Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5668 E. 2025/1927 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5668
Karar No
2025/1927
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1835 E., 2023/687 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E., 2022/19 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Yörede 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan Orman Kadastro çalışmaları 15.09.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Tesis kadastro çalışmaları ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesine göre yapılmıştır. Dava konusu Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 102 ada 77 parsel sayılı 2131,64 m² yüzölçümündeki taşınmaz komisyon kararı ile tarla vasfında 14.11.2021 tarihinde ... adına tespit edilmiştir.16.11.2021 ve 15.12.2021 tarihlerinde ilan edilmiş ve dava nedeniyle kesinleşmemiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili ... ilçesi ... mahallesi çalışma alanı sınırları içinde kadastro ekibince 5831 sayılı Kanun'la 3402 sayılı Kanunu'na eklenen Geçici 8. maddesi kapsamında tahdit ve tespitleri yapılmış olup, düzenlenen askı tutanaklarının 16.11.2012-15.12.2021 tarihleri arasında askıya çıkarıldığını, askı ilanına ait yapılan incelemede, 102 ada 77 parsel no.lu taşmmaz Hazine adına yazılması gerek iken davalı adına yazılmış olduğu görüldüğünden iş bu tespite süresi içinde itiraz ettiklerini, davaya konu taşınmaz zilyetlikle kazanılacak taşınmazlardan olmayıp, dava adına yapılan tespit hatalı olduğunu, davaya konu taşınmazların zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. ve maddesine göre zilyetlik ile iktisap süresi ve şartları oluşmadığından bahisle, 102 ada 77 nolu taşınmazın davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmaz üzerinde davalı ve murisleri tarafından tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan daha fazla süreyle malik sıfatı ile zilyet oldukları, bu zilyetliklerini nizasız ve aralıksız olarak devam ettirdikleri, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddede belirlenen sulu ve susuz tarım arazileri için belirlenen sınırlamanın aşılmadığı anlaşılmış olup, netice olarak davalı lehine "kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği" sebebine dayalı olarak taşınmaz edinim şartları oluştuğu kanaatine varılmış, varılan kanaat doğrultusunda" açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazlar zilyetlikle kazanılacak taşınmazlardan olmayıp, davalı adına yapılan tespit hatalı olduğunu, davalı için 4721 sayılı Kanun'un 713. ve maddesine göre zilyetlik ile iktisap süresi ve şartları oluşmadığını, arzın maliki devlet olup; taşınmazların Hazine adına kayıt ve tescil edilmesi gerektiğini, orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğini, 3402 sayılı Kanun'un 18/II maddesinde de kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisabın şartları anlatıldığını, davacı bu aranan koşullardan hiçbirine sahip olmadığını bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; "Dava, 3402 sayılı Kanunu'nun geçici 8. maddesince yapılan kadastro tespitine itiraz davasıdır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları özellikle fen ve ziraat bilirkişi raporlarına ve özellikle dava konusu taşınmaza ilişkin olarak jeodezi bilirkişi tarafından çeşitli yıllara ait hava fotoğraflarında yapılan incelenmesine göre, taşınmazın ekili-sürülü vaziyette tarımsal faaliyet yapıldığının rapor edildiği, hava fotoğraflarında taşınmazın kullanımın net olarak gözüktüğü, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaz hakkında imar ihyanın tamamlandığı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı belirlendiğine ve adına tescil kararı verilen yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından" davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf istemindeki gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ :Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5668, K. 2025/1927, T. 10.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-5668-e-2025-1927-k-e5e914010a5b