Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4880 E. 2024/1151 K. – Kullanım Kadastr
Konu: Kullanım Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4880
- Karar No
- 2024/1151
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanım Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/576 E., 2023/614 K. KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/621 E., 2021/518 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu çalışması sonucunda dava konusu 216 ada 30,31 ve 32 parsellerin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde “6831 sayılı Kanunun 2/B Maddesi uyarınca Hazinesi adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır” ve her bir taşınmazın ayrı ayrı sırasıyla davalı ... , ... ve ... kullanımında bulunduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii 216 ada 30, 31 ve 32 parselde kayıtlı taşınmazların 2010 tarihinde yapılan kadastro çalışmasında 30 parsel için, ''Taşınmaz 1997 yılından ... kızı ... kullanımındadır. Taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçları ... kızı ... aittir''; 31 parsel için ''Taşınmaz 1997 yılından ... oğlu ... kullanımındadır. Taşınmaz üzerinde bulunan ... oğlu ...'ya aittir''; 32 numaralı parsel için ''Taşınmaz 1997 yılından beri ... kızı ... kullanımındadır. Taşınmaz üzerinde bulunan ... kızı ... aittir'' şerhi verilerek hazine adına tespit gördüğünü, ancak davacı ile dava dışı ... arasında 23.07.1987 tarihinde akdedilmiş gayri menkul satış senedi uyarınca sınırları belirtilen 1000 m² yüzölçümlü taşınmazı satın aldığından beyanlar hanesindeki tüm şerhlerin terki ile şerhler hanesine davacının kullanımının şerhinin yazılmasına karar verilmesini istemiştir. Yargılama sonunda mahkemece; davacı 1987 tarihli satış senedine dayanarak dava açmış ise de davacı taşınmazları hiç kullanmadığı, yurt dışına gittiği ve 35 yıl hiç gelmediği tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı, böylelikle davacının çekişmeli taşınmazlar üzerinde tespit öncesinde kullanımını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiş olup, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararı davacı vekili tarafından 0ptemyiz edilmiştir. Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.