Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1217 E. 2026/2772 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1217
Karar No
2026/2772
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/2 E., 2023/11 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili, Gönen Belediye Başkanlığı vekili, ... vekili ve asli müdahil/birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... köyünde bulunan 553 parsel sayılı taşınmaz 1.028.500,00 m² yüzölçümü ile mera vasfıyla, Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/318 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu gerekçesi ile malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; ...Köy Tüzel Kişiliği aleyhine, Gönen Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı men'i müdahale davasıyla, ...ilçesi ...köyü ... Çiftliği mevkinde bulunan yerin müvekkillerine ait olduğunu, bu yerin müşterek mülkiyet halinde olup, diğer mirasçılarında mülkiyet hakkının olduğunu, ...Tüzel Kişiliğinin çiftliğin bir kısım arazisinin mera olduğunu ve bu meraya tecavüz edildiği iddiasıyla müvekkilleri aleyhine dava açtığını, Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/333 Esas ve 1964/508 Karar sayılı dosyada açılan davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, kesinleşen kararda belirtilen arazi parçası ile bu parçanın civarında bulunan ve tapu içerisinde kalan 1000 dönümlük yere köyün müdahale ettiğini, müdahale edilen kısmın hudutlarının doğuda .. Deresi, batıda ... yolu, kuzeyde ..., güneyde kısmen eski...yolu ve...nın ... ve ... köylerine sattıkları tarla ile çevrili, tahminen 1000 dönümlük yer olduğunu ileri sürerek, davalı köyün müdahalesinin men'ini talep etmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ve ana dosyaya müdahil olan ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 553 parselin mera değil orman vasfında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. 3. ..., ..., ..., ... ve ... vekili 11.09.1978 tarihli dilekçesinde; ... Çiftliğinin 1/4 hissesini müvekkilleri tarafından satın alınması nedeniyle hissedar olduklarını ileri sürerek, davaya katılma talebinde bulunmuşlardır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın köy hudutnamesi kapsamında kalıp köye ait mera olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.05.1982 tarihli ve 1980/93 Esas, 1982/27 Karar sayılı kararı ile davacılar tarafından davalı aleyhine açılan men'i müdahale davasının reddine, dava konusu ...köyü 553 parselin tapulama dışı bırakılmasına ve bu parselin orman olduğu hususundaki müdahil vekilinin talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 7. Daire Hukuk Dairesinin 15.11.1983 tarihli ve 1983/4971 Esas, 1983/16619 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmasından sonra İlk Derece Mahkemesinin 05.11.1999 tarihli ve 1983/71 Esas, 1999/26 Karar sayılı karar ile davanın reddine, dava konusu ...köyü 553 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.11.2000 tarihli ve 2000/9702 Esas, 2000/97406 Karar sayılı ilamıyla ile bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmasından sonra İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2017 tarihli ve 2001/1 Esas, 2017/1 Karar sayılı kararı ile davacılar tarafından açılan davanın kabulüne, davalı Belediyenin müdahalesinin men'ine, dava konusu ....Mahallesi ... mevkinde bulunan tapunun 553 parselinde kayıtlı, 102 hektar 8.500 m² miktarlı taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine, Gönen Belediye Başkanlığı, asli müdahil ve birleşen dosya davacısı ..., müdahil ... (... mirasçısı), müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/4788 Esas, 2019/1439 Karar sayılı ilamı ile "davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının getirtilmesi, başka parsellere revizyon görüp görmediklerinin araştırılması, yapılacak keşifte hem en eski hem dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dayanak tapu kayıtlarının uygulanması ve yüzölçümü ile geçerli kapsamlarının belirlenmesi, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesi durumunda tapu kayıtlarının hukuki değerini koruyup korumadıklarının araştırılması, taşınmazlar tapu kaydı kapsamında olmadıkları ya da yüzölçümü ile geçerli tapu kayıtlarının miktar fazlasının bulunması durumunda kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının araştırılması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ve müdahil davacıların davasının kabulüne, davalılar Gönen Belediye Başkanlığı ile Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığının dava konusu Gönen ilçesi ...Mahallesi Ketendere mevkinde bulunan tapunun H.19.D.10.c pafta 553 parselinde kayıtlı, 1.028.500 m² miktarlı taşınmaza müdahalesinin men'ine, ... ilçesi ...Mahallesi Ketendere mevkinde bulunan tapunun 553 parselinde kayıtlı 1.028.500 m² miktarlı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın mera vasfıyla davacılar ve müdahil davacılar adlarına davalı parsel 1280 pay kabul edilmek üzere kararda belirtilen paylar oranında ... ve arkadaşları adına tapuya tesciline ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresinin davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilin taraf sıfatı olmaması nedeni ile davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği, davanın açılış tarihi ile davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, kanuni hasım olmaları nedeni ile aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı/asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, komşu parsellere ait kayıtların getirtilip incelenmediğini, dava konusu taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı ve üzerindeki maki formasyonlarının niteliğinin tespiti gerektiğini, dava konusu taşınmazların eğimleri klizimetre gibi teknik araçlarla ölçülmediğini ve müdahalenin men'i talebi yönünden İlk Derece Mahkemesinin görevsiz olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; keşif esnasında dinlenilen mahalli bilirkişilerin tamamı, dava konusu taşınmaz içerisinde davacılara ait tarla veya başka bir taşınmaz bulunmadığını, dava konusu taşınmazın ...köyü hayvan merası (köy otlakiyesi) olduğunu beyan ettikleri halde kişiler adına tescil kararı verilmesinin doğru olmadığını ve gerçek kişiler lehine mera vasfı ile tescil kararı verilemeyeceğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, bilirkişi heyetinin bozma ilamında belirtilen şekilde oluşturulmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ve Orman İdaresinin davası reddedilmiş olmasına