Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/429 E. 2024/4712 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/429
- Karar No
- 2024/4712
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteğinin dava değeri itibariyle reddine ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, Tokat ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 185 ada 9 parsel sayılı 1.730,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, Tokat ili Merkez ilçesi ... Köyünde yapılan kadastro tespit çalışmalarında orman olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan ve tescil harici bırakılan yerlerin Hazine adına tespit edilmeyip kişi adına tespit edilmesinin hukuka uygun olmadığını, taşınmazın niteliğinin orman olduğunu, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında bırakılmış olmakla orman niteliğini yitirse de, tahdidin kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilemeyeceğini, ayrıca taşınmazın evveliyatının orman veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu nedenle zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini öne sürerek 185 ada 9 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/80 Esas, 2020/35 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş; kararın, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/231 Esas, 2021/346 Karar sayılı kararı ile "tesis kadastrosuna ilişkin orijinal kadastro paftası örneği getirtilerek çekişmeli taşınmazın neden tescil harici bırakıldığının belirlenmeye çalışılmadığı, mahkemece orman ve jeodezi bilirkişi kurulu marifeti ile yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporu ve geri çevirme kararı sonrası alınan ek bilirkişi raporu incelendiğinde, bilirkişi raporlarının dayanağı olan memleket haritalarında taşınmazın niteliğini belirlemeye yarar olan lejant görünmeyecek şekilde gösterildiği, öte yandan bilirkişi rapor ve ekinde hava fotoğraflarında taşınmazın yeri hava fotoğrafları üzerinde işaretlenerek gösterilmiş ise de çekişmeli taşınmaz komşuları olan aynı adadaki taşınmazlar ile birlikte ada bazında hava fotoğraflarına işaretlenmediğinden taşınmazın konumu ve yerinin hava fotoğrafları üzerinde doğru olarak işaretlenip işaretlenemediğinin de denetlenemediği, ayrıca taşınmazı gösterir fotogrametrik paftanın getirtilmediği, dolayısı ile çekişmeli taşınmazın kullanım sınırlarının bu paftada belirli olup olmadığının da araştırılmadığı, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemeyeceği, öte yandan taşınmaz davalarında tanıkların keşif mahallinde dinlenilmesi gerektiği halde tespit bilirkişilerinin duruşmada dinlendiği, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları ile duruşma sırasında dinlenen tespit bilirkişilerinin beyanları zilyetlik süresi açısından birbiriyle çeliştikleri halde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmediği" gerekçesiyle, istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.6 ncı maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "her ne kadar ziraat Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 15.12.2021 havale tarihli raporda; taşınmaz üzerinde on yaşlarında şeftali ağaçlarının bulunduğu, emek ve masraf yapılarak kırk kırk beş yıl öncesinde imar ve ihya çalışmalarının tamamlandığı tespitlerine yer verilmişse de diğer bilirkişi raporları ve tanık beyanları uyarınca, davalının eşinin dava konusu taşınmazı sulama kanalının yapılması ile meyve bahçesi olarak kullanmaya başladığı, taşınmazın öncesinde çalılık, taşlık, boş arazi olduğu, taşınmazda meyve bahçesi öncesinde tarımsal faaliyette bulunulmadığı, sulama kanalının 2001 yılında faaliyete geçtiği, dava konusu taşınmazdaki ağaçların 2001 yılı sonrasında dikildiği, kadastro çalışmalarının 2015 yılında yapıldığı, keşif tarihi itibariyle ağaçların yaşının 10 olması sebebi ile 2015 yılı itibariyle ağaçların beş yaşlarında olduğunun kabulünün gerektiği, ağaçlar dikilmeden önce tarla olarak kullanıldığına dair hava fotoğrafı tarihinin 2006 olması birlikte değerlendirildiğinde davalının zilyetlik süresinin yirmi yıldan az olduğu, ziraat mühendisi raporunu destekleyen hava fotoğrafı, delil bulunmadığından rapora itibar edilmeyerek hava fotoğrafları ile beyanlar hükme esas alınarak davalı lehine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddesindeki şartların oluşmadığı" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli taşınmazda davalı lehine kadastro öncesi edinme koşullarının oluşmadığının mahkemece yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi, tanık beyanları ve ziraat bilirkişi raporlarından anlaşılmasına göre sair hususlar dışında davalı vekilinin sair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, ne var ki, mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonucunda taşınmaz üzerinde kadastrodan önce davalı tarafından dikildiği anlaşılan ceviz ağaçlarının bulunduğu, bu durumda Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi gereğince muhdesatların beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiği, dolayısıyla davanın kısmen kabulü gerekirken tam kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 nci maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu 185 ada 9 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, Kadastro Kanunu'nun 19/2 nci maddesi gereğince taşınmazın üzerindeki ceviz ağaçlarının davalı ...'e ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş, bu kez davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, (İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine) Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.