Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2060 E. 2024/7296 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2060
Karar No
2024/7296
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/317 E., 2023/121 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/47 E., 2021/33 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, asli müdahilin davasının ise reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı vekili ile asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Muğla ili Fethiye ilçesi Hisarönü Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 nci maddesi uyarınca 2016 yılında yapılan kadastro sırasında, 657 ada 4 parsel sayılı 1.207,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili 28.12.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Fethiye ilçesi Hisarönü Mahallesi 657 ada 4 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddesindeki şartların oluşmadığını, taşınmazın orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescil edilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesi ile, dava konusu taşınmazda zilyetlikle kazanım koşullarının müvekkili olan asli müdahil lehine oluştuğunu belirterek davaya katılmıştır. Davalı ve asli müdahil ayrı ayrı cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın genelinin geçmişte orman bitki örtüsü ile kaplı olup 1953 - 1964 yılları arasında tarımsal amaçla kullanılmaya başlandığı, 1982 yılında imar ihyanın henüz tamamlanmamış olduğu ve 1992 yılında zilyetliğin kesintiye uğrayarak orman bitki örtüsünün yeniden yetiştiği, 2018 yılına kadar taşınmazda herhangi bir zilyetlik olmadığı 2018 yılı ve sonrasında kısmen orman bitki örtüsü yok edilerek taşınmazın kullanılmaya başlandığı, özetle taşınmazın tespit tarihi ve öncesinde ekonomik amaca uygun zilyetliğe konu olmadığı, imar ihyasının tamamlanmadığı, zilyetlik süresinin dolmadığı, taşınmazın orman toprağı ve orman bitki örtüsü ile kaplı olduğu ..." gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının kabulüne, Muğla ili Fethiye ilçesi Hisarönü Mahallesi 657 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahil ... davasının ise reddine karar verilmiş; hükmün, davalı vekili ile asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... uzman orman bilirkişi tarafından; eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmadan, çekişmeli taşınmazın çalılık ve ibreli ağaç rumuzları bulunun orman sayılan yerlerden olduğu ve 2009, 2011, 2015 ve 2016 yıllarına ait uydu fotoğraflarında çekişmeli taşınmaz üzerinde kızılçam ağaçları bulunduğu ve bu ağaçların büyük kısmının 2018 yılında sahadan çıkarıldığı ve evveliyatının orman olduğunun ve ziraat bilirkişi tarafından ise çekişmeli taşınmazda davalı yararına Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddelerinde aranan koşulların oluşmadığının belirlendiğinin anlaşılması sonucunda, mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davalı vekili ile asli müdahil vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili ile asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1956 yılında yapılan tapulama, 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 01.11.1976 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2 nci madde uygulaması, daha sonra 22.10.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulaması, 07.04.2005 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4999 sayılı Kanun) ile değişik 9 ncu maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi ve 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları vardır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalı vekili ile asli müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden asli müdahilden alınmasına, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2060, K. 2024/7296, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-2060-e-2024-7296-k-cbd8ff60bd4d