rağmen taşınmazın mera olarak Hazine adına tescil edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısmının, komşusu olan orman parselinde de orman örtüsü olmadığı dolayısı ile taşınmazın ormanla bütünlük oluşturmadığı gerekçesi ile taşınmazın kişiler adına tesciline karar verilmişse de; bilirkişi raporunda taşınmazın 1958 tarihli memleket haritasında yeşil renkli ve çalılık sembolü olan ağaçlık alanda kaldığı, keşifte yapılan gözlemde de taşınmaz üzerinde ağırlıklı meşe cinsinde ağaçların olduğu ve bu ağaçların kök yaşlarının 80-100 olduğu, eğiminin %10-15 olup orman sayılan yerlerden olduğu, 1965 tarihli hava fotoğrafında taşınmaz bölümleri belirtilmeden kısmen ağaç ve ağaccık örtüsü ile kaplı kısmen ağaç örtüsü olmayan alan olarak göründüğü belirtilmiş olup, bir taşınmazın orman sayılan yerlerden olması için orman parseli ile bütünlük arzetmesi gerekmediğinden ve her bir taşınmaz için memleket haritası ve hava fotoğrafları uygulanmak eylemli durumu değerlendirmek gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince kurulan gerekçe yerinde değildir. Kaldı ki; bilirkişi raporunda 1958 tarihli memleket haritasının dayanak hava fotoğrafının uygulanmaması, 1965 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın her bir bölümünün ayrı ayrı değerlendirmesinin yapılmamış olması nedeni ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Bundan başka davacılar ... ve ... 1971 tarihinde köy tüzel kişiliğine karşı açtıkları temyize konu davada 17.06.1945 tarihli ve 67, 68... sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanmışlar ve İlk Derece Mahkemesince bu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsadığı kabul edilmişse de; değişir sınırlar içeren tapu kayıtlarından 59... numaralı tapu kaytları dava dışı birçok parsele revizyon gördüğü anlaşılmakta olup, İlk Derece Mahkemesince tapu kayıt kapsamı belirlenirken revizyon parselleri dikkate alınmadan hüküm kurulmuş, bozma ilamı öncesinde bu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsamadığı belirtilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince raporlar arası çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmuştur. Bozma ilamında tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsadığı kabul edilse dahi kayıtların 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) ve 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) karşısında değerini koruyup korumadığının tartışılması gereğine değinildiği halde İlk Derece Mahkemesince bu husus da tartışılmamıştır. Davacıların dava açarken delil olarak dayandıkları köy tüzel kişiliği ile taraflar arasında görülen ve tapu kayıtlarının uygulandığı belirtilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/333 Esas ve 1964/ 508 Karar sayılı ilamının dava konusu taşınmazı kapsadığını belirten ek rapor hükme esas alınmış ise de; söz konusu raporda 67 sıra numaralı tapu sınırlarının yazıldığı, 59 sıra numaralı tapu kaydının kuzey sınırında yazan "bodurun tarlası" sınırının dava konusu taşınmazların güneyinde kaldığı bu hali ile 59... sıra numaralı tapu kaydının kayıtlarının dava konusu taşınmazları ne şekilde kapsadığının belirlenemediği anlaşılmaktadır. O halde, İlk Derece Mahkemesince davacıların dayandıkları 17.06.1945 tarihli ve 67, 68... sıra numaralı tapu kayıtlarının revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tutanak örneklerinin ve tapu kayıtlarının; tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgelerin onaylı örnekleri okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı olmak şartıyla denetime elverişli olacak şekilde dosya içine alınmalı; dava konusu bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı, kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediğinin belirlendiği, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Yapılacak araştırma sonucu dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, dayanılan tapu kayıtlarının, 3116 sayılı Kanun, 4785 sayılı Kanun ve 5658 sayılı Kanunlar karşısında hukuki kıymetlerinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, taşınmazın orman sayılan yerlerden ve kadim ya da tahsisli mera niteliğinde olmadığının belirlenmesi halinde ise, bu kez miktarı ile geçerli dayanak tapu kayıtları ve davacıların dayandıkları Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu kayıtlarının uygulanmasına ilişkin kroki usulünce uygulanmalı, keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen dayanak kayıtlarda ve komşu taşınmazların dayanaklarını oluşturan kayıtlarda gösterilen sınırlar işaretlenmiş dayanak kayıtlarının miktarı ve sınırları itibarıyla kapsamlarını gösteren ayrıntılı rapor alınmalı; revizyon parselleri de dikkate alınarak tapu kayıtlarına usulünce kapsam tayin edildikten sonra taşınmazın tapu kaydı dışında kalan bölümlerinin bulunması halinde bu bölümlerin 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık vasfında olup olmadıkları ve meradan kazanılıp kazanılmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılıp kazanılamayacağı değerlendirilmeli; orman içi açıklık vasfında ve mera niteliğinde olmadıklarının belirlenmesi ya da tapu kayıt miktar fazlası yönünden veyahut dava konusu taşınmazın dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalmadıklarının anlaşılması halinde tüm taşınmaz hakkında, zilyetlik ve imar-ihya yönünden yöntemine uygun şekilde araştırma yapılmalı, bu kapsamda keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, önceki bilirkişi raporlarının da irdelendiği, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişisinden, ayrıca imar-ihya ve zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığının belirlenmesine yönelik olarak, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmazın evveliyatı itibarıyla niteliğinin ne olduğu, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmişse imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarında rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisine ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Kanun ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış taşınmaz/toprak miktarı belirlenip, 3402 sayılı Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hatalı değerlendirme ile karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılar Gönen Belediye Başkanlığı ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığına ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1217, K. 2026/2772, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1217-e-2026-2772-k-2d92c783af33