Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/466 E. 2024/5324 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/466
Karar No
2024/5324
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, ... ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 180 ada 59 parsel sayılı 1.110,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, ... ili Merkez ilçesi ... Köyünde yapılan kadastro tespit çalışmalarında orman olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan ve tescil harici bırakılan yerlerin Hazine adına tespit edilmeyip kişi adına tespit edilmesinin hukuka uygun olmadığını, taşınmazın niteliğinin orman olduğunu, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında bırakılmış olmakla orman niteliğini yitirse de, tahdidin kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilemeyeceğini, ayrıca taşınmazın evveliyatının orman veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu nedenle zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini öne sürerek, 180 ada 59 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2020 tarihli 2019/205 Esas 2019/500 Karar sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2020 tarihli ve 2020/867 Esas, 2020/1100 Karar sayılı kararı ile "çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde öncesinde tesis kadastro çalışmalarının ne zaman yapıldığı, yine taşınmazın bulunduğu yörede hangi yasa kapsamında ne zaman orman kadastrosu yapıldığının belirlenmediği gibi öncesinde yapılan tesis kadastrosuna ilişkin orijinal kadastro paftası örneği getirtilerek çekişmeli taşınmazın neden tescil harici bırakıldığının belirlenmeye çalışılmadığı, öte yandan dosya kapsamına getirtilen kurum talep sayfasından taşınmazın bulunduğu yörede orman bilirkişi raporunda belirtilen 1958 ve 2006 tarihli hava fotoğrafları dışında 1961 ve 1972 tarihli hava fotoğrafları ile 1978 ve 2009 tarihli memleket haritaları bulunduğu belirtilmesine rağmen anılan tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritalarının incelenmediği, çekişmeli taşınmazın bu hava fotoğrafları ile memleket haritalarında hangi nitelikte bulunduğu, orman olup olmadığı, yine çekişmeli taşınmazın anılan tarihli hava fotoğraflarında kullanılıp kullanılmadığını incelemeyen, yine bilirkişi rapor eki belgelere sadece taşınmazın işaretlenip çekişmeli taşınmaz ile birlikte komşu taşınmazları bir arada geniş kapsamlı olarak göstermeyen ve bu şekilde hava fotoğrafları ile memleket haritasındaki işaretlemenin doğru olup olmadığını denetlemeye elverişli olmayan yetersiz nitelikteki fen ve orman bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği, davalılar adına 40 /100 dönüm belgesiz araştırması yapılmadığı, dava konusu 180 ada 59 parsele komşu olan, 180 ada 57-58-60 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanak örneklerinin dahi getirtilmediği" gerekçesiyle, istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tanık beyanları uyarınca dava konusu taşınmazın, orman sayılan yerlerden olmadığı, davalı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile," incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve fen bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, alınan bilirkişi raporları, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile fen ve orman bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporlarında tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda çekişmeli taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle adına tapu kaydı oluşan davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının koşullarının gerçekleştiği" gerekçesi ile davacı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/466, K. 2024/5324, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-466-e-2024-5324-k-24b763d0f6ef