilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 4. Dava konusu 17 59... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. b) Davacılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, 1982 yılı ortofotosunda 17 59... parsel sayılı taşınmazın orman olduğu, ... ve sonrasında ... tarafından ekip dikilen alan olarak iddia edilen yerin, keşifte dinlenilen muris ...'ın oğlu ...ın gelini ...'ın bilirkişi raporu ile doğrulanan beyanına göre 17 59... parselin güneyinde kalan ve ...'a satılan, bilirkişi raporunda 17 59... ve 24 parsel olarak gösterilen yer olduğu, 17 59... parsel sayılı taşınmazın 1980 yılında vefaat eden mirasbırakan ...'tan ve oğlu ...'tan kulanıcı olarak intikal etmediği, tanık ...'ın, köye gelin olarak gelmesinden sonra 2000 yıllarında ... tarafından açıldığını beyan ettiği anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; yargılama sırasında bilgisine başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın muris ...'tan kaldığını beyan edenler olduğu gibi, taşınmazı davalı ... tarafından ormandan açıldığını beyan edenler de olmuştur. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde, muris ...'tan kalan yerin dava konusu parselin güneyinde bulunduğu, 17 59... parsel sayılı taşınmazın ise ... tarafından ormandan açıldığı kabul edilmiş ise de, mahalli bilirkişi ve tanıkların bu konudaki ayrıntılı beyanları taşınmazlar başında alınarak rapora yansıtılmamış; beyanı hükme esas alınan tanık ile aralarında husumet bulunduğu davacılar tarafından ileri sürülmesine ve dosyaya bu konuda mahkeme kararı sunulmuş olmasına rağmen, bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamış; davalı ..., dava konusu 17 59... parsel sayılı taşınmazı kendisinin ormandan açtığını, bu nedenle ceza aldığını ve cezaevinde yattığını beyan etmiş olmasına rağmen bahsi geçen dava dosyası getirtilerek davaya konu olan yer ile 17 59... parsel sayılı taşınmazın aynı yer olup olmadığı araştırılmamış, bu haliyle dava konusu 22 parsel sayılı taşınmazın muris ...'den mi kaldığı yoksa davalı ...'a mı ait olduğu konusu net olarak ortaya konulmamıştır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) ve (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 17 59... ve 21 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA, Yukarıda (V.B.3.a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... ve davalı ...'ın, 17 59... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının, davacılar ..., ... ve ... vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacılar ..., ... ve ... vekilinin, dava konusu 17 59... parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.B.3.b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının, 7-D bendindeki (D bendi hüküm kısmında mükerrer olarak iki defa yazılmış olup ilk D bendindeki), "Kadastro Tutanağı Krokisinde gösterilen (A) harfli bina ..., (B) harfli bina ..., ..., ... ve ... Kızı ...'a aittir." cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine "Kadastro Tutanağı Krokisinde gösterilen (A) harfli bina ... çocukları ..., ..., ... ve ...'e, (B) harfli bina ... oğlu ... 'ın mirasçıları olan ... kızı ..., ... çocuğu ..., ... çocuğu ..., ... çocuğu ..., ... çocuğu ..., ... çocuğu ..., ... çocuğu ...'e aittir" cümlesinin yazılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının, 17 59... parsel sayılı taşınmaz yönünden bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yukarıda (V.B.4.a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin 17 59... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacılar ..., ... ve ... vekilinin, dava konusu 17 59... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu parsel yönünden BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.