Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4514 E. 2025/919 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4514
Karar No
2025/919
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1054 Esas, 2024/320 Karar DAVA TARİHİ : 14.10.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/458 Esas, 2023/26 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare aleyhine hüküm kurulmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davacı idare vekilinin temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, ... ilçesi, ... 758 ada 485 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin kamulaştırma talebi ve gerekçesi yerinde olmadığından davanın reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu ve gerçek kamulaştırma bedelinin belirlenmesini, iş bu davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasına ve yine davanın niteliği gereği ve davanın açılmasına müvekkilin sebebiyet vermemesi hususu gözetilerek müvekkil lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine, davaya konu taşınmazın gerçek bedelinin tespitini, aksi durumda davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verişmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunda m² birim fiyatının ve kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli bir konumda olduğunu, taşınmazın akaryakıt istasyonu olduğunu, ticari olarak önemli bir konuma sahip olduğunu, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının hatalı olduğunu, yakın bir taşınmazın 2021 yılında 4.150,00 TL/m² bedel ile satıldığını, kararda kamulaştırma bedeline yasal faiz hükmedilmesinin hatalı olduğu bu sebeplerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak emsalin eksik-üstün özelikleri karşılaştırılmak suretiyle değer biçilmesinin istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında yerinde olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, belirlenen bedelin ve uygulanan faizin enflasyon sonucunda gerçek değerini yansıtmadığını, TÜİK'in parasal güncelleme raporundaki bedelin ödenmesi gerektiğini, iptal olunan 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulama imkanı kalmadığını beyan ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arsa niteliğindeki Gaziantep ili, ... ilçesi, ... 758 ada 485 parsel sayılı taşınmaza net gelir metodu ile değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. İlk Derece Mahkemesince tespit edilen bedelin tamamına ilişkin faiz hükmü kurulması gerekirken, davacı idare tarafından eldeki dava açılmadan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/200 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaz için 21.09.2022 tarihinde bloke edilen 2.847.276,52 TL bedele ilişkin faiz hükmü kurulmaması hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden, Davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davalı Vekilinin Temyizi Yönünden; 1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "5.739.397,45" sayısı çıkartılarak, yerine "8.586.673,97" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4514, K. 2025/919, T. 22.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4514-e-2025-919-k-1c3b9ad6c4bd