Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6450 E. 2025/3564 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6450
Karar No
2025/3564
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/283 E., 2023/1216 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Cide Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/147 E., 2022/342 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5304 sayılı Kanunla Değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu çalışmasında, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve 05.01.2011 tarihinde hükmen tapuya tescil edilmiştir. Davacı... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle...ilçesi ... köyü 218 ada 27 parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri olan davacıların murisi ... adına tespit gördüğünü, 2008 yılı kadastro tespitinde taşınmazın bir kısmının orman parseli içerisinde kaldığını, bu kısmın da dahil taşınmazı 50 yılı aşkın süredir arpa, buğday ve mısır ekilerek zilyet edildiğini, taşınmaz üzerinde orman emvali bulunmadığını ileri sürerek, yapılacak keşif ile belirlenecek kısmın tapu kaydının iptali ile 218 ada 27 parsel içerisinde dahil edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hukuki ve fiili olarak orman olduğunu, dava konusu yerin orman bütünlüğü içinde yer aldığını, orman sınırlarının daraltılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altına bulunan yerlerden olmadığı, orman vasfında olmadığı, tarım arazisi niteliğinde olduğu, davacılara babasından intikal ettiği, muris ... ve çocukları tarafından çekişmesiz ve aralıksız 20 yıldan fazla bir zamandır malik sıfatı ile kullanıldığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu ... köyü sınırları içerisinde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ve 218 ada 27 parsel no.lu taşınmazın tapu kaydının iptali ile teknik bilirkişi Tamer Bingül'ün 13.09.2021 havale tarihli raporuna ekli krokide A=1474.46 m² olan turuncu renk ile boyalı kısmın davacı 218 ada 27 no.lu parselin tapu miktarına eklenerek 218 ada 27 parsel sayılı taşınmazın yüzölüçüm hanesinin 2.589.89 m² olarak iptalden önceki maliki adına tapuya kayıt ve tesciline, ekli krokide B=739.89 m²'lik kısma ve C=7767.78 m²'lik kısma 218 ada en son parsel numarasından başlanarak ayrı ayrı parsel numarası verilip T.C. Maliye Hazinesi adına Devlet Ormanı vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan teknik bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmaz bölümünün öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olmadığı, orman içi açıklık niteliğinde bulunmadığı, eylemli durumu itibarıyla da orman olmadığının belirlendiği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ... İdaresi vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacılarının murisi ve davacıların taşınmaza zilyet oldukları dosya kapsamında net olmadığı gibi orman arazisinin zilyetle mülkiyetinin kazanılamayacağını, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak kadastro çalışmasının 2008 yılında kesinleşmesi sonrasında 2016 yılında kesinleşen 2/B çalışmaları sırasında da tekrar orman sınırının gözden geçirilmiş olduğunu ve davacının haklı olduğunu gösterir hiçbir tespit yapılmadığını, taşınmazın hukuki ve fiili olarak orman olduğunu, dava konusu yerin tapulu tarımsal alan olmadığını, Anayasanın 169. maddesine göre orman sınırlarının daraltılmasının mümkün olmadığını, ormanların zamanaşımı yolu ile mülk edinilemeyeceğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/6450, K. 2025/3564, T. 08.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-6450-e-2025-3564-k-b82c1f7dfd69