Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4244 E. 2025/7001 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4244
Karar No
2025/7001
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2022/66 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... kasabası ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 92... parsel sayılı taşınmaz, 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'na göre oluşan 03.01.1963 tarihli ve 299 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konusu taşınmazın davacıya miras yoluyla intikal ettiğini ve davacının taşınmazın zilyedi olduğunu, Hazine adına yapılan tespitin doğru olmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2008 tarihli ve 2007/328 Esas, 2008/149 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 11.06.2009 tarihli ve 2008/6399 Esas, 2009/2397 Karar sayılı ilamıyla; İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırmanın karar vermeye yeterli olmadığı gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2013/93 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile dava konusu 2 92... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarihli ve 2016/11696 Esas, 2019/5299 Karar sayılı ilamıyla; bozma ilamına uyulduğu ancak bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, yeniden araştırma yapılması gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; ‘’... dava konusu taşınmaz üzerinde 1940'lı yıllarda da imar ihya yapılmış olduğu ve tarımsal amaçla kullanıldığı, mera vasfında olmadığı, meradan açılma olmadığı, dava konusu taşınmazın en az 1943 ve öncesi yıllardan itibaren tarımsal faaliyette kullanıldığı sonucuna varılmış, dava konusu taşınmaza ait 1963 tarihli tapu kaydında dava konusu taşınmaz Hazine adına tespit ve tescil edilse de, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) madde 46/1 uyarınca tapu kaydının oluştuğu tarih olan 1963 yılından geriye doğru en az 20 yıldır imar ihya edilip tarımsal amaçla kullanıldığı, dava tarihine kadar da tarımsal kullanımın eklemeli zilyetlik yoluyla davacıya kadar devam ettiği, davacı ...'nin dedesi ... tarafından tarla olarak zirai amaçlarla kullanılmakta iken ...'nin ölümü ile taşınmazın mirasçıları arasında yapılan rızai taksim sonucunda davacının babası ... (...) ...'ye verildiği ve aynı şekilde ... (...) ... tarafından kullanılmakta iken ... 'nin sağlığında oğlu davacı ...'ye bağışlandığı, dava konusu taşınmazın Hazine yahut üçüncü bir şahısla ilgisinin bulunmadığı, keza taşınmazın kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinde "... oğlu ... işgalindedir" şeklinde yazılı bulunması ve belirtmelik tutanağında ... işgalinde olduğunun belirtilmesiyle yukarıda açıklanan hususların teyit edildiği, davacının miras hakkından kaynaklanan külli halefiyet ve bağışlama olgusundan dolayı da akdi halefiyet sebebiyle eklemeli zilyetlikle taşınmazı kullandığı, Kadastro Kanunu'nun 14, 17... . maddelerinde belirtilen şartların davacı yararına sağlandığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu taşınmazın davacı adına tarla vasfıyla tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4244, K. 2025/7001, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-4244-e-2025-7001-k-4d8a60285832