Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4478 E. 2024/7481 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4478
- Karar No
- 2024/7481
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3130 E., 2023/1977 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/279 E., 2019/228 K. Taraflar arasında İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ...'in davalı kulübün üyesi olduğunu, 2014 yılı ve öncesine ait aidat borcu olmadığını, 2015 yılında yapılmayan aidat ödemesinin 2016 yılı aidatı ile birlikte 240 TL ödendiğini, tüzük gereği art arda 3 yıl aidat ödemediği gerekçesi ile üyeliğinin sonlandırıldığını, ancak yapılan ödeme nedeni ile tüzükteki bu durum oluşmadığından kulüp üyeliğinin sonlandırılmasının haksız olduğunu ileri sürerek kongre üyeliğinden çıkarma kararının iptali ile üyelik sıfatının devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının 3 senedir ödemediği-tamamlamadığı aidat bedelleri nedeniyle üyeliğinin tüzüğün açık hükmü uyarınca kendiliğinden sona erdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davalı Dernek Tüzüğünün 10. maddesinin (k) bendinde yıllık aidatı 3 yıl art arda ödemeyen üyelerin üyeliklerinin kendiliğinden sona ereceği, bir yıla ait aidatın ödenmemesi halinde o yılı takip eden senenin aidat miktarı ile beraber ödenmeyen aidat borcunun iki katı olarak ödeme yükümlülüğünün bulunduğu düzenlemesinin yer aldığı, buna göre, davacının üyeliğinin 2018 yılı itibariyle sona ermesi için 2015-2016-2017 yıllarında aidat ödememesi gerektiği, davacının 2015 yılı aidatını ödemediği, 2016 yılında 120.000,00+120.000,00 TL. olmak üzere iki yıllık aidat ödediği, bu tutarın 2015 yılı aidatının cezalı olarak ödenmesi şeklinde değerlendirilebileceği, bu durumda 3 yıl art arda ödememe koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının Beşiktaş Jimnastik Kulubü dernek üyelik sıfatının devam ettiğinin tespitine karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya kapsamından davacının en son 2014 yılı aidatını ödediği, 2015 yılı aidatını ödemediği, 18.05.2016 tarihinde 120,00 TL 2015 üyelik aidatı açıklamasıyla ve aynı tarihte 120,00 TL 2016 üyelik aidatı açıklamasıyla aidat ödediği, davalı tarafından aidatların eksik yatırıldığı gerekçesiyle üyeliğin sonladırıldığı bilgisinin verildiği, davacının 2016 yılında yaptığı ödemeler dikkate alındığında davalı Dernek Tüzüğünün 10/k maddesinde belirtilen art arda üç yıl yıllık aidatın ödenmemesi halinin gerçekleşmediği, üyeliğin sonlandırıldığı kararının tespit niteliği dikkate alınarak davalı vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek davacının 3 senedir ödemediği ve tamamlamadığı aidat bedelleri nedeniyle, Tüzüğün açık hükmü gereğince herhangi bir işleme gerek olmaksızın üyeliğinin kendiliğinden sona erdiğini, Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından itirazlarının göz önüne alınmadan hüküm kurulduğunu, açıklanan ve re'sen tespit edilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, davalının üç yıl art arda dernek üyelik aidatlarını ödemediği gerekçesi ile üyelik kaydının silinmesine dair kararın iptali ile üyeliğin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.