Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2111 E. 2024/8039 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2111
- Karar No
- 2024/8039
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/632 E., 2022/981 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/187 E., 2020/836 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, HMK.nun. 353/1-b.2 gereğince yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 2008 yılında yapılan 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 4 üncü maddesi uyarınca yapılan çalışmada dava konusu Diyarbakır ili Kulp ilçesi Güllük mahallesi 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 1952 tarihli memleket haritasının araziye aplike edilmesi ile orman vasfında olduğu gerekçesiyle 1.315.316,73 m2 ve “orman” vasfıyla davalı Hazine adına 08.04.2008 tarihinde tespit edilmiş, kadastro çalışması 22.04.2008 ile 21.05.2008 tarihleri arasında ilan edilmiş ve 22.05.2008 tarihinde itirazsız kesinleşmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu Diyarbakır ili Kulp ilçesi Güllük Mahallesi 107 ada 1 nolu orman parselinin içerisinde bulunan taşınmazın (Nevalamelika mevkindeki) ormanlık alan olarak tescil edildiğini, taşınmazın müvekkillerine atalarından intikal ettiğini, uzun yıllardan beri müvekkilleri tarafından kullanıldığını, vergi kayıtlarından da bu durumun anlaşılacağını ileri sürerek orman olan tapunun iptal edilerek müvekkilleri adına tapuya tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik koşullarının (B2) harfi ile belirtilen taşınmaz yönünden oluştuğu, dava konusu (A), (B1) ve (C (C1+C2)) harfi ile belirtilen taşınmazlar yönünden kazanma koşullarının sağlanmadığı gerekçesiyle, Diyarbakır ili Kulp ilçesi Güllük mahallesinde kain ve orman parseli olarak Hazine adına tespit gören 107 ada 1 nolu parselinin, 11.05.2020 havale tarihli harita bilirkişi ve orman bilirkişi tarafından hazırlanan müşterek raporda Harita Bilirkişinin dava konusu (B) harfi ile gösterilen ve toplamı 28372,92 m²'lik yerin (B2) harfi ile gösterilen 4292,50 m²lik kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptaline, 4292,50 m²lik kısmın 107 ada 1 nolu orman parselden ifrazı ile 107 ada üzerinden yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına 1/2 oranında, "Kuru Tarım Arazisi" olarak tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; bilirkişi raporlarının yeterli bilimsel açıklamayı içerdiği, (B2) ile gösterilen taşınmaz bölümünün, etrafındaki (A), (B (B1)), (C (C1,C2)) bölümlerinin orman vasfında olduğu, yine tüm bu alanların 107 ada 1 parsel sayılı orman parseli ile çevrili olduğu, yine bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere başlangıçta tarımsal faaliyeti konu olmamakla birlikte geçmiş yıllardaki üzerinde bulunan orman ağaçlarının zamanla ortadan kaldırıldığı da dikkate alındığında ormandan açıldığının kabulü ve 6831 sayılı Kanunun 17/2 nci maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, orman içi açıklığın özel mülkiyete dönüşmesi halinde orman alanının kullanılacağı ve orman bütünlüğünün bozulacağı, çekişmeli 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğinde olduğu anlaşılan (A) harfli kısım, (B) harfli kısmın (B1) bölümü ve (C) harfli kısmın (C1+C2 bölümlerine) ek olarak, (B2) harfi ile gösterilen bölümünün 6831 sayılı Kanunun 17/2 hükmünde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu ve ormandan açıldığı nazara alınarak mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, (B2) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkında davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, Kulp Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/187 Esas, 2020/836 Karar sayılı dava dosyasında verilen 01.10.2020 tarihli kararın kaldırılmasına, HMK m. 353/1-b.2 gereğince yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı, yapılan keşifte dava konusu taşınmazların etrafının taş öbekleriyle sınırlandırıldığının görüldüğü ve bu taş öbekleriyle oluşan sınırın zilyetliğin var olduğuna karine olduğu, istinaf mahkemesinin sırf taşınmazın kuzeyinde tek tük meşe ağaçlarının bulunmasını gerekçe göstererek yerel mahkemenin kararını kaldırdığı, taşınmaz üzerinde tek tük ağaçların bulunmasının ormanlık alanlardan sayılan yerlerden denmesi için yeterli olmadığı, var olan birkaç ağacın ocak şeklinde mi yoksa ayrı ayrı mı oldukları hususunun da araştırılmadan karar verildiği, keşif neticesinde zilyetlik iddiası ile alakalı yeterli ve makul düzeyde araştırma yapılmadığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden ...'an alınmasınaDosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.