Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4583 E. 2025/4285 K. – Orman Kadastrosu

Konu: Orman Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4583
Karar No
2025/4285
Karar Tarihi
Konu
Orman Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1265 E., 2023/507 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) Kadirli 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/8 E., 2020/7 K. Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiş, kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ................köyü çalışma alanında bulunan 119 ada 1 ve 124 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 9.132.074,03 ve 5.841.447,88 m² yüzölçümü ve orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., ...............ili ............... köyünde kain 119 ada 1 ve 124 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro sırasında orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, ne var ki taşınmazların murisinden kendisine intikal ettiğini, tarla vasfında olduğunu açıklayarak, taşınmazların belgesizden kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle adına tescilinin gerektiği iddiasıyla dava açmıştır. II. CEVAP Davalılar, orman niteliğinde olan dava konusu taşınmazların (2/B) çalışmaları sırasında orman sınırları dışına çıkarılmadığını, davacıların bu taleple dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kadirli 1. Kadastro Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2017/8 Esas, 2020/7 Karar sayılı kararıyla, davacının adına tescil edilmesini talep ettiği dava konusu taşınmazların 2007 yılında kadastro çalışmasında Hazine adına orman vasfı ile tescil edilen 119 ada 1 ve 124 ada 1 parseller içinde kaldığı, yörede 2014 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) (2/b) maddesi uyarınca kadastro çalışmaları yapıldığı, davacının ise dava dilekçesi ile kesinleşen orman sınırları içinde bulunan taşınmazın adına tescil edilmesini talep ettiği, davanın da bölgede yapılan (2/b) kadastro çalışmaları sonucu düzenlenen kadastro tutanağının ilanı olan 15.12.2014 tarihinden itibaren 30 günlük süre içerisinde 13.01.2015 tarihinde Kadastro Mahkemesinde açılmış olduğu göz önüne alınarak; davacının orman parseli olan ve bölgede 2014 yılında yapılarak 15.12.2014 tarihinde ilan edilen (2/b) uygulama kadastrosuna tabi olmayan taşınmazın bu uygulamaya tabi olmasını talebi olarak değerlendirmek gerektiği, kesinleşen orman sınırları içinde bulunan taşınmazın orman dışına çıkarılması talebi hakkında ise İdareyi (2/b) maddesine göre uygulama kadastrosu yapmaya zorlar şekilde dava açılamayacağı, kesinleşen orman sınırlarının içinde kalan taşınmazın gerçek kişi adına tescil edilemeyeceği gibi beyanlar hanesine de kullanıcı şerhi düşülemeyeceği ve ormanların Devlete ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi ve 3402 sayılı Kanun'un 31/son maddesi gereğince davalı lehine vekalet ücreti takdiri isabetli olduğundan, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin olması gerekenden çok düşük miktarda tespitinin hatalı olduğunu, böylece Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik (2/B) madde çalışmalarına itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4583, K. 2025/4285, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-4583-e-2025-4285-k-921bb0b2b1d7