Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/756 E. 2025/1758 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/756
Karar No
2025/1758
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1741 E., 2023/2120 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/44 E., 2023/243 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; davalı eşi ...‘in 2017 yılında kendisine baskı yaparak ve ileride gerekli olabileceğini söyleyerek kendisinden vekaletname aldığını, ancak davalının vekaletname tanziminden iki-üç ay sonra, eş olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemeye ve sadakatsiz davranışlarda bulunmaya başladığını, kendisinden boşanmak isteğini söylediğini, akabinde kendisinden aldığı vekaletnameyi kötüye kullanarak maliki olduğu 3068 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 8 nolu bağımsız bölüm ile 434 ada 6 ve 6817 parsel sayılı taşınmazları yeğeni olan diğer davalı ...’e satış suretiyle devrettiğini, temliklerin bilgi ve rızası dışında yapıldığını, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini, kendisine herhangi bir satış bedeli ödenmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar; davanın zamanaşımına uğradığını, yapılan temlikin davacının bilgi ve rızası dahilinde olduğunu, davalı ...’in aldığı satış bedelleri ile borçlarını ödediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve davalı ...’in evliliklerinde sorunlar yaşamaya başladıkları dönemde davalı ... tarafından davacının verdiği vekalet ile davacıya ait taşınmazların diğer davalı yeğeni ...t'e devredildiği, bilirkişi raporuna göre taşınmazların temlik tarihindeki değerleri ile resmi senette gösterilen satış bedelleri arasında fahiş fark bulunduğu, ayrıca dava konusu taşınmazlardan olan meskenin hala davacı tarafından kullanıldığı, davalılar arasındaki yakın akrabalık ilişkisi, davalı ...'in devir tarihi olan 2017 yılında 20 yaşında olması, yaşı itibari ile taşınmazları devir alabilecek ekonomik durumunun bulunduğunun ispatlanamaması karşısında, davalı vekil ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların davalı vekil ... tarafından diğer davalı ...'e rayiç bedellerinin çok altında bir bedellerle temlik edildiği gibi, düşük de olsa kararlaştırılan satış bedelinin davalılar tarafından davacıya ödendiğinin de ispat edilemediği, davalıların yakın akraba olduğu, el ve işbirliği içerisinde hareket etmek suretiyle davacıyı zararlandırdıkları, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delil listesinde davacının isticvap edilmesine dayanılmasına rağmen Mahkemece bu hususun yerine getirilmediğini, eksik inceleme ile hüküm verildiğini, davacı tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, ancak davalı tanık beyanlarının görgüye dayalı olduğunu, bu nedenle davalı tanık beyanlarına üstünlük tanınması gerektiğini, tüm işlemlerin davacının bilgi ve rızası ile yapıldığını, davalı delillerinin tam olarak toplanmadığını, taşınmazların satışından elde edilen bedellerin tarafların borçlarının ödenmesinde kullanıldığını, resmi senetteki satış bedellerinin belediye emsal rayici üzerinden gösterildiğini, mesken olan taşınmazın davacının değil, davalının kullanımında olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, Rotterdam Başkonsolosluğunun 02.06.2017 tarih 3497 yevmiye nolu vekaletnamesi ile davalı eşi ...’i vekil tayin ettiği, vekil ...’in davacının maliki olduğu dava konusu 434 ada 6 ve 6817 parsel sayılı taşınmazlar ile 3068 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 8 nolu bağımsız bölümdeki ½ payını 05.06.2017 tarihinde satış suretiyle yeğeni olan diğer davalı ...’e satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle zaten ispat edilmiş bir hususta isticvaba başvurulmayacağına göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 14.103,28 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/756, K. 2025/1758, T. 07.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-756-e-2025-1758-k-21dd978102d3