Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/883 E. 2024/7511 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil İle İpoteğin Fekki
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/883
- Karar No
- 2024/7511
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil İle İpoteğin Fekki
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2003/242 E., 2005/85 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile ipoteğin fekki davasında verilen ve kesinleşen hükmün davalı ... ... ve arkadaşları vekilince temyiz edilmesi üzerine ilk Derece Mahkemesince 03.10.2022 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar davalı ... ... ve Arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... ili ... ilçesi ... mahallesi, 87 ada 28 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yörede, 6831 Sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre 1987 yılında 36 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılarak 28.10.1987 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmakatadır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ilçesi ... mahallesi 87 ada 28 parsel nolu taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun'a göre orman kadastrosunun 1987 yılında 36 nolu Orman Kadastro Komisyonuna göre Komisyon tarafından yapılarak 28.10.1987 tarihinde ilan edildiğini, davalılar tarafından ... Kadastro Mahkemesinin 1987/224 Esasında orman tahdidine itiraz davası açmaları nedeni ile kesinleşmesinin durduğunu, Mahkemenin 05.04.2002 tarihli kararı ile davanın reddedilerek kesinleştiğini, kesinleşen bu karara göre dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili için dava açma zaruretinin doğduğunu, taşınmazın tapu kaydı üzerinde ... Bankası lehine 1.650.000 .000 TL ipotek tesis edildiğinden tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline ve ... Bankası lehine mevcut rehinin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı İş Bankası, yargılama aşamasında davayı kabul etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2005 tarihli ve 2003/242 Esas, 2005/85 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde çalışma yapan 36 nolu komisyonun yaptığı orman kadastrosuna göre dava konusu taşınmazın kesinleşmiş Teos Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, devlet ormanı sınırları içinde kalan bu parselin özel mülkiyete konu olamayacağı ve tapusunun iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescilinin uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; dava konusu ... ilçesi ... mahallesi 87 ada 28 parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, davalı ... Bankası A.Ş. lehine mevcut 1.650.000.000 TL miktarındaki birinci derecedeki her iki ipoteğin terkinine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle, kararın 29.06.2005 tarihinde kesinleştiğine dair 19.07.2005 tarihli kesinleştirme tutanağı düzenlenmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve karara ilişkin yapılan tebligatların usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkillerinin adil yargılanma hakları ve Mahkeme önünde dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, taşınmazın Teos Devlet Orman sınırlarında kalmasının kadastro işlemlerini yapan yetkililerin hatalarından kaynaklanmakta olduğunu, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin murisinin söz konusu taşınmazı iyi niyetle tapu kayıtlarına dayanarak devlete duyduğu güven sonucunda edindiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli ek kararı ile; davalılar vekilinin kararı 21.09.2022 tarihinde temyiz ettiği, ancak kararın 19.07.2005 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle, temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davalılar vekili ek karara karşı başvurduğu temyiz dilekçesinde özetle, asıl karara karşı ileri sürülen temyiz nedenlerini tekrar etmiştir. Dava, kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil ile ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Bilindiği üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36 ncı maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmüne; 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde ise, "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir." hükmüne yer verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 28 inci maddesi, "Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Usulüne uygun tebligat yapılamayan ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verilmek suretiyle tespit edilir. Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden (seçim kurulları, tapu dairesi, belediye... vs.) gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir..." hükmünü, Tebligat yapılan tarihlerde yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğü'nün 46 ncı maddesi ise, "Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Bu Tüzük hükümlerine göre tebligat yapılamıyan ve 13 üncü madde mucibince yapılan soruşturmaya rağmen ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamıyan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresi meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına tebliğ mazbatasına şerh verdirilmek suretiyle tesbit edilir. Bununla beraber tebliği çıkaran merci, lüzum görürse, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden veya zabıta vasıtasiyle tahkik ve tesbit ettirebilir. İlan, tebligatta başvurulacak son çaredir." hükmünü içermektedir. Davalı tapu maliki ...’in dava dilekçesinde belirtilen adresine tebligat çıkarılmış, adres bırakmadan ayrıldığı gerekçesiyle tebligat iade edilmiştir. Daha sonra adres araştırma müzekkeresine cevaben kolluğun bildirdiği adrese tebligat yapılmıştır. Bu adrese yapılan tebligat da adresin sürekli kapalı olduğu gerekçesiyle iade edilmiş, mahkemece ilanen tebligata karar verilmiş ve 07/06/2004 tarihli Milli Gazete’de ilanen tebligat yapılmıştır. Tapu maliki ... mirasçısı davalı ...’nun dava dilekçesinde belirtilen “... mahallesi/...” adresine tebligat çıkarılmış, şahsın ... mahallesinde tanınmadığının mahalle azası ...’in sözlü ve imzalı beyanından anlaşıldığı gerekçesiyle tebligat iade edilmiştir. Daha sonra adres araştırma müzekkeresinde şahısların adresinin tespit edilemediği belirtilmiş, Mahkemece 2 nci kez “Mithatpaşa Caddesi No: 772 K:1 Vali konağı/...” adresine tebligat çıkarılmış, bu tebligat da şahsın adreste tanınmadığından bahisle iade edilmiş, mahkemece ilanen tebligata karar verilmiş ve 07.06.2004 tarihli Milli Gazete’de ilanen tebligat yapılmıştır. Tapu maliki ... mirasçısı davalı ...’nun dava dilekçesinde belirtilen “... mahallesi/...” adresine tebligat çıkarılmış, şahsın ... mahallesinde tanınmadığının mahalle azası ...’in sözlü ve imzalı beyanından anlaşıldığı gerekçesiyle tebligat iade edilmiştir. Daha sonra adres araştırma müzekkeresinde şahısların adresinin tespit edilemediği belirtilmiş, Mahkemece 2 nci kez “4/6 Sokak No:24/10 ...” adresine tebligat çıkarılmış, bu tebligat da şahsın adreste tanınmadığından bahisle iade edilmiş, mahkemece ilanen tebligata karar verilmiş ve 07.06.2004 tarihli Milli Gazete’de ilanen tebligat yapılmıştır. Tapu maliki ... mirasçısı davalı ...’nun dava dilekçesinde belirtilen “... mahallesi/...” adresine tebligat çıkarılmış, şahsın ... mahallesinde tanınmadığının mahalle azası ...’in sözlü ve imzalı beyanından anlaşıldığı gerekçesiyle tebligat iade edilmiştir. Daha sonra adres araştırma müzekkeresinde şahısların adresinin tespit edilemediği belirtilmiş, Mahkemece 2 nci kez “Mithatpaşa Caddesi No:772 K:1 Vali konağı/...” adresine tebligat çıkarılmış, bu tebligat da şahsın adreste tanınmadığından bahisle iade edilmiş, mahkemece ilanen tebligata karar verilmiş ve 07.06.2004 tarihli Mili Gazete’de ilanen tebligat yapılmıştır. Tapu maliki ... mirasçısı davalı ...’nun dava dilekçesinde belirtilen “... mahallesi/...” adresine tebligat çıkarılmış, şahsın ... mahallesinde tanınmadığının mahalle azası ...’in sözlü ve imzalı beyanından anlaşıldığı gerekçesiyle tebligat iade edilmiş, daha sonra adres araştırma müzekkeresinde şahısların adresinin tespit edilemediği belirtilmiş, Mahkemece 2 nci kez “177 Sokak. No:7, D:4 Yirmiler Apartmanı .../...” adresine tebligat çıkarılmış, çıkarılan bu tebligat mazbatasına “Davalı ile birlikte oturan eniştesi Orhan Köklü’ye tebliğ edilmiş.” olduğu şerh edilmiştir. Gerekçeli karar, davalı tapu maliki ... ile tapu maliki ... mirasçıları davalı ..., ... ve ...’ya, ilanen tebligat usulüyle 11.06.2005 tarihli Radikal Gazetesi’nde yapılan ilan ile tebliğ edilmiştir. Gerekçeli karar tapu maliki ... mirasçısı davalı ...’nun “177 Sokak. No:70, D:4 Yirmiler Apartmanı .../...” adresine tebliğe çıkarılmış, çıkarılan tebligat mazbatasına “Davalı ile birlikte oturan amcası Orhan Köklü’ye tebliğ edilmiş.” olduğu şerh edilmiştir. Çıkarılacak tebliğ evrakına cadde, sokak, bina numarası gibi adresin bulunmasına yarayacak diğer bilgilerinde yazılması zorunlu olup, “... mahallesi/...” adresi gibi sadece mahalle ve ilçe adı yazılarak tebligat çıkarılamayacağından adı geçenlere yapılan ilk tebligatların usulsüz olduğu kuşkusuzdur. Bunun yanında davalılara çıkarılan tebligatların bila tebliğ dönmesi üzerine adres araştırması için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmakla yetinilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığınca şahısların adreslerinin tespit edilemediğinin bildirilmesi üzerine mahkemece muhatapların adresi resmi veya hususi müessese ve dairelerden (seçim kurulları, tapu dairesi, belediye... vs.) araştırılmamış, dava dilekçesi ve gerekçeli karar ... dışındaki davalılara ilanen tebligat yoluyla tebliğ edilmiştir. Bu itibarla; yukarıda yazılı kanun ve tüzük hükümlerine aykırı yapıldığı anlaşılan usulsüz tebligatlar ile savunma ve hukuki dinlenilme hakkını kısıtlayacak şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Bunun yanında dava konusu taşınmaz ortak miras bırakan ...’dan kaldığına ve mirasçılar arasında paylaşım yapıldığından söz edilmediğine göre, terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, mirasçılardan birinin yaptığı temyizin sonuçlarından hükmü temyiz etmeyen mirasçı ...’nun da yararlanacağı kabul edilmelidir. Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince ek kararla, usule aykırı şekilde hükmün kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davalı tarafın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olması da doğru görülmediğinden, İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve esasa ilişkin temyiz yönünden ise, davalılara dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra davalı tarafın göstereceği kanıtların toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin 03.10.2022 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2005 tarihli ve 2003/242 Esas, 2005/85 Karar sayılı esasına ilişkin (asıl) kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.