Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1073 E. 2026/2098 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1073
Karar No
2026/2098
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/58 E.,2023/194 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ve davalı ... kayyımı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ...... ili ...... ilçesi ...... köyü çalışma alanında bulunan 1 80... parsel sayılı 4.301,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ''6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın ...... oğlu ...'ın fiili kullanımında bulunduğu'' şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde; ...... ili ..... ilçesi ....... köyü ....... mevkindeki 1 80... parsel tarla vasfındaki taşınmazı 21.11.1996 tarihinde ... oğlu 1341 doğumlu ...... satın aldığını, 22.03.2006 tarhinde yapılan kadastro çalışmalarında orman sınırları dışına çıkarıldığını, ...... oğlu ...’in kullanımında olduğunun belirtildiğini, 2/B kullanıcı listeleri güncelleme çalışmalarında 21.06.2011 tarihli ölçü ve sınırlandırma krokisinde......... ...'ın işgalci olarak gösterildiğini,14.11.2011 tarihinde imzalanan kadastro tutanağında da ''........ oğlu ...'ın kullanımındadır'' şeklinde belirtme yapılarak taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini, ....... oğlu ... adında birisinin mevcut olmadığını, yanlışlıkla olmayan birisi adına 2/B kullanıcı listesinde kayıt tescil edildiğini, güncelleme çalışmaları yapan kamu görevlileri hakkında Bolu Valiliği'nin soruşturma izni verdiğini, 4483 sayılı Memurlar ve diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun gereğince ilgili Kamu Görevlileri hakkında görevi kötüye kullanma suçundan ceza davası açıldığını belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine taşınmazın ''...'in fiili kullanımında bulunduğu'' şerhinin yazılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın Hazinenin maliki olduğu taşınmazla ilgili olduğu ve Devletin taşınmaz kayıtlarının gerçeğe uygun, doğru tutulmasında sorumluluğu bulunduğu için öncelikle Hazineye ihbarda bulunması amacıyla davacıya süre verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde 21.06.2011 tarihli ölçü ve sınırlandırma krokisinde ......... oğlu ...'ın işgalci olarak gösterildiği, 18.01.2013 tarihli taşınmaz tespit tutanağında davacı ... işgalci olarak yazıldığını, 2/B alanlarının kullanıcı listesinde ise dava konusu taşınmazın ... oğlu ...'ın kullanımında gözüktüğünü, gerekli araştırmaların yapılarak ...'ın ve varsa mirasçılarının hak kaybına uğramaması için kim olduğu araştırılıp mahalli bilirkişilerin beyanları alınarak davanın tetkikinin gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2017/1 22... /55 Karar sayılı kararı ile ''dava konusu tarlanın 22.03.2006 tarhinde yapılan kadastro çalışmalarında orman sınırları dışına çıkarıldığı, ......... oğlu ...’in kullanımında olduğu belirtildiği, 2/B kullanıcı listeleri güncelleme çalışmalarında 14.11.2011 tarihinde imzalanan kadastro tutanağında da ''........ oğlu ...'ın kullanımındadır.'' şeklinde belirtme yapılarak taşınmazın Hazine adına tespit edildiği, 2/B kullanıcı listesinde kayıt tescil edildiği, yanlış tespit sebebiyle davacının ileride bu taşınmazı öncelikli alma hakkının engellendiği, dava açmakta hukuki yararının olduğu ve davanın sübut bulduğu'' gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu ....... ili ....... ilçesi ...... köyü ........ mevki 1 80... nolu parselde kayıtlı taşınmazın 2/B maddesine istinaden hazırlanan kullanıcı listesindeki ''...... oğlu ...'ın kullanımındadır.'' şerhinin iptali ile ''....... oğlu ...'in kullanımındadır.'' olarak tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.02.2021 tarihli ve 2020/9789 Esas, 2021/632 Karar sayılı ilamı ile ''İlk Derece Mahkemesince taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girildiği belirtilerek, şerhin sahibi olan ....... oğlu ... ile ....... oğlu ...'ın aynı kişiler olup olmadığının araştırılması, aynı kişiler olmadıklarının anlaşılması halinde hak kaybı oluşmaması amacıyla ...... oğlu ...'a kayyım atanması'' gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ....... ...... ...... 1 80... parsel tarlanın 22.03.2006 tarhinde yapılan kadastro çalışmalarında orman sınırları dışına çıkarıldığı, ...... oğlu ...’in kullanımında olduğu belirtildiği, 2/B kullanıcı listeleri güncelleme çalışmalarında 21.06.2011 tarihli ölçü ve sınırlandırma krokisinde ... oğlu ...'ın işgalci olarak gösterildiği, 14.11.2011 tarihinde imzalanan kadastro tutanağında da ''....... oğlu ...'ın kullanımındadır'' şeklinde belirtme yapılarak taşınmazın Hazine adına tespit edildiği, 2/B kullanıcı listesinde kayıt tescil edildiği, 2/B kullanıcı listeleri güncelleme çalışmaları yapan kamu görevlileri hakkında davacının şikayeti üzerine Mudurnu Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/140 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda görevi ihmalden mahkumiyetlerine karar verilerek kararın kesinleştiği, dava konusu taşınmaz davacının fiili kullanımında iken dava dışı ... oğlu ...'ın kullanımındadır şeklinde belirtme yapılarak davacının ileride bu taşınmazı öncelikli alma hakkının engellendiği dava açmakta hukuki yararının olduğu ve davasının sübut bulduğu'' gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... kayyımı vekili temyiz dilekçesinde; Mudurnu Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2021/338 Esas, 2023/204 Karar sayılı kararın 17.11.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, karara karşı 20.11.2023 tarihinde istinaf yoluna gidildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, istinaf aşamasında olduğunu, karar verilmeden önce adı geçen kararın kesinleşinceye kadar bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, temsil kayyımı atanmasını gerektiren sebeplerin kanunda açıkça gösterildiğini, ...'un temsil kayyımı olarak atanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Mudurnu Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2021/338 Esas, 2023/204 Karar sayılı kararının 17.11.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, karara karşı 20.11.2023 tarihinde istinaf yoluna gidildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, istinaf aşamasında olduğunu, karar verilmeden önce adı geçen kararın kesinleşinceye kadar bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, temsil kayyımı atanmasını gerektiren sebeplerin kanunda açıkça gösterildiğini, ...'un temsil kayyımı olarak atanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının hak sahipliği ve zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, davalı lehine konulan şerhin terkin edilip edilemeyeceği ve davacı yararına zilyetlik şerhi verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve kayyım vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili ve kayyım vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1073, K. 2026/2098, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1073-e-2026-2098-k-6a29c8b0b951