Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1437 E. 2025/4836 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1437
- Karar No
- 2025/4836
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/496 Esas, 2024/3246 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tatvan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/301 Esas, 2023/463 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Bitlis ili, ... ilçesi, ... 1296 ada 7 parsel sayılı taşınmaza davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, davalı idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtlayan ve hatalı olarak konulan bu şerhin terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu taşınmazda şerhin talepleri üzerine tapu idaresi tarafından konulduğundan yapılan işlemin idari işlem olduğunu, görevli yargı kolunun idari yargı olduğunu, ilgili şerhin Tapu Müdürlüğü tarafından resen kaldırılması gerektiğini, ilgili Tapu Müdürlüğünün doğrudan kusuru ve dolayısıyla sorumluluğu olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun, usul ve kanuna aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydına konulan 31/b şerhinin davalı idare ve dolayısı ile kamunun menfaatini korumak adına idareye tanınan bir hak ve yetki olduğunu, kesinleşen mahkeme kararları ile kazanılmış haklarının zayi olmaması, tescil işlemlerinin gerçekleşmesi ve usul ekonomisi gereği, dava konusu yapılan taşınmazın tapu sicillerine bu şerhlerin konulmasının talep edildiğini, şerhin konulduğu tarihten önce, dava konusu taşınmaz ile ilgili karar veren mahkeme nezdinde 2942 sayılı Kanun'un hükümlerine dayanılarak açılmış bir dava bulunduğunu, mahkeme kararı sonucu tescil işlemleri gerçekleştiğinde ilgili şerhin, Tapu Müdürlüğü tarafından resen kaldırılması gerektiğini, davanın husumet yönüyle reddinin gerektiğini, aynı kök parselin ifrazı sonucu 10 ayrı dava açıldığından davaların birleştirilmesi ve tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafından yapılan işlemler ve açılan iş bu davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davada İdare Mahkemesi görevli olup adli yargıda açılan davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını ve yeniden dosya üzerinden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şerhin davalı idarenin talebi üzerine tapu kaydına işlendiği, malikin davalı idare aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talepli dava açtığı, bu davanın haksız fiilden kaynaklanan bir dava olup davacıya verilen tazminatın kamulaştırma bedeli değil, haksız el atmanın karşılığı olan tazminat olduğu, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşmiş uygulamalarına göre (Örneğin Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2010/12314 Esas, 2010/19634 Karar; 2010/6215 Esas, 2010/12195 Karar; 2013/11642 Esas, 2013/18079 Karar; 2021/1365 Esas, 2021/10357 Karar sayılı kararları) 2942 sayılı Kanun'un yalnızca taşınmazlara değer biçilmesine ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla uygulandığı; ancak usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılması halinde uygulama olanağı olan 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesinin bu tür davalarda kıyas yoluyla uygulanamayacağı, taşınmazdan kamulaştırma yapılmaksızın geçirilen enerji nakil hattı nedeniyle davalı idare lehine irtifak hakkı tesis edilmesi halinde, tesis edilen irtifak hakkının tapuya tescil edilmesi yerine, 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme amacına uygun düşmediği, bu nedenle dava konusu şerhin kaldırılması gerektiği, dava konusu taşınmazın evveliyatının Tatvan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ifraz öncesi 74 ada 21 parsel sayılı taşınmaz olduğu, taşınmaz hakkında davacı tarafından kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasının Tatvan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.11.2019 tarihli ve 2019/126 Esas, 2019/754 Karar sayılı kakarı ile görüldüğü ve kararın kesinleştiği, daha sonra kesinleşen imar uygulamaları ile az yukarıda yazı cevabında belirtilen çok sayıda taşınmazlar haline geldiği, kök taşınmazdaki 31/b şerhinin dava konusu taşınmaza da nakledildiği anlaşılmış, açıklanan sebeplerle yerel mahkemece şerhin terkinine karar verilmesinde, davacı lehine yargılama gideri ile vekâlet ücreti takdir edilmesinde ve miktarında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.