Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3546 E. 2025/1772 K.
Konu: Tapu İptal Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3546
- Karar No
- 2025/1772
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptal Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/584 E., 2022/378 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında, Antalya ili ... ilçesi ... köyü 131 ada 1 parsel sayılı 876,04 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden oldukları gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve ... lehine kullanım şerhi verilerek, Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... köyü 131 ada 1 parselin, öncesinin 397 nolu parselden geldiğini, ... köyü 397 sayılı parselin ise, ... Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kesinleşmiş kararıyla orman olarak tescil edildiği tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline ve beyanlar hanesindeki muhtesat ve kullanıcı şerhlerinin silinmesine, davalının elatmasının önlenmesine, üzerinde bulunan muhtesatların kal'ine karar verilmesini istemiştir. Daha sonra elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinden feragat etmiştir. Mahkemece, tapu iptali ve tescil yönünden davanın kabulü ile şerhlerin terkinine, davacının elatmanın önlenmesi ve kal talebinin reddine ilişkin önceki hükmü davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.12.2015 tarihli ve 2015/12063 Esas, 2015/12045 Karar sayılı ilamıyla; "...Davacı ... İdaresinin dayandığı ... Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kararında 397 parselin orman niteliğiyle tesciline karar verilmiş ise de parselin tamamının davalı olmayıp bir bölümünün davalı olduğunu, dava konusu taşınmazın söz konusu bölümde kalıp kalmadıkları, şayet bu bölümde kalmıyorsa 2/B'ye çıkarılan alanda kalıp kalmadıklarının belirlenmesi; 2/B madde uygulamasına konu edilen alanda yer almakta ise, eylemli orman olup olmadığı ve eylemli orman olması halinde Orman İdaresince orman olarak tahsisinin idareden talep edilebileceği gibi dava yoluyla da orman olmasını isteyebileceğinin gözetilmesi; 2/B madde uygulamasına konu edilmeyen alanda olup, aynı zamanda 397 parsel kapsamında kalıyorsa, tapusunun iptali ile yetinilerek tescil hükmü kurulmaması..." gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen davacı ... İdaresinin tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının reddine, elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine yönelik davası hakkında feragat nedeniyle reddine ilişkin hüküm davacı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/4685 Esas, 2021/4060 Karar sayılı ilamıyla "...dosya kapsamından 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulama haritası ile 2007 yılında 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan fennî hataları düzeltme işlemine ilişkin harita arasında çelişki bulunduğu, usulünce tüm orman çalışmalarının uygulanarak, 4999 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin, tutanaklarla tahdit haritasının çelişmesi hâlinde, haritanın tutanaklara göre düzeltilmesi işleminden ibaret olduğu ve düzeltme işleminin kesinleşen tahdide aykırı olamayacağı gözetilerek kesinleşen tahdidi hukukî yollar hariç hiçbir merci ve makam değiştiremeyeceğinden, 6831 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi hükümlerine uyulmadan orman kadastro komisyonunun yaptığı düzeltme işleminin geçerli olmayacağının gözetilerek dava konusu taşınmazın söz konusu bölümde kalıp kalmadığı, şayet bu bölümde kalmıyorsa 2/B'ye çıkarılan alanda kalıp kalmadığının belirlenmesi; 2/B madde uygulamasına konu edilen alanda yer almakta ise, eylemli orman olup olmadığı ve eylemli orman olması halinde Orman İdaresince orman olarak tahsisinin idareden talep edilebileceği gibi dava yoluyla da orman olmasını isteyebileceği;..." gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının davasının tapu iptal ve tescil talebi yönünden reddine; davacının men'i müdahale ve kal talebi yönünden talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... idaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.