Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3650 E. 2025/321 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3650
Karar No
2025/321
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine temsilcisi ile Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu Tunceli ili ... ilçesi ... köyü 117 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre senetsizden orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, tespit 23.12.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Davacı vekili; Tunceli ili, ... ilçesi ... köyü 117 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde dava dilekçesine ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.366,59 m²lik kısmının davacıya ait olmasına rağmen orman parseli olarak tespitinin yapıldığını, dava dilekçesine ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1.235,34 m²lik kısmın ise bu taşınmazın devamı olduğu halde yol boşluğu olarak tespitinin yapıldığını belirterek taşınmazların 1.366,59 m²lik kısmının orman parselinden, 1.235,34 m²lik kısmın ise yol boşluğundan ifraz edilerek müvekkili adına ayrı ayrı tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen yolun sol tarafındaki taşınmazın da davacı adına kayıtlı olması ve mahalli bilirkişi beyanlarından yol geçmeden önce dava konusu edilen ve (A) harfi ile gösterilen alan ile bir bütün olarak kullanıldığı, bilirkişi raporlarında taşınmazın tarım faaliyetlerinde bulunmaya uygun olduğu, orman sayılan alanlardan olmadığı, yol boşluğu olarak tespit gören ve 160 ada 3 ve 4 parsellere ulaşımı sağlayan dava konusu yolun iptali imkanı olmadığı gibi diğer parsellere ve köy mezarlığına geçit hakkı talebi de doğacağı ve inşaat bilirkişisince de fiili durum bu şekilde rapor edildiğinden (B) harfi ile gösterilen alana yönelik talebin reddine, (A) harfi ile gösterilen alanın jeodezi mühendisi tarafından hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede her ne kadar sürüm izine rastlanılmadığı belirtilmiş ise de toprağın nadasa bırakılmış olma ihtimali ve fotoğrafın çekildiği tarih aralığının genişliği ile sonraki tarihli hava fotoğrafları bakımından ise yaşanan terör olayları sebebiyle tüm ilçede zorunlu terk yaşandığı hususunda çelişki olmaması ve talebe konu kısımda davacının 20 yılı aşkın süreyle zilyetliği bulunduğu gerekçesiyle (A) harfi ile gösterilen kısıma yönelik talebin kabulüne" karar verilmiştir. Davalı Hazine temsilcisi; dava konusu (A) harfi ile gösterilen alan üzerinde jeodezi bilirkişisi tarafından incelenen hava fotoğraflarında herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı, bir ya da iki ağaç formunun bulunduğu, ziraat bilirkişi raporunda emek unsuru taşımayan muhtelif yaşlarda üç adet meşe ağacının olduğu iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. Davalı ... İdaresi vekili; somut gerekçe yerine ihtimal üzerine hüküm kurulduğu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağı iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; orman bilirkişi raporuna göre (A) ile gösterilen kısmın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, harita mühendisi raporu ve ziraat mühendisi raporuna göre (A) ile gösterilen kısmında hava fotoğraflarına göre kullanım ve tarımsal sürüm izi, zilyetlik belirtisi bulunmadığı, üzerinde orman emvali üç adet meşe ağacı olduğu, keşif günü itibariyle zeminin düzeltilmiş ve sürülmüş olduğu ve bundan dolayı geven bitkilerinin çıkarıldığı ve zemin üzerinde yer yer bulunan ince kök sürgünlerin olduğu buna göre tarımsal faaliyet ve kullanım olmadığı belirtildiğinden zilyetlik şartları oluşmadığı gerekçesiyle (A) ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi vekilinin (A) ile gösterilen kısma yönelik istinaf istemlerinin kabulü ile hükmün kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili; bölgenin 3. ve 4. derece tarım toprağı olması nedeniyle her yıl tarımsal faaliyetin yapılamadığı, bölgedeki tüm taşınmazların nadasa bırakılma zorunluluğu bulunduğundan sürüm bulgusuna rastlanmadığı, bölgede 1980 yılından itibaren yoğun terör olaylarının meydana geldiğinden tarımsal faaliyete ara verildiği iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3650, K. 2025/321, T. 20.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3650-e-2025-321-k-68e242143cdd