Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4962 E. 2026/4086 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4962
Karar No
2026/4086
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/12 E., 2025/176 K

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebi miktar itibariyle reddedilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıların müvekkilinin işlettiği hukuk bürosunda uzun yıllar sigortalı olarak çalıştığını, meslek etiğine ve ahlaka aykırı davranışlarının tespiti neticesinde iş akitlerinin feshedildiğini, davalıların davacının müvekkillerinden tahsil ettikleri toplam 267.440,03 TL'nin iadesi için başlatılan Antalya 2. İcra Müdürlüğünün 2015/11340 Esas sayılı dosyası ile icra takibine davalılar tarafından kötüniyetli olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; taraflar arasında birçok davanın olduğunu, diğer davalarda davacının büro masraflarının müvekkilleri tarafından karşılandığını kabul ettiğini ancak bu davada gelen paraların tamamının kendisinin olduğunu iddia ettiğini, vekalet ücretlerinin ortak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.12.2015 tarihli kararıyla; taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay 7. Hukuk Dairesince verilen 20.06.2016 tarihli ilamla; taraflar arasında işçi işveren ilişkisi değil avukatlık ortaklığı bulunduğundan davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı ile tarafların avukatlık ortaklığı bulunduğu, .....'in %40, ...'in %35, .....'in %25 pay almalarının kararlaştırıldığı, bu hususun taraflar arasında kesin hüküm niteliği kazandığı, ortaklık kasasının davalılardan ahzu kabz yetkisine sahip ... tarafından tutulduğu, tarafların ortaklık aşamasında bakılan dosyalardan davaya konu ettiği icra dosya ve mahkeme dosyalarından alınan vekalet ücretlerini davalılardan ...'in tahsil ettiği, davalı ...'in hiçbir dosyada tahsilat yapmadığı, tarafların birlikte vekalet alarak baktıkları dosyalardan davalı ...'in tahsil ettiği bedellerin belirlenmesi üzerine davacıya düşen payın ödendiği konusunda yazılı delil sunulmamış olması ve yemin deliline de dayanmaması nedeniyle davacının payı olan %40 nispetinde paya tekabül eden 217.387,36 TL'nin davalı ...'un sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 217.387,36 TL'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte isabet eden takip giderleri ile davalı ...'den tahsiline, itirazın kısmen iptali ve takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit olduğundan (217.387,36 TL) asıl alacağın %20'sine karşılık gelen icra inkar tazminatının davalı ...'den tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının kendisine verilen kesin sürede delillerini bildirmediğini ve bilirkişi ücretini yatırmadığını, taraflar arasında görülen ağır ceza yargılamasında davacının 2014 Eylül ayına kadar problemsiz çalışıldığını ifade ettiğini, dava konusu alacak iddiasının 2014 Eylül öncesine ait olduğunu, davacının başka davalar ile talepte bulunduğu alacaklar yönünden tekerrür oluştuğunu, yapılan tahsilatlardan ofis masrafları düşüldükten sonra davacının hissesinin hesaplanması gerektiğini, davacının serbest meslek makbuzlarını kesin sürede sunmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aralarında avukatlık ortaklığı bulunan davacının payına düşen vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyeceği, bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporu ile davacının payına düşen vekalet ücretinin doğru şekilde hesaplandığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesince; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını Mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.

Dava dosyasının incelenmesinde; alacağın miktarının tespit edilmesinin yargılamayı gerektirdiği, buna bağlı olarak alacağın likit olarak kabul edilemeyeceği ortadadır. Bu nedenle Mahkemece; hüküm altına alınan alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı ikinci paragrafının çıkartılarak yerine "-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine," bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4962, K. 2026/4086, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4962-e-2026-4086-k-e561dfc6ed69